11 Nisan 2013 Perşembe

VE YARI FİNALDEYİZ !!!



           Daha ilk terbiyenin yazısının mürekkebi kurumadan ikinci terbiyede geldi ve yarı finaldeyiz. Dürüst olmak gerekirse ben bu seriden umutsuzdum ve 2-0 ile galatasaray'ın bizi geçeceğini düşünüyordum , oyuncu arkadaşlara beni yanılttıkları için teşekkür ediyorum. İvan önderliğinde çok süper oynamasak ta inanılmaz mücadele ve İvan'ın insan üstü performansı ile bu seriyi 3-2 lik iki galibiyet ile geçmiş olmak çok büyük bir keyif oldu. 




                   Rakip takım ilk maçın aksine bu maça Henry Bell ile başladı , Kübalı smaçörün sakatlığı olduğu için ilk maçta bize karşı oynamamıştı , Ulaş kendi standartlarının dışına çıktı ve topları eşit dağıtmaktan vazgeçerek Henry üzerineden hücum ettirdi . % 55 ile hücum etti kübalı smaçör maçı 33 sayı ile tamamladı ama bu bizim maçı almamıza engel olmadı evet kabul etmek lazım ki Henry'yi bir çok kez bloksuz vurdurdu ama her iki orta oyuncusuna maç boyunca toplam 9 kez sayı pası verdi, hemde manşet/mükemmel manşet oranları ( %60/46) bizden daha iyi olmalarına rağmen. Yani Ulaş 2nci setten sonra işin kolayına kaçtı ve bütün topları Henry üzerinden oynamaya başladı ve o da normal olarak galibiyet için yeterli olmadı , Bulgar pasör çaprazı Vladimir çok kötü bir seri oynadı ,dünkü maçtada kendi kalitesinin çok altında oynadı ve % 33 ile hücum ederek 15 sayıda kaldı. Niye bu kadar rakip takımdan bahsettim diye kızanlar olabilir , algıda seçicilik çok önemlidir , maç oynanırken sanal ortamdaki dostlar da '' yahu Henry ne oynuyor bütün topları öldürüyor '' gibi bir algı oluştu , voleybolda en sevdiğim olay rakamlar asla yalan söylemez , tamam Henry iyi oynadı lafım yok ama Leonel ile aynı yüzde ile hücum etmiş sadece ondan daha fazla topla buluştuğu için insanlarda bu algı oluştu sanırım..




        Gelelim galip takıma , her iki takımında rakamlarını gösteren istatistik kağıdını yukarıda paylaştım , 

  • Bizden çok daha iyi manşet almalarına rağmen biz daha iyi hücum ettik
  • Maçı 0 ace ile tamamlarken , onlar 5 ace aldılar. Ne yazık ki takım olarak vasat servis atıyoruz , Frank ve  Kemal iyi servis attılar . Tabi onlar servise yüklendikleri için 18 hataları var bizim sadece 11 hatamız var 
  • 11 direkt manşet hatamız varken onların sadece 2 hatası var , bizde manşet/mükemmel manşet oranları %50 /37 lerde iken onlarda bu oran % 59/46 . yani bizden daha iyi manşet almışlar ve neredeyse hiç hata yapmamışlar. 
  • Hücumda hem bizden daha çok hata ve blokta kalmaları var hemde hücum yüzdeleri bizden daha aşağıda, biz % 56 ile hücum ederken onlar % 50 ile hücum ettiler.

     Maçın setlerini aşırı detaylı olarak anlatmak istemiyorum , maça iyi giriş yaptık ilk setin hakimiydik ama 2ve 3ncü setlerde önde olmamıza rağmen saçma sapan 3 4 sayılık seriler yedik , aslında bu seriler bizim en büyük sıkıntımız , 4 ncü periyot toparladık ve tie breakte ise Yılmaz Vural hocamın tabiri ile ''tecavüz ''ettik. 8 1 ile sahalar değiştikten sonra gelen rehavetin etkisi ile fark kapansa da 15-12 kazanarak yarı finale adımızı yazdırdık.


                               3lü blok karşısında mükemmel plaseler ile sayılar aldı efsane İvan.
  • İlk maça göre en önemli etken tartışmasız pasör Frank'in iyi oynaması oldu , kendi kalitesine yakışır bir oyun sergiledi , özellikle Kemal'e zor pozisiyonlarda çok iyi paslar verdi , Tie break sonunda 3 kere gereksiz yere yorgun İvan üzerinden zorlaması dışında hatası yoktu diyebilirim . Maç sonu takım ve kendisi stresliydi biran önce maçı bitirmek için gözü kapalı İvan üzerinden oynadı ama İvan çok yorgundu ve 3lü blok ile önlem aldıkları için final sayısını yapamadı ama frank sonra ısrarından döndü ve 4 numaraya dönerek Leonel üzerinden oynadı ve final sayısını Leonel almış oldu. Ayrıca hem en çok seris atan oyuncumuz olurken ( 27 ) hemde  çok iyi ve etkili  hem smaç ve file önüne düşen kesik servisler attı. 
  • Uzun süre sonra Kemal'i ilk defa iyi gördüm , Hücumda çok yüksek yüzde ile oynadı %89 ile hücum etti 2 blok ile toplam 9 sayısı var. Frank in iyi paslarının hakkını çok iyi verdi ama halen blok tutma konusunda ve bloğa yerleşme konusunda eski formundan çok uzak 

  • Leonel eski formunda olmasada sakatlıklardan dolayı çok gerilesede ben onu seviyorum ,  hücumda % 54 hücum yüzdesi ve 7 blok ile 20 sayı ile oynadı , 4ncü set ve tie break setinde resmen blok şov yaptı , ilk maçın aksine 6 manşet hatası ile oynadı %53/39 manşet/mükemmel manşet oranları ..Biraz daha ritm bulup biraz daha onu iyi kullanabilirsek yari finalde çok daha iyi oynayacaktır. Kendisine yakışmayan servisleri için  ne desem bilemiyorum :) 
  • Turgay kardeş bir türlü ritm bulamadı , iyi niyetine lafım yok ama iyi niyet bu seviyeler için ne yazık ki yeterli olmuyor. hem blok dezavatajı hemde hücum performansı elimizi çok bağlıyor. Voleybolda fizik ve yükseklik çok önemli , Turgay file önünde olduğu zaman rakip takım bütün hücum setlerini onun üzerinden yaptı ve Turgay maçı 0 blok ile tamamladı , % 38 hücum yüzdesi 5 sayıda kaldı.. manşette ise iyi oynadığını söylemem lazım %50/40 ile manşet aldı sadece 2 hatası vardı. Halkbank serisinde bundan çok daha fazlasını vermesi gerekiyor , 
  • Çok kısa tecrübeli orta oyuncumuz Hakan'a değinmek istiyorum , çok profosyonel bir oyuncu yaşına ve oynamamasına rağmen kendisini hep hazır tutuyor. Tie break te çok kritik 2 blok yaptı ve güzel bir sayı aldı takıma katkısı çok iyiydi 


             İvan Miljkoviç : 

                    1nci maç %51 hücum yüzdesi 6 blok ile 44 sayı 
                    2nci maç % 58 hücum yüzdesi 2 blok ile 31 sayı ... Aslında çok konuşmaya veya herhangi bir şeyler yazmaya gerek yok 
  •    İki kritik maçta toplam 75 sayı ... ve % 55 hücum ortalaması 
  • 34 yaşına gelmiş olmasına rağmen 3 gün ara ile oynanılan 5 er setlik iki maç ve takımın hücum yükünü tek başına taşımış olması 
  • Ciddi anlamda inanılmaz zor toplara blokta kalırım veya hata olur diye düşünmeden sayı alabilmek için vurması 
  • Çapraza vuracak şekilde zıplayım rakip takım blok düzenine göre vucudu çapraz olduğu halde kafaca ve elleri ile paralele dönmesi 
  • Smaç için yükselip ama sonradan plase ile sayı almaya karar verip çok zor pozsiyonlarda sayı alabilmesi 
  • Birçok pasör çaprazının aksine zıplamadan önce asla düşünmemesi ve rakibi görerek ona göre hareket etmesi ve duruma göre blokouta dönebilmesi 
  • Tartışılmaz kendi mevkisinin en iyi ismi olmasına , kazandığı onca başarıya rağmen halen amatör sporcu ruhu ile sahada oynuyor olması 
  • Kaptan olarak takımı inanılmaz sahiplenmesi 
     gibi bir çok sebep ona olan bağlılığımı daha üst seviyeye taşıyor.

                                        
                             İvan'ım yaşlanmış ,şakakları beyazlamış ama yıllanmış şarap gibi... 
                                          

             İvan Miljkoviç maç sonu röportajında '' Kimseye herhangi bir mesajım yok biz kazanmak için oynuyoruz '' diyebilmesi ile  , yıllarca taraftara yalanarak bu amatör şubelerde kalan oyuncuları düşününce ne büyük bir insan ne büyük bir sporcu olduğunu görüyorum. Hİçbir şekilde yalakalık yapmıyor çünkü ihtiyaç duymuyor aslında İvan yapı olarak bizlere ve bu şubeye hem ters hemde biraz fazla sanırım ...

           İvan'a olan sevgim ve saygım belli zaten ama görüyorum ki bu işe gönül veren  izleyen abi/kardeş/arkadaş/dost/bayan/erkek herkes İvan'ı çok daha fazla seviyor , onun değerini ve ona duydukları saygı sevgiyi  en azından bakış açıları ve yazdıkları ile belli ediyorlar. İlk geldiği 3-4 ay boyunca ''bu mu büyük oyuncu '' diyen bir sürü insan vardı ama İvan bizleri ve takımı sahiplendikçe sanırım insanlar da onu daha fazla sevmeye başladı , demek ki belli bir süre geçmesi gerekiyor ve bu süre zarfında İvan hiçbir zaman tabiri caizse ''tribüne '' oynamadı , o parasının ve formasının hakkını vermeye çalıştı , 

             Bu sezon için ne kadar daha İvan'ın sırtından ne kadar daha  gideriz bilemiyorum ,çünkü bu tempo ve bu hücum dengesizliğinde ciddi anlamda efor sarfediyor , daha dengeli hücum etmemiz gerekli , voleybol tek bir oyuncu üzerinden sonuna kadar gitmez , Frank toparladı Marshall sakatlığı geride bıraktı ve bildiğimize yakın oynuyor , Kemal ve Turgay katkı verirse Halkbank karşısında sansımız olabilir. 

            Ama bugün için önceliğimiz tabiki yarın akşam  İtalya da oynayacağımız Lazio deplasmanı , Allah yardımcımız olsun , futbolcu arkadaşlarıma ve çok sevdiğim Aykut KOCAMAN'a güveniyorum turu alın gelin be çocuklar !!!

Herkese sevgiler ve saygılar

Cem AĞRAK 

        
        

                 


7 Nisan 2013 Pazar

IVAN MILJKOVIÇ 3 GALATASARAY 2 , TERBİYE DEVAM ETTİ !!



          Çok umutsuz olarak televizyon karşısına geçtiğim maçı, mücadele anlamında üst düzey , oyun kalitesi olarak beklenti altında kalan ama çok sevdiğim İvan Miljkoviç'in resital sunduğu keyifli bir galibiyet ile bitirmek çok güzel oldu. Aslında 2 nci sette o hakem hatası olmasaydı belki de maçı 3-0 galip bitirebilirdik fakat başa baş geçen ve 31-29 kaybettiğimiz 2nci setten sonra mental olarak biraz oyundan düştük ve 3ncü setide yine başbaşa geçen oyundan sonra kaybederek 2*1 geriye düştük. Bende dahil bir çok kişi boyunlarını bükmüş ve maçtan umudunu kesmişken İvan ''benim olduğum yerde umut hiç bitmez'' dercesine maça asıldı ve hep önce götürdüğümüz seti 25-22 alarak maçı tie breake götürdük. Bu set çok çekişmeli geçti ilk 8 saysının 7 sini İvan tek başına aldı, aslında Tie break setini tek başına İvan aldı diyebiliriz . İnanılmaz derecede iyi oynadı , blok yaptı ,ace aldı , savunma yaptı , molada hocalık yaptı , çok zor toplara vurdu ve muhteşem bir oyun ile tie breaki kazanarak play off ilk maçında 1*0 öne geçmemizi sağladı. 


          


            Yazının başında belirttim aslında çekişmeli geçen ilk seti 29*27 aldıktan sonra psikolojik üstünlük bize geçti ama bu sene ne yazık ki kırılgan bir yapıya sahibiz ve 2-3 sayılık geri dönüşlere izin verir bir hale geldik. Takım kalitesi azaldıkça mental yapımızda geriliyor ne yazık ki . İvan olmasa takımın hali içler acısı olurdu. Galatasaray maçı olması da oyuncuların extra bir motivasyonda olmasını sağladı ama basit hatalar yüzünden 5 setlik zorucu ama sonu itibari ile keyifli bir galibiyet almış olduk. Her ne olursa olsun hangi branş olursa olsun galatasaray galibiyetleri keyifli oluyor.


              Sanırım bu sezon en çok blok yaptığımız maçtır. Toplamda 20 blok gibi çok yüksek bir sayıya ulaştık ,İvan 6 blok Marshall ise 4 blok ile oynadı. Maçın kazanılmasında İvan ile beraber en önemli faktörlerden biriside bu yüksek blok sayımız oldu.

  • iki smaçörümüz Turgay ve Marshall tv başından çok kötü oynamış olarak görünselerde istatistiklere baktığımız zaman kötü oynamadıklarını görüyoruz. 
      Turgay : % 56/38 manşet/mükemmel manşet. 2 hata ama toplam 50 kez manşete girmiş. yani rakip takım servisleri ağırlıklı olarak Turgay'a atarak oyundan düşürmeye çalışsada 
hücumda 18 sayı %46 hücum yüzdesi 1 blok 4 ace ile oynadı ..her zaman söylüyorum yetersiz olsada iyi niyetinden asla şüphe etmediğim bir isim.



        Marshall : 0 manşet hatası % 61/39 manşet/mükemmel manşet. Uzun süre sonra Marshall'ı manşet ve savunmada bu kadar iyi ve konsantre gördüğümü söylemek lazım , ne yazık ki yine servisleri iyi değildi. hücumda ise % 50 hücum yüzdesi 4 blok ile toplam 21 sayı ile İvan'dan sonraki en skorer oyuncumuz oldu. Marshall voleybol camiası için çok değerli ve büyük bir isim ama o diz sakatlıkları ondan çok şey götüyor. her geçen süre bu sakatlık etkisini hissediyoruz.



          Marshall'ı özellikle 6 numara hücumlarında daha çok kullanmakta fayda var. Eski hali olmasada halen 6 numaradan çok etkili hücum ediyor. Kötü gelen maşette mümkün olsa Marshall'a dönmesek dah iyi olur..

             Orta oyuncularımız için konuşmak istemiyorum , rakamlarını da yazmayacağım..

        Benim beklentimin altında kalan isim ise ne yazık ki tecrübeli pasör Frank oldu. Bu kalitesiz kadro içine onun bu kadar kötü oynamaması gerekiyor diye düşünüyorum . Umarım ikinci maçta daha iyi bir oyun sergiler , kendi standartını oynasa yeterli aslında fakat İvan'a attığı topların kalitesi çok düşüktü , ya antene yakın attı yada İvan'ın arkasına dülen toplar attı. Maç başında diğer smaçörlerini daha çok kullanmak istedi hatta Kemal'i kullanmak istedi ama Kemal sağolsun her zaman yaptığı gibi hücumda çok vasat oynayınca Frank çoğu topta İvan'a dönmek zoruna kaldı .Tamam İvan çok büyük bir isim ama bütün topların ona gideceğini anlayan galatasaray takımı bütün blok konsantrasyonunu İvan üzerine kurmaya başladı , çarşamba günü oynanacak olan diğer maçta Frank'ten daha iyi bir oyun bekliyorum onun iyi oynaması bizim galip gelme ihtimalimizi artıracaktır. 

          Çok eleştirmişimdir ama Libero Serkan bu maç iyi oynadı manşetde % 62/50 gibi çok iyi oranlar ile oynadı...



           İvan Mİljkoviç için ne desem hangi kelimeleri kullansam az kalır. Cidden çok büyük bir oyuncu , öyle inanılmaz sayılar aldıki televizyon başında gözleri yaşlı izledim maçı özellikle son set bizlere voleybol adına resital sundu. hata yapmadı mı yaptı tabi , hele ki Pasörün bu kadar kötü oynayıp takımın en düşük puanını (5,9) aldığı bir maçta 44 yanlış okumadınız tam 44 sayı atmak için İvan Miljkoviç olmak lazım. % 51 hücum yüzdesi 6 blok 1 ace ile 44 sayı buldu ivan. maç sırasında toplam 73 kez topla buluşmuş. Aldığı 44 sayının en az 10 tanesi her oyuncunun alabileceği sayılar değildi. en az 3 kez antene giden topu plase ile iterek sayı aldı.. birçok oyuncunun çift el ile rakip sahaya topu atayımda riske girmeyeyim diyecek bütün toplara vurdu , sayı olup olmaması çok önemli değildi önemli olan orada o sayıyı alabilmek için vurmaktı ,İvan hiçbir aman geri adım atmadı son seti ve maçı tek başına aldı desek diğer arkadaşlarına ayıp olmaz sanırım. 34 yaşında bir çok bireysel ödül kazanmış ve voleybolun zirvesindeki isim ama halen bu kadar amatör ruh ile bu işi yapıyor olması büyük saygı duyulacak bir durum . Yei geldi maç sırasında molalarda hocalık yaptı yeri geldi hata yapan arkadaşını motive etti , İvan 'ı değerlendirirken sadece attığı sayı veya % kaç ile hücum etmiş olarak düşünmemek lazım , varlığı bize güç verirken rakiplere korku saldığı gerçeği unutulmamalı.  tie breakte Banic ile file üstü mücadelesinden sonra sayı aldıktan sonraki sevinci görülmeye değerdi..

            Çok zor geçen maçı İvan'ın muhteşem performansı sayesinde kazandık .Aslında bir maç sırasında pasör çaprazına 73 kez top atılması sağlıklı bir takımın yapacağı bir durum değil. Bu şekilde 1 maç kazanılır bilemedin 2 maç kazanılır. hücumu daha dengeli yapıp diğer oyuncularıda eşit şekilde oyuna sokmak lazım. Tamam İvan yorulmuyor ve çoğu topa vuruyor sayı alıyor ama rakip takımın blok organizasyonu direkt İvan üzerine kuruluyor ve bu hücum etmemizi ve sayı almamızı zorlaştırıyor. Bu hücum mantığı ile başarılı olabilmek mümkün değil.. Umarım ikinci ve bundan sonraki maçlarda daha dengeli hücumlar ederiz. 

            Yazının son kısmında İvan ile ilgili duyduğum ve hoşuma gitmeyen bir dedikodu paylaşacağım. Sözleşmesi olmasına rağmen ''voleybol şubemizdeki hal ve durumlardan '' hoşnut olmadığı ve sezon sonu ayrılma ihtimalinin olduğunu duydum. Tabiki asıl olan Fenerbahçe'dir ama böyle kıymetli bir oyuncudan daha fazla faydalanabilmek ve ne gerekiyorsa yapmak lazım  , İvan önderliğinde bir yeni yapılanma sürecine girmek lazım onu sadece bir oyuncu bir pasör çaprazı olarak görmemek lazım o voleybol için büyük bir değer ve biz o değerden faydalanamıyoruz. şurada aktif olarak oynayacağı 2*3 sene daha var son yıllarını bizimle geçirmeli ve sırbistan milli takımında yaptığı gençleştirme operasyonunun ve yeni yapılanmanın temel taşı olmalı. Sanal ortam çok etkili oluyor o yüzden ben şahsen İvan'ın bizimle devam edebilmesi için elimden geleni yapacağım , kimse bizi sallamaz ama belki sesimizi birileri duyar...

Herkese saygılar ve sevgiler 

Cem AĞRAK 







18 Mart 2013 Pazartesi

CEV CL MEN 2013 : ŞAMPİYON LOKOMOTİV NOVOSIBIRSK !!!



FİNAL SIRALAMASI 
1. Lokomotiv NOVOSIBIRSK (RUS)
2. Bre Banca Lannutti CUNEO (ITA)
3. Zenit KAZAN (RUS)
4. Zaksa KEDZIERZYN-KOZLE (POL)
cevcl bireysel
EN  İYİLER !!!!!!!!!!!
MVP: Marcus Nilsson (SWE/Lokomotiv NOVOSIBIRSK)
En Skorer: Marcus Nilsson (SWE/Lokomotiv NOVOSIBIRSK)
En İyi Smaçör: Antonin Rouzier (FRA/Zaksa KEDZIERZYN-KOZLE)
En İyi Blokör: David Lee (USA/Zenit KAZAN)
En İyi Servis: Luis Felipe Fonteles (BRA/Zaksa KEDZIERZYN-KOZLE)
En İyi Manşet: Yury Berezhko (RUS/Zenit KAZAN)
En İyi Pasör: Alexander Butko (RUS/Lokomotiv NOVOSIBIRSK)
En İyi Libero: Daniele De Pandis (ITA/Bre Banca Lannutti CUNEO)

             Voleybola ve mücadeleye doyduğumuz iki güzel gün ve toplam 4 maçın ardından bu sene Avrupa'nın Erkeklerde en büyüğü Lokomotiv Novosibirsk oldu. Açıkca söylemem lazım ki benim şampiyonluk için en az ihtimal verdiğim takım çok iyi bir mücadele ve inanmışlık göstererek önce geçen seninin şampiyonu güçlü Zenit Kazan takımını ve bugunde tecrübeli ve güçlü genç oyunculardan kurulu İtalyan takımı Cuneo'yu aynı skorlar ile 3-2 yenerek şampiyon oldu. Sibirya takımını göstermiş oldukları mücadele , kazanma isteği ve sahaya yansıttıkları hırs ve güzel oyundan dolayı tebrik ediyorum. Böyle favori gösterilmeyen ve daha genç isimler şampiyon oldukları zaman bu spor çok daha keyifli hale geliyor. Voleybol bu yüzden çok güzel ve keyifli bir spor. İzlediğim son yıllardaki en keyifli Final 4 ve en keyifli final maçı bu sene oldu.

                 Yarı final maçları çok çekişmeli geçti , ilk önce evsahibi takım ile geçen senenin şampiyonu Zenit kazan mücadelesi vardı. 
  • Lokomotiv Novosibirsk 3- Zenit Kazan 2 , şeklinde sonuçlandı ve evsahibi takım adını finale yazdırdı.
  • Diğer yarıfinal mücadelesinde ise Cuneo 3 - Zaksa 2 şeklinde sonuçlandı. Yarı final maçlarının ikiside 5 set üzerinden oynanması voleybol severler için güzel bir durum oldu. Her iki maçta da iyi oyun iyi mücadele vardı. Seyir zevki olarak çok güzel iki tane yarı final maçı izledik. Castellani'nin finale kalmasını çok istiyordum ama olmadı.
 Ve Final : Lokomotiv Novosibirsk 3 Cuneo 2...


           Adına yakışır muhteşem bir mücadeleye ve heyecana sahne olan çok güzel bir final izledik. Her iki takımda ilk defa bu kupayı kazanmak için çok istekli ve çok motive olarak sahaya çıktılar. 

               

           Tİe break dahil bütün setler son derece heyecanlı geçti , bir taraftan eski dost Divis için Lokomotiv'i desteklerken diğer taraftan efsane pasör Grbiç'e bu yaşta bir kupa çok şık olur diye  hissediyordum. Evsahibi takım bu muhteşem mücadeleyi kazanmayı başardı .

                                                   

             40 yaşında ama 30 yaşındaki gibi oynayan efsane pasör Grbiç önderliğinde Cuneo takımı oyunun hiç bir anında geriye dahi düşse mücadeleyi bırakmadı. Zaten koç Piazza'nın çift çaprazlı sistemini uzun süredir takdir ediyorum, bu sistem sayesinde özellikle hücumda inanılmaz alternitifli oynuyorlar.  Çİft Pasör çapralı sistem de nedir yahu demememiz için kısaca izah edeyim , Sokolov ( asıl mevkisi pasör çaprazı ) Cuneo da orta oyuncu olarak Kohut ile beraber görev alıyor. 2.07 lik boyu ile file önünde işin blok tutma kısmında oldukça etkili , özellikle arka alan oyuncusu olduğu zaman pasör çaprazı gibi hücuma girdiğini gördük , genellikle arka alan da oynayan orta oyuncuları diğer takımlarda hücuma katılmazlar ama Sokolov'un çapraz olmasından dolayı etkili bir şekilde hücum edebildi , ilk maçın Cuneo adına en skorer oyuncusuydu , final maçında yine iyi oynadı ve maçı 16 sayı ile bitirdi. 

               Cuneo takımının iki smaçörü Ngapeth ve Wijsmans bu turnuva boyunca hem hücumda hemde savunmada oldukça etkili oldular. Rakip takım servisleri Ngapeth üzerine yıkarak hem manşet hatası yaptırmak istediler hemde onu hücuma sokturmak istemediler ,  ama özellikle Ngapeth mükemmel manşet oranı düşük olsa da normal manşette fena değildi , % 55 lik hücum yüzdesi ile 1 blok 1 ace toplam 17 sayı ile maçı tamamladı. 2 sene önce geldiği İtalya liginde kendisini çok geliştirmiş..

             36 yaşındaki tecrübeli smaçör Wijsmans ise beni performansı ile şaşırttı. eleme turlarında bu kadar insiyatif almamış hücumda bu kadar çok kullanılmamıştı ama tecrübenin de etkisi ile Grbiç onu hem yarı finalde hemde final mücadelesinde kullandı. Wijsmans % 61 hücum yüzdesi 1 blok 1 ace ile toplam 20 sayı ile takımının en skorer oyuncusu oldu . Kaptan Wijsmans en son şampiyonlar ligini İvan Miljkoviç ile beraber oynadığı Macareta takımında 2002 senesinde kazanmıştı , 11 sene ardından bu fırsatı değerlendirmek istedi inanılmaz mücadele etti ama tie break te evsahibi takım çok daha iyi blok tutunca bu fırsatı kaçırmış oldu.

             Genç pasör çaprazı Antonov görevini iyi yapanlardandı % 59 gibi iyi bir hücum yüzdesi ile oynadı toplamda 18 sayı elde etti. Cuneo'nun liberosu De Pandis iyi mücadele gösterdi , çok iyi servislere karşılık fena oynamadı ve Turnuvanın en iyi liberosu seçildi.  

            Benim adıma Cuneo ile ilgili olarak aklımda kalacak olan en önemli olay  koç Piazza'nın çift pasör çaprazlı sistemidir. Voleybol adına böyle değişik ve zeki hamlelerin gelmesi son derece sevindirici. 


                  Rus milli pasör Butko ( 1986-1.98 )  önderliğinde Lokomotiv takımı büyük mücadele gösterdi ve saygı duyulacak bir oyundan sonra kendi düzenlediği organizasyonda mutlu sona ulaştı. Butko tam bir lider gibi takımını iki maçtada çok iyi yönetti. Hücumda takımı çok dengeli oynattı. iki köşe smaçörü ve pasör çaprazına eşit sayıda pas dağıttı , genç orta oyuncularını da tam yerinde  kullandı. Butko turnuvanın ''en iyi pasörü '' seçildi , bunu fazlası ile hak etti , final maçının son sayılarında Biryukov'a bloksuz vurduğu bir pas vardı , sırf o pas bile bu ödülü almasına yeterli olurdu. Bence MVP seçilmesi gereken 2 isimdir birisiydi..

                      Evsahibi takımın son derece etkili 2 genç orta oyuncusu var 
  • Volvich ( 1990 - 2.13 ) : Uzun boyuna rağmen oldukça hareketli bir orta oyuncu ben daha hantal oynamasını bekliyordum ama bizim 2 metrelik orta oyunculardan bile daha çevik bir oyuncu. Fİnal maçında hücum olarak düşük performans sergilesede ( % 36 ile hücum etti )  özellikle blok tutma konusunda çok iyiydi ( 4 blok ve blokta yumuşattığı bir çok top ) 
  • Gutsalyuk (1988-2.05 ) : Her iki maçta da çok iyi bir oyun sergiledi % 54 ile hücum ettiği final maçında 3 blok 1 ace toplam 11 sayı ile oynadı .. Lokomotiv takımı son derece etkili iki orta oyuncuya sahip olmanın avantajını bu turnuva boyunca yaşadı.
  • Biryukov : ( 1988- 2.02 ) : Genç Rus Milli smaçör manşette sıkıntı yaşamış olmasına rağmen hücumda çok etkili bir oyun sergiledi. Gelecek yıllar Rusya Milli takımımın değişmezlerinden olacak olan Biryukov oyunun her alanında etkili olmaya çalışan bir isim . % 58 hücum yüzdesi 2 blok 2 ace ile toplam 23 sayı ile en skorer oyuncu oldu. Manşet sıkıntısını çözerse çok daha etkili bir 4 numara olabilir. 
  • Nilsson : ( 1982-2.08 ) : Clayton Stanley sakatlık sorunu yaşayınca yerine transfer edilen oyuncu turnuvanın MVP si seçildi. Aslında MVP olacak bir performans göstermedi ,      standart bir pasör çaprazı gibi oynadı. Solak olmasının avantajı ile hiç düşünmeden blokouta yönelmeden sadece vuran bir oyun oynadı. Tarzı itibari ile bu tarz çaprazlardan hiç haz etmiyorum. 
            Yarı Final : % 43 ( 5 hata 5 blokta kalma ) 3 blok 2 ace toplam 23 sayı 
            Final         : % 48 ( 0 hata 4 blokta kalma ) 1 blok 1 ace toplam 17 sayı 

               Şu performanslar Mvp yi hak edecek performanslar değil , tamam iyi oynadığı iyi sayılar aldı ama Mvp ödülü bu kadar rahat dağıtılmamalı. 
   


  •  Lukas Divis ( 1986-2.01 ) : Eski dostumuzun gelişim süreci çok güzel birşekilde devam ediyor. Divis oyunun her alanında çok derece etkili bir oyuncu olma yönünde ilerliyor. Hem yarı final performansı hemde final performansı gözününe alındığında MVP ödülü alması gerekliydi. Nilsson zaten en skorer oyuncu ödülünü almıştı , Divis'e de bu ödülü verecek ev sahibi takımı hemde oyuncuyu onore edebilirlerdi. 
            Yarı Final  : % 58 hücum ( 3 hata 2 blokta kalma ) 3 blok- 18 sayı .
                                   Manşet :  % 43/24 2 hata 
            Final         :  % 57 hücum ( 1 hata 2 blokta kalma ) 1 blok 2 ace , 20 sayı 
                                   Manşet :  % 68/48 1 hata ...

          4 numara oyuncusu için bu rakamlar çok güzel rakamlar. İmkan olsada geri alabilsek. Çok hırslı çok mücadeleci bir oyun sergiledi , tam bir takım oyuncusu gibi oynadı. 

          Koç Andrei Voronkov çok iyi bir takım kurmuş. Genç oyunculardan kurulu ama disiplinli ve coşkulu oynayan bir takım olarak söke söke bu kupayı kazandılar. Lokomotiv Novosibirisk  Butko önderliğinde çok dengeli hücum eden , özellikle servise yüklenen ve yükse blokları ile rakip hucumlarını zora sokan bir takım hüviyetindeydi. Şunuda belirtmek lazım ki takım Fİnal 4 için çok iyi hazırlanmış , bu kupaya inanmışlardı ve savunma kısmında hiç pes etmediler ve tarihe adlarını yazdırdılar. Bu genç kadroyu tebrik ediyorum. 

                            

           Sanal ortamda bazı dostlar ile kardeşler ile sohbet ederken '' bizde 2*3 oyuncu alıp bu seviyelere gelebilirmiyiz '' diye fikirler vardı. Kaç oyuncu alırsak alalım belli başlı konular , bakış açıları ve şube vizyonu köklü değişikliğe gitmedikten sonra biz bu seviyelere gelemeyiz , Final 4'u böyle uzaktan tv başından heyecanlı bir şekilde izlemeye devam ederiz. 

Herkese saygılar ve sevgiler 

Cem AĞRAK 

15 Mart 2013 Cuma

FİNAL 4



            Cev Erkekler Şampiyonlar ligi yarın başlıyor. Kilometrelerce uzaktaki soğuk Sibirya bölgesinin Omsk şehrinde 2 gün sürecek olan ve içimizi ısıtacak bu Avrupa’nın voleyboldaki en değerli organizasyonuna sadece 24 saat kaldı. Lokomotiv NOVOSIBIRSK ‘in evsahipliğinde düzenlenecek olan bu büyük organizasyona katılacak diğer takımlar  ise ;

·         Zaksa KEDZIERZYN-KOZLE ( POLONYA )

·         Bre Banca Lannutti CUNEO ( İTALYA )

·         Zenit KAZAN ( RUSYA )

Bu 4 takımı kısaca tanıtalım , İlk olarak eski dost Castellani’nin takımı Zaksa ile başlayalım.




Zaksa KEDZIERZYN-KOZLE ( POLONYA )




TAKIM KADROSU


1             Serhiy Kapelus                  Ukraine
2             Łukasz Koziura                  Poland
3             Dominik Witczak               Poland
4             Antonin Rouzier                 France- pasör çaprazı
5             Paweł Zagumny                 Poland- pasör
6             Krzysztof Zapłacki             Poland
7             Grzegorz Pilarz                   Poland
8             Jurij Gladyr                        Ukraine –Polonya vatandaşı– orta oyuncu
9             Łukasz Wiśniewski             Poland-   orta oyuncu
10           Maciej Polański                  Poland
12           Felipe Fonteles                    Brazil-       4 numara smaçör
13           Rogerio Nogueira                Brazil
14           Mateusz Kamiński               Poland
15           Piotr Gacek                         Poland-   Libero
16           Michał Ruciak                     Poland-    2 numara smaçör
17           Marcin Możdżonek             Poland




Başarıları : 



Polish Volleyball League ŞAMPİYON  1998, 2000, 2001, 2002, 2003
Polish Volleyball League FİNAL : 1997, 1999, 2011
Polish Cup Winners:                    2000, 2001, 2002, 2013
CEV Champions League             3rd Place: 2003
CEV Champions League             4th Place: 2002
Confederation Cup                     2nd Place: 2011
Confederation Cup                     3rd Place: 2000




                En son 10 sene önce Polonya liginde şampiyon olan ve daha sonra durgunluk dönemine giren Zaksa takımı 2011 senesinde tekrar kıpırdandı ve iyi bir yatırım ile tekrar polonya liginde söz sahibi olmaya başladı. Zaksa'nın durgunluk dönemi sırasında Belchatow takımının ligi sürklase etmesinin de büyük payı vardı. Koç CAstellani Polonya ligini çok iyi bilen o ligde sayısız kupalar almış , Polonya Milli takımı ile o yeni jenerasyon ile 2009 yılında Türkiye de düzenlenen Avrupa Şampiyonasında şampiyon olmuş son derece iyi bir koç . Castellani ve pasör Zagumny önderliğinde çok güzel bir kadro kuran Zaksa bunun meyvesini Arkas'ı eleyip Final 4'a kalarak aldı. Kendi liginde ise şampiyonluk için yarı final maçları oynuyor. 


          Yukarıya bütün kadroyu yazdım , ilk 6 oyuncusu ve liberoların yanlarına belirttim.. 

  •  Zaksa takımının tartışmasız en güçlü bölgesi Zagumny'nin oynadığı pasör böglesi. Zagumny inanılmaz iyi bir pasör . fiziki dezavantajına ve yıllanmış dizine rağmen çok zeki bir şekilde takımını çok dengeli ve çok güzel yönetiyor. Belki Final 4 a katılacak olan diğer takımlardaki pasörler içinde fiziksel olarak en zayıf oyuncu konumunda ama muazzam pas stili ve zekası ile halen Avrupa'nın en iyi bir kaç pasöründen ..
  • Orta oyuncuları da oldukça güçlü .Ukrayna asıllı Galdyr ve genç Polonya'lı Wisniewski ile hem hücumda hemde blok kısmında çok etkili oynuyorlar. Zagumny manşetten gelen pas kalitesi ne olursa olsun ortalarını devamlı kullanan bir pasör. Polonya milli takım orta oyuncusu Madzonek ise genelinde yedek başlıyor ve maç içindeki durumlara göre oyuna dahil oluyor. 
  • Smaçörleri Brezilyalı Fonteles ve Polonyalı Ruciak bu takımın tabiri caizse '' işçi'' oyuncuları .Manşet ve savunma kısmında oldukça etkili isimler. FOnteles daha çok hücumda sivrilen oyuncu , oldukça hırslı ve çok iyi servis atan bir oyuncu. Ruciak daha fazla manşet ve savunma görevlerini üstleniyor. 
  • pasör çaprazları ise Fransız Milli oyuncu Rouzier . 2011 senesinden beri bu takımda görev alıyor. Aslında ünü çok olan ama bence kalıbının oyuncusu olamayan bir oyuncu. En iyi performansını 6lı play off larda ARkas deplasmanında sergiledi. 
  • Libero bölgesinde tecrübeli oyuncu Polonya milli takımından hatırlayacağımız Gacek oynuyor. 

   Çok zor olacak ama benim gönlüm Castellani'nin kazanmasından yana , iyi savunma yapan iyi servis atan bir takım , Zagumny nin biraz diz problemi var ,  Castellani onu polonya liginde çok fazla oynatmıyor final 4 a saklıyor diyebiliriz.  Orta oyuncularının göstereceği performans az çok belli olan bir takım Zaksa , onlar her zaman hücum ve savunmada belli bir disiplin ile oynuyorlar. burada en belirleyici faktörler Fonteles ve Rozuier in göstereceği performanslar olacaktır. 




                                      Bre Banca Lannutti CUNEO ( İTALYA )




TAKIM KADROSU 


1 - Luigi MASTRANGELO: -     İtalya 




























































2 - Oleg ANTONOV -             Rus/İtalya               Pasör çaprazı 












3 - Andrea MARCHISIO:         İtalya 








4 - Earvin NGAPETH:            Fransa -                  Smaçör 































5 - Daniele DE PANDIS:          İtalya -                   Libero - 1984











6 - Andrea GALLIANI:            İtalya     






7 - Wout WIJSMANS:             Belçika/İtalya -         Smaçör 











































8 - Emanuel KOHUT:             Slovakya -               Orta 








9 - Nikola GRBIC:                  Sırbistan -                Pasör 























































10 - Dore DELLA LUNGA:        İtalya 


























11 - Tsvetan SOKOLOV:         Bulgaristan -             Pasör çaprazı/Orta 

















12 - Nimir ABDELAZIZ:           HOllanda 









13 - Andrea ROSSI:                İtalya 


Koç : Roberto PIAZZA

Başarıları :




Birleşmiş Milletleri andıran kadrosu ile Cuneo takımı ilk defa Cev Şampiyonlar Liginde mücadele edecek. İtalyan takımı olmasına rağmen ilk 6 sında hiç ''orjinal '' İtalyan oyuncu bulundurmuyor. Antonov (Rus asıllı italya vatandaşı ) - Wijsmans (Belçika asıllı İtalyan vatandaşı ) çift pasaport ile oynayan oyuncular. Hoca olarak yıllarca Fenerbahçe'nin kıymetini bilemediği Daniele Bagnoli'nin ( 2001-2007 -Treviso  / 2007-2008 - Dinamo Moskova ) yardımcılığını yapan 2010 senesinden sonra Sisley Treviso'yu çalıştıran Roberto ile anlaşan Cuneo hocanın ilk senesinde Final 4'a kalmayı başardı . Final 4 daki bu 4 takım içinden sistem olarak en garip ve karmaşık oynayan takım Cuneo . Yukarıya ilk 6 oyuncularını yazdım , Cuneo takımı çok ilginçtir 2 pasör çaprazı ile oynuyor. Aslında pasör çaprazlarından Sokolov( Trentino oyuncusu Cuneo'da  bu sene kiralık oynuyor ) u Kohut ile beraber orta oyuncu olarak kullanıyor. Sokolov 2.07 lik boyu ile file önünde savunma ve blok kısmında etkili bir oyuncu , Sokolov arka alan oyuncusu olduğu zamanlarda hücum olarak pasör çaprazı gibi 3 metre çizgisi arkasından hücum ediyor. Hucum olarak oldukça çeşitlilik yaratan bu sistemin kaymağını Macerata maçında yediler. Çok karışık izah etmiş gibi oldum ,şayet Cuneo aynı sistem ile oynarsa  yarın ilk  maçı izlediğimiz zaman dikkatlice izlersek daha rahat anlaşılacaktır. Orjinal orta oyuncu olarak sadece Kohut görev alıyor. 

Birer cümle ile mevkiler ve oyuncuları değerlendirecek olursak 


  • Nikola Grbiç : Yıllanmış şarap gibi bir pasör , dünyanın en iyi pasörlerinden Grbiç halen çok güzel oynuyor. 40 yaşında ama 30 luk gibi oynuyor. Onu anlatmak burada  onun hakkında birşeyler yazmak gereksiz ,  yarınki maçı  pasör sabırsızlıkla bekliyorum, iki tane çok iyi pasörün (Zagumny-Grbiç ) karşılaşması güzel olacaktır. 
  • Smaçörleri :Ngapeth ve Wijsmans , genç Ngapeth (2 sene önce Tours ile bize karşı oynamıştı ) çok iyi servis atan oldukça atletik ve manşetini de geliştiren bir oyuncu , 6 numara hücumları oldukça etkili , Grbiç bu iki smaçörden Ngapeth i hücumda daha fazla kullanıyor. Son turda Macerata takımı bütün servisi Ngapeth üzerine yıksada hiç manşet hatası yapmadı. Tecrübeli Wijsmans ise takımda pis işler diye tabir ettiğimiz savunma kısmında daha çok çalışan blok tutma konusunda her daim etkili olan bir isim , tam bir görev adamı.
  • Pasör Çaprazı : Genç rus asıllı italyan vatandaşı Antonov maçlara göre iniş çıkış gösteren bir oyuncu , Macereta ilk maçında inanılmaz kötü oynamasına rağmen rövanş maçında çok etkili olmuştu. Antonov savunması fena olmayan bir çapraz. 

  • Az önce belirttiğim gibi diğer pasör çaprazları Bulgar Sokolov son çeyrek final serisinde orta oyuncu gibi oynadı , hücum oyuncusu olarak oldukça etkili bir oyuncu , Blok tutma konusunda iyi oyuncu. 

  • Diğer orta oyuncuları Kohut hücumdan ziyade işin savunma kısmında çok daha fazla görev alan bir oyuncu , tabi 2 pasör çaprazlı oynadıkları için son maçlarda Kohut'a hücumda çok fazla görev düşmedi. 

Rakipleri Zaksa gibi Cuneo da çok iyi servis atan daha doğrusu smaç servise çok yüklenen bir takım, servis atarken gününde olurlar ise Zaksa'yı çok zor bir maç bekliyor. Tabi aynı durum manşet içinde geçerli etkili gelen Zaksa servislerinde smaçörleri iyi performans sergileyemez ise Zaksa etkili ortaları ile çok rahat maç alabilir. Her açıdan yarı Final ilk maçı çok keyifli olacak. 



  Zenit KAZAN ( RUSYA )



TAKIM KADROSU 


Matthew Anderson                  Usa                    Smaçör 
Nikolay Apalikov                      Rusya                 Orta **
Ivan Demakov                          Rusya 
Valerio Vermiglio                     İtalya                   Pasör 
Eugeniy Sivozhelez                  Rusya                 Smaçör 
Aleksandr Volkov                     Rusya
Igor Kolodinsky                         Rusya 
Alexey Cheremisin                   Rusya 
Yury Berezhko                           Rusya 
Vitaliy Matychenko                    Rusya 
Alexander Abrosimov              Rusya                Orta  **
Alexey Obmochaev                  Rusya                Libero 
Vladislav Babichev                   Rusya               Libero 
            Maxim Mikhaylov                         Rusya               Pasör Çaprazı 
DAvid Lee Cameron                    Usa                   Orta 

Koç : Vladimir ALEKNO 


         Başarıları : 

Rusya Şampiyonluğu2007, 2009, 2010, 2011, 2012
Cev Şampiyonlar Ligi  Şampiyonluğu : 2008, 2012 
Cev Şampiyonlar Ligi Fİnalisti :  2011 

 Zenit Kazan takımı Rusya Erkek Voleybol takımını da çalıştıran ve son derece değerli bir hoca olan Alekno önderliğinde bu kupanın favorisi durumunda. Son iki sezonda final oynama başarısını gösterdiler. 2007 senesinde Ball ve Stanley önderliğinde atağa kalkan takım Rusya ligini domine eder vaziyette. Alekno çok iyi bir hoca galibiyet için her türlü riski alan asla pes etmeyen ve devamlı oyunun içinde olan bir hoca. Zenit takımı ekol bir takım yıllardır makine düzeni gibi oynayan ve her daim bu ligde söz sahibi olmuş son derece saygın bir ekip. İtalyan pasör önderliğinde ve yeni nesilin en iyi pasör çaprazı Maxim Mikhaylov önderliğinde korkutucu bir hücum hattına sahip bir takım görünümünde. 

Bu seneki en büyük sıkıntıları manşet de yaşadıkları sorunlar , özellikle mükemmel manşet oranları bazı maçlarda yerlerde sürünüyor , tabi çok iyi pasörleri olduğu için bu kötü manşet oranlarına rağmen son derece iyi hücum edebiliyorlar fakat bu kötü manşet oranları Final 4 gibi çok yüksek seviye voleybol oynanılan turnuvada başlarına sorun açabilir. 

Zenit Kazan takımına da bir göz atalım , 


  • Yıllar süren İtalya macerasına 2 sene ara verip Rusya yolunu tutan bir başka değerli pasör Vermiglio Zenit takımının Maxim ile beraber en güçlü oyuncusu. Zenit takımı 5 sene boyunca ( 2006-2011) Usa milli takım efsane pasörü Lloy Ball ile oynadı ve Ball dan sonra Vermiglio'nun üzerine büyük bir yük bindi ama tecrübeli ( 37 yaş ) italyan pasör bu görevin altından son derece iyi bir şekilde kalktı. Zenit takımının kötü manşet oranlarına rağmen takımını çok iyi yönetiyor. 

  • Maxim Mikhaylov: Yeni neslin tartışılmaz en iyi ve en etkili ismi. İvan dan sonra bizim takımda hangi pasör çaprazını görmek istersin diye sorsalar benim cevabım bu isim olur. Oyunun her bölgesinde çok etkili bir oyuncu , hücum gücü zaten tartışılmaz , çok güçlü servis aıyor çok iyi blok tutar ve fena olmayan bir savunması var. Maxim'in fundementali o kadar iyi ki 2012 olimpiyatlarında Brezilya karşısında 2-0 geriye düştüklerinde Alenko onu 4 numaraya çekip , çapraza Muserksy i almıştı ve Maxim 4 numara hiç zorlanmadan oynamıştı. Zenit bu kupayı alırsa büyük ihtimal Maxim MVP olacaktır. 
  • Anderson : Yeni nesil USa milli takımının etkili 4 numaralarından , 2.06 lık boyuna rağmen fena olmayan bir manşet yüzdesi var. İlk defa rusya liginde oynuyor , dönem dönem vasat performans gösterse de iyi bir oyuncu. Servis üzerine yıkıldı mı biraz zorlanıyor. Alenko Anderson ile beraber manşete genellikle Sivozhelez i sokuyor, fakat kendisinden  çok memnun olduğu söylenemez oyun içinde bazen diğer rus smaçör Berezhko'yada şans veriyor. 
  • Amerikalı milli oyuncu D.Lee orta oyuncu olarak devamlı oynuyor.oldukça atletik ve iyi bir oyuncu  onunla beraber dönem dönem Rus Mİlli Apalikov ve diğer Rus oyuncu Abrosimov beraber oynuyorlar. 
    Zenit Kazan takımı manşette sorun yaşaması en büyük sıkıntısı iken bütün takım halinde çok iyi blok tutması ve iyi savunma yapan bir takım olması ise en büyük avantajları . çok tecrübeli bir takım son 2 yılın finalisti .



Gelelim Evsahibi takıma 


Lokomotiv NOVOSIBIRSK ( RUSYA ) 





TAKIM KADROSU 


1    Zubkov                Andrey    
2DIVISLukas, Srsmaçör 
3NILSSONNils Jon Marcus Çapraz
4VOLVICHArtem orta 
5MAKHORTOVViacheslav
6SAMMELVUOTuomas
7VORONKOVFilipp
8BIRYUKOVDenisSmaçör 
11ZHILINIlya
12BUTKOAlexander  Pasör 
13GOLUBEVValentinLibero 
16GUTSALYUKAlexander     orta          


BAŞARILARI 

Kazanılmış herhangi bir avrupa kupası yok . 1990 senesinde Cev Cup ta yarı final oynamış.
Rusya kupasında 2009 2010 2011 de 3 kes final oynamış ve 2009, 2010 senesinde bu kupayı kazanmış .

 En az bilgi sahibi olduğum takım olduğu için evsahibini sona bıraktım. Buradan  işkembeden sallamak istemiyorum bu sezon sadece 1 tane maçlarını izledim, diğer 3 takım kadar izlemedim. Ama tabiki tanıdığımız oyuncular var en azından onlar hakkında biraz bilgi verelim . Geçen sene bizimle aynı gruptaydılar ve bizi her iki maçta da eze eze yenmişlerdi. 

  • Pasörleri Butko benim de sevdiğim beğendiğim bir pasör , Grankin ile beraber Rusya milli takımının pasörlüğünü yapıyor. 1.98 boyu ile bir pasör için oldukça iyi bir fiziği var , çok iyi smaç servis atar fakat Butko'nun da maç içinde ara arar kopma gibi sorunları var , o sorunu çözerse ileride çok büyük bir pasör olabilir. Geçen seneki Arkas ile oynanan o seride izmir deki o berbat ortamda resmen dağılmış ve kötü bir maç oynamıştı, takımın grup maçlarına baktım , yenildikleri maçlarda 5.5 puan gibi çok kötü puanlar almış yendikleri maçlarda 7 nin altında puanı yok. Butko nun arası yok , genellikle iyi oynuyor ama koptumu da tam kopuyor. 
  • Lucas Divis : Bizim eski oyuncumuz ,birçok oyuncu gibi  çömezliğini bizde attıktan sonra kendisini çok geliştirdi , keşke fırsat olsa geri alabilsek , fena olmayan manşeti , iyi blok tutması iyi servisleri ve takım oyuncusu olarak her eve lazım bir oyuncu diyebiliriz. dönem dönem manşet de dağılma ihtimali de yok değil , diğer smaçörleri Rusya milli takım oyuncusu genç Denis Biryukov, iyi manşeti olan tipik bir rus oyuncusu. 
  • Aslında sezon başında USa milli takım pasör çaprazı Clayton Stanley ile anlaşmışlardı fakat Clayton'ın sakatlık problemi sebebi ile İsveçli Pasör çaprazı Nilsson     ( 2.08 takip edenler İraklis'ten hatırlıyabilirler , CLayton İraklis'ten Zenite gidince Nilsson gelmişti tarih yine  tekerrür etti bir kez daha Nİlsson Clayton arkasından bir klübe geldi. ) ile anlaştılar. İyi servis atan güçlü bir pasör çaprazı , aslında geçen seneki Kübalı pasör çaprazları Bozulev da iyi bir çaprazdı fakat neden yolları ayrıldı onu bilemiyorum.
  • Genç orta oyuncuları Artehm Volvic 2.13 lük boyu ile bloklar da oldukça etkili bir oyuncu tabi bu fiziğinin dezavantajı olarak biraz hantal bir isim. Ama ritmi bulunca ve Butko onu iyi kullanırsa hücumda büyük bir güç olur. 

4 tane birbirinden değerli pasörün bir arada olacağı çok güzel bir Final 4 olacak. Zenit Kazan harici diğer 3 takımın Final 4 da ilk defa mücadele edecek olmaları ise bir diğer ayrıntı. Mutlaka bu 3 takımda bunun heyecanı olacaktır. Mantıken bakıldığı zaman Zenit Kazan manşet sorununa rağmen bu kupanın favorisi durumunda , Castelleni dostumuzun bu kupayı almasını çok istiyorum ayrıca kariyerinin son günlerini yaşayan Nikola Grbiç için ise bu kupayı alırsa onun adına çok güzel ve anlamlı olacaktır. Her açından son derece heyecanlı ve güzel maçların oynanmasını temenni ediyorum.


Canlı yayın bilgide verelim , NTVSPOR canlı olarak Final 4 u yayınlayacak 

YARI FİNAL ; 16/03/2013 

6 MART 2013 CUMARTESİ




11:30 ZENİT KAZAN – LOKOMOTOTİV NOVOSİBİRSK 
14:30 CUNEO – ZAKSA | 









FİNAL : 17/03/2013


17 MART 2013 PAZAR

15:30 FİNAL MAÇI | CEV ŞAMPİYONLAR LİGİ









Herkese iyi seyirler ,

Cem AĞRAK