Fenerbahçe Grundig 2012-2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe Grundig 2012-2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2013 Pazar

IVAN MILJKOVIÇ 3 GALATASARAY 2 , TERBİYE DEVAM ETTİ !!



          Çok umutsuz olarak televizyon karşısına geçtiğim maçı, mücadele anlamında üst düzey , oyun kalitesi olarak beklenti altında kalan ama çok sevdiğim İvan Miljkoviç'in resital sunduğu keyifli bir galibiyet ile bitirmek çok güzel oldu. Aslında 2 nci sette o hakem hatası olmasaydı belki de maçı 3-0 galip bitirebilirdik fakat başa baş geçen ve 31-29 kaybettiğimiz 2nci setten sonra mental olarak biraz oyundan düştük ve 3ncü setide yine başbaşa geçen oyundan sonra kaybederek 2*1 geriye düştük. Bende dahil bir çok kişi boyunlarını bükmüş ve maçtan umudunu kesmişken İvan ''benim olduğum yerde umut hiç bitmez'' dercesine maça asıldı ve hep önce götürdüğümüz seti 25-22 alarak maçı tie breake götürdük. Bu set çok çekişmeli geçti ilk 8 saysının 7 sini İvan tek başına aldı, aslında Tie break setini tek başına İvan aldı diyebiliriz . İnanılmaz derecede iyi oynadı , blok yaptı ,ace aldı , savunma yaptı , molada hocalık yaptı , çok zor toplara vurdu ve muhteşem bir oyun ile tie breaki kazanarak play off ilk maçında 1*0 öne geçmemizi sağladı. 


          


            Yazının başında belirttim aslında çekişmeli geçen ilk seti 29*27 aldıktan sonra psikolojik üstünlük bize geçti ama bu sene ne yazık ki kırılgan bir yapıya sahibiz ve 2-3 sayılık geri dönüşlere izin verir bir hale geldik. Takım kalitesi azaldıkça mental yapımızda geriliyor ne yazık ki . İvan olmasa takımın hali içler acısı olurdu. Galatasaray maçı olması da oyuncuların extra bir motivasyonda olmasını sağladı ama basit hatalar yüzünden 5 setlik zorucu ama sonu itibari ile keyifli bir galibiyet almış olduk. Her ne olursa olsun hangi branş olursa olsun galatasaray galibiyetleri keyifli oluyor.


              Sanırım bu sezon en çok blok yaptığımız maçtır. Toplamda 20 blok gibi çok yüksek bir sayıya ulaştık ,İvan 6 blok Marshall ise 4 blok ile oynadı. Maçın kazanılmasında İvan ile beraber en önemli faktörlerden biriside bu yüksek blok sayımız oldu.

  • iki smaçörümüz Turgay ve Marshall tv başından çok kötü oynamış olarak görünselerde istatistiklere baktığımız zaman kötü oynamadıklarını görüyoruz. 
      Turgay : % 56/38 manşet/mükemmel manşet. 2 hata ama toplam 50 kez manşete girmiş. yani rakip takım servisleri ağırlıklı olarak Turgay'a atarak oyundan düşürmeye çalışsada 
hücumda 18 sayı %46 hücum yüzdesi 1 blok 4 ace ile oynadı ..her zaman söylüyorum yetersiz olsada iyi niyetinden asla şüphe etmediğim bir isim.



        Marshall : 0 manşet hatası % 61/39 manşet/mükemmel manşet. Uzun süre sonra Marshall'ı manşet ve savunmada bu kadar iyi ve konsantre gördüğümü söylemek lazım , ne yazık ki yine servisleri iyi değildi. hücumda ise % 50 hücum yüzdesi 4 blok ile toplam 21 sayı ile İvan'dan sonraki en skorer oyuncumuz oldu. Marshall voleybol camiası için çok değerli ve büyük bir isim ama o diz sakatlıkları ondan çok şey götüyor. her geçen süre bu sakatlık etkisini hissediyoruz.



          Marshall'ı özellikle 6 numara hücumlarında daha çok kullanmakta fayda var. Eski hali olmasada halen 6 numaradan çok etkili hücum ediyor. Kötü gelen maşette mümkün olsa Marshall'a dönmesek dah iyi olur..

             Orta oyuncularımız için konuşmak istemiyorum , rakamlarını da yazmayacağım..

        Benim beklentimin altında kalan isim ise ne yazık ki tecrübeli pasör Frank oldu. Bu kalitesiz kadro içine onun bu kadar kötü oynamaması gerekiyor diye düşünüyorum . Umarım ikinci maçta daha iyi bir oyun sergiler , kendi standartını oynasa yeterli aslında fakat İvan'a attığı topların kalitesi çok düşüktü , ya antene yakın attı yada İvan'ın arkasına dülen toplar attı. Maç başında diğer smaçörlerini daha çok kullanmak istedi hatta Kemal'i kullanmak istedi ama Kemal sağolsun her zaman yaptığı gibi hücumda çok vasat oynayınca Frank çoğu topta İvan'a dönmek zoruna kaldı .Tamam İvan çok büyük bir isim ama bütün topların ona gideceğini anlayan galatasaray takımı bütün blok konsantrasyonunu İvan üzerine kurmaya başladı , çarşamba günü oynanacak olan diğer maçta Frank'ten daha iyi bir oyun bekliyorum onun iyi oynaması bizim galip gelme ihtimalimizi artıracaktır. 

          Çok eleştirmişimdir ama Libero Serkan bu maç iyi oynadı manşetde % 62/50 gibi çok iyi oranlar ile oynadı...



           İvan Mİljkoviç için ne desem hangi kelimeleri kullansam az kalır. Cidden çok büyük bir oyuncu , öyle inanılmaz sayılar aldıki televizyon başında gözleri yaşlı izledim maçı özellikle son set bizlere voleybol adına resital sundu. hata yapmadı mı yaptı tabi , hele ki Pasörün bu kadar kötü oynayıp takımın en düşük puanını (5,9) aldığı bir maçta 44 yanlış okumadınız tam 44 sayı atmak için İvan Miljkoviç olmak lazım. % 51 hücum yüzdesi 6 blok 1 ace ile 44 sayı buldu ivan. maç sırasında toplam 73 kez topla buluşmuş. Aldığı 44 sayının en az 10 tanesi her oyuncunun alabileceği sayılar değildi. en az 3 kez antene giden topu plase ile iterek sayı aldı.. birçok oyuncunun çift el ile rakip sahaya topu atayımda riske girmeyeyim diyecek bütün toplara vurdu , sayı olup olmaması çok önemli değildi önemli olan orada o sayıyı alabilmek için vurmaktı ,İvan hiçbir aman geri adım atmadı son seti ve maçı tek başına aldı desek diğer arkadaşlarına ayıp olmaz sanırım. 34 yaşında bir çok bireysel ödül kazanmış ve voleybolun zirvesindeki isim ama halen bu kadar amatör ruh ile bu işi yapıyor olması büyük saygı duyulacak bir durum . Yei geldi maç sırasında molalarda hocalık yaptı yeri geldi hata yapan arkadaşını motive etti , İvan 'ı değerlendirirken sadece attığı sayı veya % kaç ile hücum etmiş olarak düşünmemek lazım , varlığı bize güç verirken rakiplere korku saldığı gerçeği unutulmamalı.  tie breakte Banic ile file üstü mücadelesinden sonra sayı aldıktan sonraki sevinci görülmeye değerdi..

            Çok zor geçen maçı İvan'ın muhteşem performansı sayesinde kazandık .Aslında bir maç sırasında pasör çaprazına 73 kez top atılması sağlıklı bir takımın yapacağı bir durum değil. Bu şekilde 1 maç kazanılır bilemedin 2 maç kazanılır. hücumu daha dengeli yapıp diğer oyuncularıda eşit şekilde oyuna sokmak lazım. Tamam İvan yorulmuyor ve çoğu topa vuruyor sayı alıyor ama rakip takımın blok organizasyonu direkt İvan üzerine kuruluyor ve bu hücum etmemizi ve sayı almamızı zorlaştırıyor. Bu hücum mantığı ile başarılı olabilmek mümkün değil.. Umarım ikinci ve bundan sonraki maçlarda daha dengeli hücumlar ederiz. 

            Yazının son kısmında İvan ile ilgili duyduğum ve hoşuma gitmeyen bir dedikodu paylaşacağım. Sözleşmesi olmasına rağmen ''voleybol şubemizdeki hal ve durumlardan '' hoşnut olmadığı ve sezon sonu ayrılma ihtimalinin olduğunu duydum. Tabiki asıl olan Fenerbahçe'dir ama böyle kıymetli bir oyuncudan daha fazla faydalanabilmek ve ne gerekiyorsa yapmak lazım  , İvan önderliğinde bir yeni yapılanma sürecine girmek lazım onu sadece bir oyuncu bir pasör çaprazı olarak görmemek lazım o voleybol için büyük bir değer ve biz o değerden faydalanamıyoruz. şurada aktif olarak oynayacağı 2*3 sene daha var son yıllarını bizimle geçirmeli ve sırbistan milli takımında yaptığı gençleştirme operasyonunun ve yeni yapılanmanın temel taşı olmalı. Sanal ortam çok etkili oluyor o yüzden ben şahsen İvan'ın bizimle devam edebilmesi için elimden geleni yapacağım , kimse bizi sallamaz ama belki sesimizi birileri duyar...

Herkese saygılar ve sevgiler 

Cem AĞRAK 







15 Mart 2013 Cuma

RUH ARANIYOR !!!


                
           Şu bloga güzel bir galibiyet yazısı yazmayalı bayağı bir zaman geçti sanırım. Bayan/Erkek voleybol takımlarımız bu aralar bizi fazlası ile üzüyorlar. Yine muhtemel yarı final rakiplerimizden birisi ile oynadık ve ne yazık ki kaybettik. Toplam 4 set oynanılan oyunda ilk 2 set bizim takım sahada yoktu , cidden yoktu , takım kaptanı büyük reis İvan bile sadece bedenen gelmişti , diğer oyuncuları söylemiyorum onlar uzun süredir sadece bedenen oynuyorlar. Aslında çok fazla maç detayına da girmeye gerek yok , İrem'cik ile beraber her türlü totemi denesek de olmadı , en güzeli benim bu kritik maçları tv başından izlemem , şaka bir yana bu kadro kalitesi ve bu kafa yapısı ile dünya üzerindeki herhangi bir totem bize fayda sağlamaz. Bu sene ne yazık ki kötü bir kadro seçimi yaptık ve şimdi sancılarını çekiyoruz. 

            Tabi rakip Halkbank maça Cev Cup'ı almış olmanın havası ve kendine güveni ile çıktı. Pasör Hüseyin'i bilmesek vay be deriz ama biliyoruz yahu , Hüseyin işte neyin havasına girmişsin be adam demek istiyorum ama bizimkiler o kadar tepkisiz kaldı ki ağzımızı açamıyoruz.




               İşte takımın olmayan ruh halini yansıtan güzel bir resim. Yukarıdaki suratlara sahip oyuncu topluluğu bırakın bu maça , kendi seviyesindeki hiçbir rakibini yenemez. Zaten sene başından beri söylüyoruz kadro yapımız çok dengesiz çok kırılgan ve yetersiz kalıyor. Buna rağmen iyi motivasyon ile iyi ve her oyuncunun göstereceği maximum performansı ile başa baş oynayabilecek bir takımız. Ama çarşamba gibi ''uyur'' modda oyun ile bizden bir cacık olmaz. 


         Şu maç öncesinde 1 maç eksiğimiz ile ligde 6ncı sıradaydık ve bu maçı kazanabilseydik lig sıralamasında 3ncü sıraya yükselip çok büyük bir avantaj elde edecektik. Takım 3ncü sette uyandı özür dilerim İvan uyandı diyelim , ve onun etkili servis ve hücum performansı ile 3ncü seti aldık , son seti 22-22 ye getirdik fakat Ahmed'in 22 nci sayıdan sonra 2 kez üst üste aldığı '' ace'' engel olamadık. Aslında bir önceki sette Soli rakibin servisini bozmak için mola almıştı ama bu sefer Marshall ilk servis karşılamada hata yaptıktan sonra mola almadı ama Marshall'da sağolsun onu mahçup etti ve bir hata daha yapınca 24-22 'ye gelen skoru lehimize çeviremedik ve büyük bir avantaj kaybederek kendi evimizde 1-3 maçı kaybettik. 




          İstatistik kağıdındaki her iki takımında skor dağılımına baktığımız zaman Fenerbahçe'nin bu maçı kolay kolay kazanamayacağı çok açık şekilde görünüyor. Bütün yük İvan'ın üzerine binmiş durumda , aslında bu sadece bu maç özelinde değil bu sezon başından beri Marshall'ın kötü olduğu gün ne yazık ki bütün hücumlar İvan üzerinden dönüyor. 


  • İvan : 28 sayı . % 52 hücum yüzdesi ( 4 hata 7 blokta kalma ) 4 ace ..
  • Marshall: 8 sayı . % 35 hücum yüzdesi ( 4 hata 2 blokta kalma ) bunun yanında  % 41/28 manşet/mükemmel manşet oranları . 6 direkt manşet hatası 
  • Turgay :  5 sayı . % 33 hücum yüzdesi . ( 4 hata 2 blokta kalma ) bunun yanında % 39/28 manşet/mükemmel manşet oranları
  • Kemal : 8 sayı  % 33 hücum yüzdesi 5 blok 
  • Ahmet : 5 sayı % 33 hücum yüzdesi 3 blok.
         İvan haricindeki diğer 2 smaçör ve orta oyuncularımızın ''hücum'' yüzdelerini yazarken inanın çok utandım. Böyle kötü hücum yüzdesi olmaz, bizim gibi bir takım için bu hücum yüzdesinin herhangi bir izahatı yok. Neresini yazalım neresini konuşalım bilemiyorum . İçlerine Paula kaçmış sanırım :) . Dünya üzerinde bu yüzdeler ile ve bu skor dağılımı ile maç kazanabilecek voleybol takımı çok azdır. Avrupa'nın değerli ve büyük marka olmuş klüplerinde böyle bir skor dağılımı görmek imkansız. İvan 28 sayı atmış geri kalan bütün oyuncular tek haneli rakamlarda kalmış. 




         İlk iki set yukarıda da belirttiğim gibi bütün takım uyudu çok kötü oynadı , paslar inanılmaz kötü idi ,İvan dahil herkes ya hata yaptı yada blokta kaldı. Bu iki sette aldığımız sayıların çoğunluğu rakibin hatalarından kaynaklanan sayılardı. Kız gibi servis attık diyeceğim yanlış anlaşılacak ama harbiden öyle servis attık , yahu bu kadar kötü ve cılız servis atarak hangi maçı kazanabiliriz ki ? hele Float servis atıp hata yapılınca insan kahroluyor. 

           3ncü sete gelince takım '' e bi zahmet '' kıpırdandı, sete önde başladık 12-12 skor eşit iken İvan reis servise geldi ve ağırlığını koydu peşpeşe aldığı aceler ve attığı etkili servisler ile Priddy nin hem hata yapmasını hemde iyi manşet alamamasını sağladı o servis turundan sonra set koptu  ve durum 2-1 oldu. Rakip takım koçu Vukovic bu setin sonlarına doğru yedek oyuncularına da şans verdi , '' tosuncuk '' Diaz'ı kenara çekti ve yerine Can'ı aldı. 

          Son sete Halkbank Diaz yerine Can ile devam etti. Biz ise 3ncü setten itibaren neredeyse bütün hücumlarımızı İvan üzerinden oynadık , kötü oynadığı ilk iki setten sonra İvan 3ncü ve 4ncü setlerde muhteşem oynadı ama voleybolda tek başına bir oyuncunun takım arkadaşları bu kadar kötü iken maç kazandırması çok düşük bir ihtimal , zaten 22-22 ye getirdiğimiz seti Marshall'ın yaptığı 2 manşet hatası ile rakibe verdik. 


kendi seviyesinin çok altında oynadı , 6 manşet hatası ve çok düşük bir hücum yüzdesi....


            Halkbankası iki orta oyuncusu ( yetiştirip, büyütüp  gönderdiğimiz ) Resul ve Emre'yi çok iyi kullandı. 

  • Emre : % 65 hücum yüzdesi 5 blok 1 ace ile 19 sayı üretip Ahmed ile beraber Halkbank'ın en skorer oyuncusu oldu. 
  • Resul : % 67 hücum yüzdesi 5 blok 1 ace 14 sayı .
  • Ahmed : % 50 hücum yüzdesi ( 4 hata 1 blokta kalma ) 3 ace 19 sayı ..

          Rakip takımın istatistiklerini yazmamın sebebi orta oyuncularının ne kadar aktif olarak kullandıkları ve takım içinde skor dağılımını ne denli iyi yaptıklarını göstermek içindi. Ayrıca Halkbank takımı başta eski oyuncumuz libero Nuri ve Priddy ile çok iyi savunma yaptılar , çok zor topları çıkarttılar .Bence Nuri çok iyi oynadı ( yerli libero alınacak ise tek aday Nuri'dir. eski oyuncumuz zaten bence almak lazım ) %80/50 ... manşet hatası yok!!!



       Madde madde maç özeti yapalım ; 
  • Pasör Frank çok formsuzdu kendisine yakışmayacak bir oyun oynadı , maça ısınamadı attığı paslar özellikle ilk iki set çok kötüydü. Tabi Turgay ve Marshall hücumda top öldüremeyince ,ortalarda zaten yetersiz olduğu için mecburen ve bence  doğru olarak 3 ve 4ncü setlerde hücumları İvan ağırlıklı olarak oynattı. Bu kesinlikle doğru bir sistem değil ama bu kadro yapısında ve bu form düzeyinde Frank'in de yapacak başka bir planı yok. At topu İvan'a hata yapacaksa da İvan yapsın...!!!
  • İvan harici diğer smaçörlerimiz ( manşet alan ve orta oyuncularımız ) hücumda ve serviste dökülüyorlar. Turgay kardeş tüm iyi niyetine rağmen ne yazık ki yetmiyor. File önünde olduğu zaman rakip takım bütün hücumlarını onun üzerinden oynuyor sağolsun bizim takımda yardımlaşma olmadığı için turgay üzerinden çok sayı yiyoruz. İnanılmaz hücum hataları yaptı , plase yapmayı bile beceremiyoruz ya fileyi geçmiyor ya antene çarpıyor yada o kadar basit atıyoruz ki karşı takım savunmadan çok rahat top çıkartıyor. 
  • Marshall bu sene dökülüyor . Kendisini çok severim ve çok saygı duyarım , çok büyük oyuncudur ama eski atletizmi yok , tamam bu yaşta  3.85 smaç yüksekliğine çıkmasını beklemiyorum ama ''dizleri '' artık onu taşımıyor. Marshall gibi oyuncu hücumda kötü olduğu zaman bu onun manşetine de yansıyor. Rakip takım bütün servisi onun üzerine yıktı . Marshall gibi oyuncu bir maçı ''blok''yapmadan bitiriyorsa ciddi problem var demektir. Gürol abi ile sohbet ederken '' Cem Marshall sakat bize fayda sağlamaz gönderelim derdi bende duygusal olarak yok abi olurmu , büyük oyuncu böyle oyuncu bulmak zor derdim.. Yaşımız genç daha öğreneceklerimiz çok , olaylara fazla duygusal bakmamak lazım sanırım , uzun vadede Marshall dan bu ''fiziksel durum'' itibari ile fayda gelmez. Sakatlığı olmayan sağlam bir Marshall baştacıdır ama bu hali ile cidden sıkıntı yaratıyor. Umarım Playoff larda biraz daha iyi oynar. 
  • Orta oyuncularımızı konuşmak istemiyorum ...
  • Libero Serkan kardeşimiz arkadaşımız belli ki kafaca kopmuş durumda , takıma katkı sıfır , dublaja girmiyor , manşet evlere şenlik , savunmada doğru pozisyon alamıyoruz. Aklı eğer Arslan'da filan kaldıysa hiç tutmayalım gitsin yanına takılsınlar beraber , İlk 6 takım içinde tartışmasız en formsuz Libero'ya sahip takımız.
              Aslında şöyle de bir durum var , bu kadar karamsar bir yazı ve formsuz bir maç olmasına rağmen biz bu maçı alabilirdik. Savunmada ve bloklarda biraz daha dikkatli olabilseydik çok rahat bir şekilde bu maçı alırdık. Halkbank bize göre daha bir takım hem hücumda hemde savunmada çok daha disiplinli oynuyorlar ama bizde İvan ve Marshall gibi çok önemli hücum silahı var  yeter ki Marshall İvan'a hücumda biraz daha destek olsun . 3ncü sette biraz disiplinli oynadık biraz servis kalitemiz yükseldi hemen topları bloklarda yumuşattık ve çok rahat bir şekilde bu seti aldık. 

Ufak bir not eklemek istiyorum : Turgay maç içinde çok yoruldu ve üst üste hücum hataları yapınca mental olarak bitti , Soner de sakat olduğu için onu değiştireceğimiz bir 4 numaramız yok. İrem'cik ile konuştuk, bu maç zaten gitmiş ,ilk 2 seti vermişiz , kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktu , Pasör çaprazı genç Metin kardeşimizi Turgay yerine 4 numaraya alabilirdi , evet çok büyük bir risk olurdu kabul ediyorum , manşet problemi yaşardık ama hücum ve blok konusunda bize büyük faydası olurdu diye düşündük,  zaten maç gitmiş değişik birşeyler denemek takımı daha da kötü yapmazdı. Soli'yi de bir taraftan anlıyorum , liberomuz manşet alamıyor, Marshall kötü gününde oda manşette dağılmışken sanırım o riske girmek istemedi. 

              Etrafta gördüğüm genel bir düşünce '' bizim takım zaten Playoff'larda daha iyi oynar''.. Evet takım playoff'larda çok daha ciddi oynuyor ama bu takım geçen senelerden daha vasat ve formsuz bir takım . Bu sene işimiz çok zor , Finale kalabileceğimize ihtimal vermiyorum eğer kalırsak benim için ''mucize''olur. Tek başına İvan hücum performansı ile olması için çok iyi blok tutmamız ve çok iyi savunma yapmamız gerekiyor ama şu şartlarda böyle bir beklenti içine girmek büyük hayalcilik olur. Umarım önümüzdeki seninin planı yapılmıştır. Konuyu çok saptırıyorum ama İvan ve takımdaki genç kardeşlerimiz haricinde takımı komple yenilemek lazım. Sadece kadroyu değil kafa yapısını ve idari yapıyı da değiştirmek lazım... Çok şey yapmak lazım çok....

Herkese saygılar sevgiler 

Cem AĞRAK 








4 Şubat 2013 Pazartesi

KÖTÜ OYUN VE KAÇINILMAZ YENİLGİ...



               Yoğun bir cumartesi gününde biraz kendime vakit ayırarak Arkas maçı için Burhan Felek'in yolunu tuttum. Maçı güzel kardeşim İrem Esen  , Uğur Özker  ve onun değerli abisi Onur Özker ile beraber izledik, maç başlamadan önce İrem'e '' ben uğursuz adamım kesin maça  kötü etki ederim '' demiştim. Ne yazık ki dediğim gibi oldu. İşin şakası bir yana zaten istim üzerinde olan bir rakibe karşı galibiyet alabilmek için 3 tane yabancı oyuncularımızın çok iyi oynaması gerekiyordu. Ne yazık ki yerli oyuncularımız vasat performans gösterdikleri için özellikle yabancı oyuncularımızın iyi oynaması gerektiği konusunda ısrar ediyorum. 

          Salon benim beklediğimin üzerinde doluydu  2000 civarı bir taraftar salona yerini almıştı. Erkek voleybol takımımızın artan formu ile beraber seyircininde bu takıma inancı geri gelmişti. İrem , Uğur ve Onur ile beraber elimizden geldiğince tezahürat , ıslık vs ne gerekiyorsa yaptık. 

          Yenildiğimiz için maçı çok detaylı olarak anlatmak istemiyorum. Aşağıda paylaştığım istatistik kağıdında maçın özeti çok net bir şekilde anlaşılıyor. 



             Sezon başından beri en büyük sıkıntımız olan blok konusunda yine bu maçta çok kötü durumdaydık. Koskoca maçı sadece 4 blok ile tamamladık. Ne yazık ki orta oyuncularımız vasat performanslarına bu maçta da devam ettiler. Arkas gibi bir rakibe karşı oynarken orta oyuncuların bu kadar kötü oyun oynarsa o maçı almak için mucize olması gerekir. Hadi direkt blok sayısını geçtim , rakip hücumlarda blok tutup topu bile yumuşatamadık. Raul Bravo belki Türkiye kariyerindeki en yüksek hücum oranlı maçını oynadı ( % 71 ) . Orta oyuncularımızın performanslarına vasat dememin tek sebebi alamadığımız blok sayıları veya tutamadığımız blok düzeni değil ne yazık ki orta oyuncularımız rakibin kenardan yaptığı hücumlarda orada blok için bulunan smaçörlere yardıma gelmekte geç kalıyorlar, hem Kemal hemde Ahmet'in ayakları inanılmaz derecede yavaşlamış , o eski hızlarını kaybetmişler, ayaklar hızlı olmayınca tam anlamı ile blok tutamıyorlar veya geç zıpladıkları için yetersiz kalıyorlar. bu duruda rakip smaçörler ve rakip pasörde inanılmaz derecede rahatlıyor.  

            Maç öncesi hafif sakatlığı bulunan Leonel maça da iyi başlayamadı , hem blok hemde hücum için sıçrarken bi sıkıntısı olduğu belli oluyordu fakar 2nci setin ortalarında sakatlık iyice nüksetti. Özellikle 3 ncü setten sonra resmen seke seke oynadı . Diğer smaçörümüz Turgay'da ne yazık ki kötü bir gününde olunca Soli ye çok fazla alternatif kalmadı . maçı sakat sakat oynayan Leonel ile tamamlamak zorunda kaldı . 3 ncü sette bir ara Leonel yürüyecek hali kalmadığı için kenara aldı biraz dinlendirdi fakat bu sürede bütün yük sadece İvan üzerine bindi ve Soli mecburen Leonel'i tekrar oyuna almak zorunda kaldı. 

             Bizim adımıza Frank ve Kaptan İvan iyi oynadı , direndiler ellerinden geleni yaptılar. İvan yine çok iyi maç çıkarttı % 55 hücum yüzdesi ile 30 sayı ile maçı bitirdi. Rakibin bütün önlemlerine rağmen sadece 2 hatası var 3 kez de blokta kaldı , bütün imkansız denecek zor topları sayıya çevirdi. İvan adına çok üzülüyorum , böyle bir sporcu elimizde iken sağlam bir voleybol yapısı ve sistemi kurmamız gerekiyordu , çok geç kaldık umarım bundan sonrası için gereken yapılır. 

             Arkas iyi savunma yaptı , çok zor 4*5 tane kritik topu çıkarttılar , liberoları Hasan çok iyi oynadı. bizim 4 onların 14 bloğu var. aslında başka bir şey konuşmaya gerek yok blok sayılarına bakıp bu maçı kimin kazandığını anlayabiliriz. Manşet oranımız yerlerde % 26 gibi çok kötü bir mükemmel manşet oranına rağmen Frank elinden geldiğince takımı iyi oynattı , doğru düzgün manşet gelmediği için ortalara çok dönemedi , zaten maç başında dönsede Kemal sağolsun sayı ile çeviremeyince Frank köşelere dönmeye başladı , Turgay ve Marshall da kötü gününde olunca bütün toplar İvan'a döndü. İvan da bir yere kadar takımı taşıyor ama tek başına bir rakibe direnmesi imkansız bir durumdu. 

              Bizim için çok önemli olan bir maçı iyi oynamayarak ve Leonel'in sakatlanması sebebi ile kaybettik , kazansaydık hem iyi bir mesaj olacaktı , kendine gelen özgüven tavan yapacaktı ama bu fırsatı kaçırdık. Bu saatten sonra '' -saydık '' fiil kipleri ile cümle kurmanın bir faydası yok . mecburen önümüze bakacağız. Mutlaka Finale kalmamız gerekiyor eğer bir sakatlık olmaz ise Arkas dahil her takım ile bu vasat orta performansımıza rağmen başa baş oynarız. Turgay kardeş sınırlı fiziği ile elinden geleni yapıyor. orta oyuncularımız biraz daha gayret ederse bundan sonraki maratonda İvan önderliğince takım daha iyi maçlar oynayacaktır. Çok umutsuz ve karamsar olmaya gerek yok , zaten klüpde işler hiç iyi gitmiyor çok fazla karamsar yazıp cümleten ruhumuzu karartmaya gerek yok .Sarı Lacivertin olduğu yerde her zaman umut vardır..

Herkese sevgiler saygılar 

Cem AĞRAK


26 Ocak 2013 Cumartesi

TERBİYE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR!!

                       
             Kötü bir oyun sergilemiş olsak da futbolda aldığımız 3 puanın sevinci ile bilgisayar başına geçip gündüz yaptığımız terbiyeden övgü ile bahsetmek istedim.. Voleybol maçımızı iş gezisi sebebi Eskişehir'den eve dönüş yolunda cep telefonundan izlemek ( aslında dinlemek ) zorunda kaldım..Sezon başı Galatasaray takımını süper kupa da istekli ve güzel bir oyun ile yenmiş fakat ligdeki maçta kendi evimizde kendi seyircimiz önünde ne yazık ki yenilmiştik. O zaman oynanan oyun ile bugün oynanan oyun arasında ciddi farklar var. Frank Depestele hariç kadro tamamı ile aynı ama kafalar aynı değil. Bugün maçtan önce fikrimi soran kardeşler arkadaşlara verdiğim cevap '' Galatasaray'ın ne yapacağından çok bizim ne yapacağımız skoru belirleyecek , eğer kazanmak istersek kazanacağız" şeklinde idi ve sağolsun takım güzel, istekli bir oyun ile maçı kazanarak beni yanıltmadı.

  

               Bugün maçın yıldızı Leonel Marshall dır. İvan zaten her zaman mükemmel oynuyor. Eğer Leonel de bu formu ile Ivan'a yardımcı olursa kimse bu ligde önümüzde duramaz. Maça iyi başladık ve biraz heyecanlı olsada ilk seti aldık . ilk seti aldıktan sonra ikinci sete de çok iyi başladık fakat sonra hem oyunumuzdaki gevşeme  hemde  yapılan basit hatalardan dolayı set sonu rakip takıma ciddi bir avantaj verdik Herkes bu set gitti derken ,hatta Galatasaray tribünleri seti aldık havasına girip muazzam küfürleri coşkulu bir şekilde söylerken minik ama yürekli adam Turgay'ın servis turu ve iyi blok yerleşimimiz sayesinde bu seti alınca resmen şok oldular. geriden gelerek aldığımız bu set bir maç galibiyeti kadar  değerlidir. Günün adamı Leonel ilk iki seti İvan ile beraber domine etti , 3 ncü sette ise  bu sefer maçı biz önde götürürken yorgunluğun başgöstermesi sebebi ile setin sonlarına doğru geri düştük ve bu seti kaybettik.  Son set cidden çok heyecanlı oldu , set içinde her iki takımda 2 şer 3 er sayılık seriler kazandılar ama en son noktayı İvan ile biz koyduk ve ara verdiğimiz terbiye işine devam etmiş olduk.

         
  •       Leonel Marshall : maçın bizim adımıza en etkin isimlerinden birisiydi. Sadece kendisine yakışmayacak 6 tane basit servis karşılama hatası yaptı , işin garibi bu hataların çoğunu sert gelen smaç servislerden ziyade özellikle rakibin attığı Float servislerde yapmış olması ilginçti ama maçın başından beri gerek hücum gerekse savunmada çok yıprandığı için yorgunluğun etkisi ile bu hataları yaptığını düşünüyorum. Orta oyuncu değilsen %69 ile hücum etmek çok büyük bir başarıdır. Frank onu çok iyi kullanıyor. Leonel sakatlık sorunu olmadığı müddetçe çok çok önemli bir oyuncudur. Leonel oyunun her iki yönünü inanılmaz iyi derecede oynayabilen nadir oyunculardandır. Zaten dizindeki sorunları olmazsa kendisini bu ligde izleme fırsatı bulamazdık. 6 numaradan hücum ederken Frank ile anlaşamayarak yapmış olduğu basit hata kendisine yakışmadı ama oda nazar boncuğu olsun . İlla eşleştirelim dersek yapmış olduğu 5 servis hatasını söyleyebiliriz ama bu maç özelinde çok iyi servis kullandı. Takımın en fazla servis kullanan oyuncusu Leoenl'di ( 21 kez ile )

  •         İvan Miljkoviç : Bu adamı izlemekten ve onu övmekten hiçbir zaman bıkmayacağım , Allah onu nazarlardan korusun . Müthiş bir insan , müthiş bir profesyonel , kaptan olduktan sonra daha çok takımı sahiplenlendi ve sahada tam bir lider gibi duruyor. Savunması çok iyi değildir zaten ama  alamayacak dahi olsa  zor toplara gidiyor, yere atlıyor ve pes etmediğini herkese özellikle de arkadaşlarına gösteriyor. İşte 'winner  ' oyuncu böyle olur. Ivan Miljkoviç  yıllanmış şarap gibi, halen 20 yaşında voleybola yeni başlamış bir genç bir sporcu gibi hırslı , istekli ve coşkulu oynuyor. % 55 ile hücum etti 24 sayısı var. 4 kez blokta kaldı , 5 kez de hücum hatası var ama bu hatalar ve blokta kalmalarının sebebi bu toplara çok zor pozisyonlarda hücum etmesinden dolayı kaynaklandı. Ayrıca ortadan iyi hücum edemediğimiz  icin rakip takim hep Ivan'a 2li 3lu bloklar getirdi. Frank ile uyumları biraz daha ilerlemiş durumda. Varlığı inanılmaz derecede güven veriyor. Orta oyuncularımın yetersizliği veya formsuzluğu sebebi ile bu maçta hücumda çok yoruldu , toplam 108 hücum girişimimizin 42 si İvan üzerinden olmuş. Ayrıca inanılmaz zor pozisyonlarda hiç korkmadan hücum ediyor ve bu sayede bazen imkansız denilen sayılar alıyoruz. 

  •       Frank Depestele : Cidden iyi ve kaliteli bir pasör , aslında bu maç özelinde benim beklentimin altında bir oyun sergiledi , ben daha çok ortaları kullanmasını beklerdim ama maçın başında ortalardan istediği verimi alamayınca köşeleri daha çok kullanmak zorunda kaldı. Frank ile beraber özellikle Leonel in hücum yüzdesi çok arttı . Takımına çok hakim bir pasör ,takımımızın 6,4 ile en yüksek puan alan oyuncusu. Maç genelinde bazen özellikle Ulaş'ın ön alanda olduğu anlarda hep onun tarafından hücum ettirdi , doğru olanı yaptı , temel mantık rakip takımında boy anlamında nispeten daha kısa ve bloğu daha kötü oyuncu var ise hücum onun üzerinden oynatılır.İyi pasörler bu şekilde pas dağıtırlar. Buna rağmen Leonel bir iki kez kötü hücum etti ve Ulaş 'ın bloğuna takıldı. Birde kaybetmiş olduğumuz sette 3 kez Turgay'ı Vladımir ile karşı karşıya kalmasına ve 3 sayı kaybetmemize sebep oldu .Tek eksi nokta diyebileceğim hareketi buydu. Yine mantık olarak doğru pasları verdi. Ama her zaman kitapta yazan gibi olmuyor. Çünkü galatasaray takımı Turgay 4 numaradan hücum ederken onu tek Vladimir ile bloklamaya çalıştı , blok önlemlerini İvan ve ortaya doğru kaydırdılar ve Frank doğru olarak Turgay'a Vladımır ile teke tek hücum etme fırsatı verdi ama bunlarda Vladımır başarılı oldu . Turgay demişken  göstermiş olduğu yürekli oyun ve kritik anlarda atmış olduğu etkili servislerinden dolayı teşekkür ediyorum , hücum olarak% 32 gibi düşük bir yüzdede kaldı ama pes etmedi elinden geleni yaptı ...

        Ace sayımız bu maç özelinde çok düşük , aslında benim beklediğim den kötü servis attık. Play off maçlarında ve tepeyi ilgilendiren maçlarda çok daha etkili servis atmamız gerekli , servis hatalarında Galatasaray ile aynı sayıdayız ama onların bizden 5 ace fazlası var. Hücum yüzdemiz iyiydi hatta vasat ve isteksiz orta oyuncularımıza rağmen fena blok yapmadık. 



               Aslında rakip takımın istatistik kağıdını buraya koymayacaktım ama Ntvspor'daki maç anlatan ve yorumlayan( isimlerini özellikle yazmıyorum ) arkadaşların ne kadar eyyam kokan yorumlar yaptıklarını görmeniz açısından iyi olur diye düşündüm. Bu konuya çok fazla girmeyeceğim ama sahibinin Fenerbahçe başkan adaylarından birisi olan bir kanalda bir klüp ,bir takım ,bir branş bu kadar küçük görülmez , bu kadar rakip takım adına taraflı yayınlar yapılmaz ve bu kadar taraflı maç anlatılmaz. Bu konu beni uzun zamandır çok rahatsız ediyordu bugün maç sırasında yorumcu arkadaş yine yanlı yorumları ile beni gaza getirdi ve paylaşmak istedim. tek bir örnek vereceğim . Maç sırasında allandıra ballandıra Ulaş ve onun yaptırmış olduğu RENKLİ hücumlardan bahsetti durdu, tamam Ulaş'ı ben cidden çok severim ve beğenirim ama Frank aynı pozisyonları hazırlayınca ses çıkartmayan hanımefendi Ulaş'ın RENKLİ hücumlarını dilinden düşürmedi. ama işte istatistik kağıdı öyle söylemiyor . öve öve bitiremediği renkli Ulaş sadece 6.1 puanda kalmış, bu kadar abarttığı bir pasör maçı min 7 puan veya üzerinde bitirmelidir ve o pasörün takımı o maçı kazanmalıdır. 
Evet biz kendi seviyemizin altında kötü servis attık ve Ulaş da gelen iyi manşetlere mümkün mertebe ortadan hücum ettirdi ama burada hem bizim orta oyuncuların formsuz ve vasat olmalarının da etkisi vardı. Maç boyuncu takımını mümkün mertebe iyi oynatan Frank için tek bir olumlu kelime laf etmeyişi eyyamın tuzu biberi oldu . Ayrıca
 Ama ben şaşırdım mı ? hayır tabiki şaşırmadım.. Biz alıştık artık bu durumlara ama biraz dile getirmek gerekli diye düşünüyorum.




     
      Son olarak değinmek istediğim iki önemli konu var.  Birincisi orta oyuncumuz Ahmet bey oyundan çıkarılınca Soli'ye yani bu takımın patronuna saygısızca davrandı ve bi tomar triplendi ,kenarda söylendi durdu. Koskoca İvan kenara alındığı zaman tek bir saygısız hareket yapmıyor da yahu Ahmet senin derdin ne diye sormak istiyorum , tamam her oyuncu hep sahada olmak ister kimse kenarı gelmek istemez ama ne olursa olsun hocaya o şekilde davranmamak lazım , Soli oyuna mı konsantre olsun yoksa kenarda nazlanan oyuncusunu mu motive etsin . Fenerbahçe takımında oynadıklarını unutmamalı bütün sporcular. İsmi lazım değil belli türk oyuncular Bagnoli gibi adamın başını yediler bari rahat bıraksınlar da Soli ile devam edelim . 

      Bir diğer önemli konu ise Soli ve onun güzel performansı. Maçın devamlı içindeydi , zaten kendisi oyunculuğunda pasör mevkisinde oynuyordu ,  genelde pasörlerden iyi hoca olur.Umarım uzun vadede Soli iyi ve değerli bir hoca olur. Sonuçta Soli Bagnoli'nin ekolünden gelen bir isim hem onun hocalığında  Modena'da oynamış hemde 2 sene yardımcı hocalığını yapmış bir isim. Oyuna müdahaleleri yerindeydi , çok kritik anlarda blok yükseltmek için geleceğimiz Metin Toy'u oyuna aldı ve bu sayede etkili oldu. Ahmet beyden verim alamayınca İbrahim', oyuna aldı . Aslında oyuna müdahale ve değişiklikler bire bir Bagnoli'nin kopyası , bunu olumsuz anlamda söylemiyorum sadece hepinizin dikkatini çekmek istiyorum. Bagnoli de aynı hamleleri yapıyordu vs ama işte oyuncular istemeyince olmuyor. Soli ile devam etmek lazım uzun vadeli bir çalışma ve yapılanma içine girmek gerekiyor ama ne olursa olsun hoca beğenmeyen , o formanın hakkını vermeyen , arkadan işler çeviren oyuncular mümkün mertebe bu takımın bu değeli formasını giymesinler. 

         Yükselen bir form grafiğimiz var. Bireysel anlamda oyuncular kendilerine geliyorlar ,Frank'in gelişi takımı toparladı .  Bizi lig şampiyonluğu yolunda zor bir maraton bekliyor. Bu yolda ne yazık ki vasat orta oyuncularımız sebebi ile bir miktar  zorlanacağız , fakat elimizde çok kaliteli ve oyuna inanılmaz etki eden 3 tane  yabancı oyuncumuz var. Onların sayesinde şampiyonluğun en önemli adaylarından birisiyiz. Deplasman olmasına rağmen , onca küfüre rağmen bizim boynumuzu büktürmedikleri için bu klubün  en sahipsiz şubesine teşekkür ediyorum.

Herkese saygılar ve sevgiler 

Cem AĞRAK 


20 Ocak 2013 Pazar

KEYİF VEREN GALİBİYET !!!



             Sezonun ilk yarısında çok kötü oynayıp 3-1 kaybettiğimiz maçın rövanşında M.M Piyago'yu güzel oyun ve net bir skor ( 3-0 ) ile geçtik ve ikinci yarıdaki 2nci galibiyetimizi aldık. İkinci yarı ile beraber süregelen çıkışımız ve iyi oyunumuza bu maçta da devam ettik . 


              Aslında maç ile ilgili olarak çok fazla yazıp çizmeye de gerek yok , istatistik kağıdına bakınca maçı izlemeden dahi oyunun ne yönde geliştiğini anlayabiliriz. Rakip takım küçümsenmesin biz ilk yarıdaki maçta tam kadro çıkmamıza rağmen 3-1 lik bir skor ve çok kötü bir oyun ile maçı kaybetmiştik. 

               Temcit pilavı gibi hep tekrarlıyor olacağım ama yine bıkmadan Pasörün bu spor için ne kadar önemli olduğunu tekrar gördüğümüz bir maç oldu .Frank çok iyi oynattı takımı, zaten 7.3 gibi çok yüksek bir 
puan ile maçı tamamladı. 2 blok sayısı var , 3 de ace yaptı ve toplamda 5 sayı ile çok iyi oynadı. 



               İvan yine bildiğimiz gibi çok iyi ve özverili oynadı , sadece 2 hatası var , hiç blokta kalmadı , ve % 54 ile hücum ederek maçı 17 sayı ile tamamladı . Nazar değmesin diyelim , onu bu forma ile ne kadar çok izlersek o kadar çok zevk alacağım ..

             Leonel Marshall'ın formunda ciddi bir yükseliş var , sakatlıkları da atlaşmış ve oldukça iyi göründü. Bildiğimiz Leonel gibi oynadı , özellikle Bloklarda mükemmeldi 5 tane blok yaptı , sağlıklı bir marshall çok fark yaratır. Hücumda %62 yüksek bir yüzde ile oynadı , 

             Orta oyuncularımıza çok fazla iş düşmedi ama Kemal '' Bagnoli '' gittiğinden beri çok iyi oynuyor !!!
% 100 hücum performansı ile 6 hücum sayısı 5 blok ile 11 sayı ile maçı tamamladı...

             Maç toplamında sadece 3 hücum hatamız ve 2 kezde blokta kalmamız var. Bu rakam müthiş bir rakam. GEnel olarak manşet yüzdemiz de daha iyi hem Turgay hemde Leonel belli bir seviye üzerinde oynuyorlar. Serkan sakatlıktan iyi döndü .. Bu maç için olumsuz olarak konuşabileceğimiz tek konu ; 14 tane servis hatasından rakibe sayı vermemiz oldu. tamam servislere yüklenmek iyi bir olay ama bu rakamı 10 seviyesine çekebilirsek , zorluk derecesi yüksek maçlarda maça daha iyi tutunmuş oluruz.

             Fabio Soli ( 1979 ) BAgnoli'den sonra devraldığı görevi oldukça iyi götürüyor , Soli oyunculuğunda pasör mevkisinde oynuyordu , erken yaşta voleybolu bırakıp kariyerine bu şekilde devam etme kararı aldı , en son Bagnoli yönetimindeki MOdena 2010 senesinde yedek pasördü , hocalık işini şimdilik iyi götürüyor , oyuncular ile olan diyalogları ve maça mola ve oyuncu değişiklikleri ile yapmış olduğu müdahaleler oldukça yerinde görünyor . Bunları niye anlattım kısa bir özet geçeyim , Voleybol camiası için inanılmaz kariyerli olan Bagnoli yi  getirdik ama olmadı , bu olmama sebebinin bir çok sebebi olabilir bunları daha sonra uzun uzadıya tartışabiliriz ama hoca gider gitmez özellikle yerli oyuncuların performanslarının birden yükselmesi durumu benim midemi bulandırıyor. 
           Bu durumu ben kabul edemiyorum , hele ki hocanın antremanları çok sert çok disiplinli gibi bahanelerin arkasına sığınarak mental olarak iyi seviyeye gelememenin  ve çok kötü oynamanın      ( İvan'ı burada ayırıyorum , kötü olduğumuz dönemde tek isyan eden ve en çok çabalayan oyuncumuzdu ) herhangi bir bahanesi olamaz .. Neyse konuyu çok dağıtmayalım , BAgnoli haricinde yine çok iyi kariyerli başka bir hoca getirsek oyuncu arkadaşlar sevmez ise onunda başarılı olma ihtimali yok ne yazıkki tasvip etmesek de bizim memlekette amatör sporlar  olsun profosyonel sporlar olsun düzen bu şekilde işliyor bu sebeple Soli ile iyi bir uyum sağlanırsa uzun vadeli bir çalışma ortamı sağlamak ve denemek lazım diye düşünüyorum . bu kafa yapısındaki oyuncular ile AVrupa'da başarılı olmak bence imkansız. Hangi kariyerli hocayı getirsek getirelim sonuç değişmeyecektir tabi kökten bir değişiklik yapılmaz ise !!! 

            Sonuç olarak belirli bir yükselen seviyemiz var ve bu devam edecektir. Kötü oynama kredimizi fazlası ile doldurduk.İkinci yarı alabildiğimiz kadar maç almalıyız ve mümkün olan en yüksek noktada ligi bitirmeliyiz. 3 yabancı ile oynayacağımız maçlarda keyifli ve güzel oyunlar bizi bekliyor ( frank -Leonell ve İvan ) Frank'in oynayamadığı ve SErcan a kalacağımız maçlarda çok zorlanacağız . Umarım lig sonunda finale kalırız ve mutlu sona ulaşırız. 

            Uzun vadede Avrupa da başarı istiyorsak mutlaka ve mutlaka Yabancı ve İyi bir pasör ile oynamamız gerekiyor. Frank ve onun daha üst seviyesindeki oyuncular ile çok daha iddialı konuma geliriz tabi bunun için 3 + 1 yabancı kuralı geri gelmedi ve 4ncğ hakkımızı genç ve iyi bir orta oyuncudan kullanmamız gerekiyor. Uzun vadede alt yapımızdaki Uğuz (2.04 ) orta oyuncu sıkıntımızı çözecektir bunun yanına Halk bankasından yine eski altyaı oyuncumuz Resul ( 2.04 ) de takıma kazandırılabilirse çok güzel olur .Pasör mevkisini yabanc kullanmamız için 4 numaraya kaçarı yok Burutay'ı almamız gerekiyor. Neyse konuyu çok dağıttım bu seneyi bi güzel bitirelim de planlamayı sonrasında yaparız :) 

         Bugün 17.30 da Vakıfbank ile karşılaşacak olan Bayan Voleybol takımımıza başarılar diliyorum çok zor bir maç bizi bekliyor umarım kazanabiliriz. Maçı yerinde izlemek isterdim ama ne yazıkki gidemiyorum . İrem Esen ve Erdenay Güler kardeşimden özür diliyorum , beraber maçı izleme planımız vardı ama ben sözümü tutamadım...


Herkese saygılar sevgiler

Cem AĞRAK




       

30 Ekim 2012 Salı

ANLAŞILAMAYAN FORMSUZLUK !!!

           Geç kalmış olsam da hem Kurban Bayramımızı hemde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum.
            Uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazma fırsatı bulamamıştım ama özellikle çok büyük umutlara sahip olduğum Fenerbahçe Grundig'in bu acınası halini görünce dayanamadım. Geçen seneye göre kadromuzu yaptığımız takviyeler ile güçlendirdik . Sadece orta oyuncumuz Emre'yi Halkbankasına kaptırdık onun yerine tecrübeli Ahmet'i aldık , Sırp Milli orta oyuncu Bjelica ve yine İtalyan Milli oyuncu Cernic'i transfer ettik . Gitmesine anlam veremediğim ve çok sevdiğim hocamız Daniel Castellani'nin yerine ise ondan daha tecrübeli , İtalya ligi ve CEV Şampiyonlar Liginde sayısız kupa kazanmış Daniele Bagnoli ile anlaştık.

             Şu zamana kadar yazdığım herşey çok güzel ,aldığımız 2 yabancı kariyerli ve bize Avrupa serüveninde çok katkı sağlayacak oyuncular .Tabi maçlar ve kupalar kağıt üzerinde kazanılmıyor. Voleybol sporu temastan uzak bir spor olduğu için tamamiyle oynayan oyuncuların motivasyonu çok fazla önem kazanıyor. Rakibin ne yaptığından ziyade sizin ne yaptığınız çok çok önemli . Söylemekten yorulmadım yine söyleyeceğim yapacağınız iyi savunma ve atacağınız iyi servisler bu sporda skora etki eden en önemli unsurlar. aldığımız veya alacağımız oyunculara sadece '' aa nekadar iyi top öldürüyor '' gözü ile bakmamak lazım amma velakin bizim takım bu sezon itibari ile (süper kupa maçını saymazsak ) ne hücum edebiliyor nede savunma yapabiliyor.

           İki 4 numara pozisyonumuzda oynayan oyuncumuz Leonel ve Cernic kariyerleri boyuncu hep çok iyi manşet almış ve bu özellikleri ile ön plana çıkmış oyunculardır. Cernic İtalya kariyeri boyuncu Mükemmel manşet oranı bütün lig genelinde ilk 3 olmuş bir oyuncu, Leonel'i anlatmaya gerek yok ama bu iki oyuncuda izlediğimiz 3-4 maç boyunca öyle inanılmaz hatalar yaptılar ki televizyon başında kafayı yememek elde değil. Zaten libero sorunumuz var ne yazık ki erkek voleybolunda Türk oyuncular olarak birçok mevkide olduğu gibi Libero mevkisinde de çok çok gerilerdeyiz( Galatasaray Erkek voleybol takımı bu yüzden yabancı haklarından birisini Bulgaristan milli takım liberosu Salparov'u alarak kullandı ) . Serkan maç içinde savunması fena olmayan ama Servis karşılamalarda ne yazık ki yetersiz bir libero. İvan'ı anlatmaya gerek yok her zamanki gibi yine onca kariyere rağmen halen kaybetmediği ve onu çok değerli kılan özelliği AMATÖR ruh ile oynamaya devam ediyor. bu sene hücumda biraz yüzdesi geçen seneye göre daha düşük ama ( işte esas sorunumuz bu ,az sonra değineceğim ) o kadar kötü paslar geliyor ki buna bile çok şükür.

         Gelelim en büyük problemimize , kadronuzda İvan Miljkoviç'ten 3 tane olsa yinede PASÖRÜNÜZ kadar konuşursunuz . Yerli oyuncu anlamında çok dar olan pasör mevkisinde Türkiye'de elle tutulur iki tane oyuncu var.
1- Ulaş : tartışmasız bu ligin en iyi yerli pasörü , yıllardır kendisini çok beğenirim , kısa boyuna rağmen oldukça atletik ve takımını çok iyi oynatan bir pasör
2- Arslan : Ulaş sonrasında ki en iyi isim , fiziki olarak inanılmaz avantajlı , çok hırslı solak olması çok iyi özellikleri ama MENTAL olarak ne yazık ki bir türlü gelişim gösteremiyor , önemli özelliği olan hırsı yüzünden birçok maç kendisini kaybediyor ve yanlış tercihler yapıyor.
Skra Belchatow maçı için çok fazla takımı suçlamak istemiyorum , rakip 3 tane önemli oyuncusunu kaybetmiş olsa da 10.000 seyirci önünde ve ekol olmuş bir takıma karşı oynamak kolay değil , yine 2 nci set haricinde beklentimin çok üzerinde iyi oynadık ve çok saçma pas tercihlerimiz olmasa Polonya'dan 2 set ve 1 puan alarak dönmüş olacaktık. Gelelim bende dahil birçok taraftarımızın yenilmeye tahammül edemediği Galatasaray maçına. Kadro kalitesi olarak hiçbir şekilde bizimle kıyaslamam zaten yenilgiye çok çok üzülmemin de başlıca sebebi budur.
Her iki takımında esas oğlanları vardı.
Bizim takımda İvan , galatasarayda ise Vladimir
Ulaş Vladimir'i ne kadar oyunun içinde tutmaya çalışıp güzel ve bloksuz vurabileceği paslar attıysa bizim Arslan sağolsun İvan'ı soğutmak için ve blok yemesi veya hata yapması için elinden geleni yaptı , isteyerek yaptı demiyorum zaten öyle bir durumda bizim takımda yeri olmaz, olamaz ,olmamalı...KAPTAN ve PASÖRÜMÜZ Arslan'ın bu kadar kötü oynamaya , kötü pas tercihleri yapmaya hiçbir şekilde hakkı yok , uzun yıllardır kendisini izlerim bu kadar kötü pas attığını görmedim , Smaçörlerimiz toplara vurabilmek için şekilden şekle girdiler , İvan ve Leonel birçok pozisyonda saçma sapan şekilde toplara vurmak zorunda kaldılar. zaten onların yerine başka smaçörler olsaydı maçı 3-0 ve farklı bir şekilde kaybederdik. İvan o gelen toplara rağmen yine % 54 ile hücum etti ama 4 blokta kalma 5 kezde hatası var. Maçı izleyenler hak verecektir bu yüzde ve bu hata oranı gelen pas tercihlerine göre inanılmaz yüksek bir yüzde , Arslan'ın bütün oyuncularımızı sıcak tutabilmek için özellikle smaçörlerimize ( Arslan orta oyuncuları ile oynamayı sevmez , kötü gelen manşette en  kolay yolu tercih eder ve topu smaçörlerimize atar , kendisini en çok eleştirdiğim ve kendisini çok fazla geliştirmediği yönü ) eşit sayıda pas dağıtımı yapmaya çalıştığını anlıyor ve ona saygı duyuyorum ama bu takımın esas oğlanı İvan Miljkoviçtir , onu devamlı sıcak tutmamız gerekiyor 6 hücumda bir kere ve zora düşünce saçma sapan toplar atarak İvan kazanılmaz , İvan'a 5 top fazla gitse sanırım Turgay küsmez , küsecekse de keyfi bilir :)

             Toparlarsak ; Oyuncularımızın hoca ile arasının çok iyi olmadığını duyuyorum , profosyonel oyuncular için bu bahanenin saçma sapan olduğunu düşünüyorum , şu anda başımızda 2000 li yıllarda hem İtalya hemde Avrupa voleyboluna damga vurmuş bir hoca var, hocadan maksimum verim almamız oyuncularında bireysel olarak alabileceği kadar almaları gerekiyor ama antreman sisteminden dolayı hocayı sevmiyorlarmış , senelik hiçbirimizin kazanamayacağı paraları kazanan oyuncuların böyle bahaneleri olmaz buna hakları yok , Oldu olacak onlara sorsunlar kim ile çalışmak istiyorlarsa ona göre hoca transferi yapalım...

             Takımımız iyi ve kaliteli oyunculardan oluşuyor, sorun ne ise otursunlar biran önce bu sorunu çözsünler, daha iyi oynamak zorundalar özellikle kaptanımız ve pasörümüz Arslan'ın taşın altına elini sokmasını rica ediyorum istiyorum , alacağımız sonuçlar onun takımı oynatmasına çok bağlı , kendini seviyor ve ona güveniyorum , biraz hırsını ikinci plana atsın kendisi için avantaja çevirsin ve bu kaliteli oyuncuları iyi oynatsın , eminim ki galibiyetler gelecektir. İvan 33 yaşında 2 bilemedin 3 sene daha oynar , elimizde bu kalitede bir adam varken Avrupa'da bir şeyler yapmalıyız.


            Çarşamba günü  bu işin ekollerinden birisi olan Rusya'nın güçlü takımı Dinamo Moskova ile Burhan Felek spor salonunda karşılaşacağız. Galatasaray maçındaki gibi saçma sapan oynarsak bizi ezerler , kendi evimizde 3*0 yeniliriz. Skra maçının 1 nci  ve 3 ncü periyotlarındaki gibi oynayıp kırılma anlarında topu İvan ile buluşturursak bu maçı 3-0 rahat alırız. Bu maç tam  iki ucu keskin bir maç ..
sorunlar varse oturup çözsünler veya halının altına atıp bizim için çok önemli olan bu maça öyle çıksınlar. ben kötü oyuna rağmen bu takıma inanıyorum..


Saygı ve sevgilerimle..

Cem AĞRAK

22 Ekim 2012 Pazartesi

PGE Skra Belchatow - Fenerbahçe Grundig Maçı Öncesi !!!!


RAKİBİMİZİ TANIYALIM !!!


TRANSFER RAPORU : 
Gelenler : Yosleyder Cala (Küba - Smaçör -Tours VB /Fransa),Dejan Vinçiç (Slovenya - Pasör - ACH Volley Ljubljana / Slovenya)


Gidenler : Miguel Angel Falasca (Pasör - Ural Ufa / Rusya),Bartosz Kurek (Smaçör - Dinamo Moskova / Rusya),Marcin Mozdzonek (Zaksa Kozle),


Pasörler: Dejan Vincić (SLOVENYA) - Paweł Woicki
Pasör Çaprazı: Mariusz Wlazły - Aleksander Atanasijević (SRB)
Smaçörler: Michał Winiarski - Konstantin Cupković (SRB) - Michał Bąkiewicz -Yosleyder Cala Gerardo (KÜBA)
Orta Oyuncular: Daniel Pliński - Karol Kłos - Wytze Kooistra
Libero: Paweł Zatorski


İdeal 6(7);
Pasör : Dejan Vinciç - (1986-2.02)
Pasör Çaprazı : Mariusz Wlazly (1983-1.94)
Smaçörler : Michal Winiarski (1983-2.00) - Yosleyder Cala  (1984-2.04)
Ortalar : Daniel Plinski (1978-2.04) - Wytze Kooistra (1982-2.09)
Libero : Pawel Zatorski (1990-1.97)


Son durumlarını Katar'da yapılan Erkekler Dünya Kulüpler Şampiyonasında gördük.

Dünya Kulüpler Şampiyonası
Grup Maçları


PGE Skra Belchatow - Zamalek (Mısır)  :3-0 (27-25,25-19,28-26)
Atanasiyeviç 14,Wlazly 11,Winiarski 9,Pilinski 7,Karol Klos 7,Cupkoviç 5,Cala 5


Pasör : Pawel Woicki (Dejan Vinciç)
Pasör Çaprazı : Atanasijeviç
Smaçörler : Winiarski - Wlazly (Cala,Cupkoviç 3.set girmişler)
Ortalar : Pilinski - Klos (Kooistra 3.set'te girmiş)
Libero : Pawel Zatorski


PGE Skra Belchatow - Al Arabi Doha (Katar) : 3-1 (25-17,25-17,16-25,25-17)
Atanasijeviç 19,Wlazly 14,Winiarski 11,Plinski 10,Klos 6,

Pasör : Pawel Woicki (Dejan Vinciç 2.set'te girmiş)
Pasör Çaprazı : Atanasijeviç
Smaçörler : Winiarski - Wlazly (Cupkoviç 2.set'te girmiş,Bakiewicz 4.set'te girmiş)
Ortalar : Pilinski - Klos (Kooistra 3.set'te girmiş)
Libero : Pawel Zatorski


Yarı Final Maçı
PGE Skra Belchatow - Sada Cruzeiro (Brezilya) : 2-3 (21-25,25-23,25-27,25-23,9-15)

Atanasijeviç 29,Winiarski 14,Wlazly 13,Plinski 7,Kooistra 3,Vincic 2

Pasör : Pawel Woicki (Dejan Vinciç 5.set oynamış.Diğer setler girmiş)
Pasör Çaprazı : Atanasijeviç
Smaçörler : Winiarski - Wlazly (Cupkoviç 2.set'te girmiş,Bakiewicz ilk 3 set girmiş)
Ortalar : Pilinski - Klos (Kooistra 5.set oynamış.1.ve 4.setler girmiş)
Libero : Pawel Zatorski


3.cülük Maçı
Zenit Kazan - PGE Skra Belchatow : 2-3 (18-25,25-18,25-15,24-26,11-15)

Atanasijeviç 22,Kooistra 12,Wlazly 11,Winiarski 10,Plinski 7,Woicki 4,Cala 4,Bakiewicz 2

Pasör : Pawel Woicki (Dejan Vinciç tüm setlerde girmiş)
Pasör Çaprazı : Atanasijeviç
Smaçörler : Wlazly - Cala (İlk 3 set oynamış)  (Winiarski 3.set girmiş.4.5.setler oynamış.Cupkoviç 3.set'te girmiş,Bakiewicz 3.4.5.setlerde girmiş)
Ortalar : Pilinski - Kooistra (Klos) 2.3.4.setlerde girmiş)
Libero : Pawel Zatorski


 Skra Belchatow'u aslında tanıtmaya fazla gerek yok.Erkek Voleybolun 1.sırada olduğu Polonya'nın en önde temsilcisi yıllardır.
 Geçen yıl kendi evlerinde düzenledikleri Final Four'da ilk gün Arkas'ı 3-0 yenerek finale çıktılar.Finalde Zenit Kazan'a 3-2 yenilerek Avrupa 2.si oldular.
   Sezonu da Dünya Kulüpler Şampiyonası 3.sü olarak kapattılar.
  O kadrodan 3 İlk 6 oyuncusu Pasör Miguel Falasca,Milli takım oyuncuları Smaçör Bartosz Kurek ve Orta oyuncu Marcin Mozdzonek'i kaybettiler.
 Yerlerine Sloven pasör Dejan Vinciç,Kübalı Yosleyder Cala'yı transfer ettiler.
 Orta oyuncu almadılar ellerindeki oyunculardan dolduruyorlar.
Katar'daki Dünya Kulüpler Şampiyonasındaki maçlarda gördüğümüz kadarıyla henüz yeni transferler Vinciç ve Cala takıma direkt girmiş değil,eski oyuncularını kullanıyorlar.

 Oynadıkları 4 maçta hemen hemen şu 6(7) ile oynadılar ; 
Pasör :
Pawel Woicki
Pasör Çaprazı : 
Aleksandar Atanasijeviç 
Smaçörler : 
Michal Winiarski 

Mariusz Wlazly
Ortalar :
Daniel Plinski 

Karol Klos

Libero : 
Pawel Zatorski

  3 direkt oyuncunun ayrılmasından sonra ilk 6'da yaptıkları en önemli değişiklik Pasör Çaprazı Wlazly'yi Kurek'in yerine 4 numara Smaçörü olarak oynatmaları,Pasör Çaprazı olarakta Atanasijeviç'i oynatmaları olmuş.
 Atanasijeviç Katar'da çok iyi performans göstermiş.Kendisini bizim İvan Miljkoviç'in Sırp Milli takımındaki Veliahtı olarak biliyoruz.İvan varken yedeğiydi ve Genç Milli takım kaptanıydı.
Maçları izleyemediğim için Wlazly'nin manşet'e girip girmediğini,girdiyse manşetinin nasıl olduğunu bilemiyorum.
 Eğer bizim maçta da bu konfigürasyonla çıkarlarsa - ki öyle tahmin ediyorum - Wlazly üzerine
servisi yıkmak akıllıca olabilir.
 Yosleyder Cala da Fransa Tours takımı ile oynadığımız maçlardan bildiğimiz iyi oyuncu.
Her an hazır bekliyor olacak.
 Orta oyuncu Mozdzonek'in yerine geçen yıl fazla oynama şansı bulamayan Klos oynuyor.
Gene ellerinde çok tecrübeli ve iyi Hollandalı Kooistra var.
Pasör olarak yeni transfer Dejan Winciç değil geçen yıl 2.pasör konumunda olan Pawel Woicki oynuyor.Vinciç'te her an hazır bir alternatif.
 Geniş ve alternatifli kadroları var.
Salon atmosferlerini söylememize gerek yok.
  Bize gelince ; 
Hazırlık döneminde Serkan'ın Milli takımda olması dışında tam kadro çalışma imkanı bulduk.
Ancak bu seferde önce İvan'ın sonra Arslan'ın uzun süreli ciddi sakatlıkları sorun oldu.
 Bu yüzden Polonya da katıldığımız turnuvada iyi bir görüntü vermedik.
Sezon öncesi hiçte hazır olmamamıza rağmen tecrübe ve klas farkı ile Süper Kupada ezeli eğlencemiz gs'yi yenerek kupayı aldık.
  Fakat lige hiç iyi başlamadık.İlk hafta Çankaya Belediyesi Anka'yı zorla 3-2 yenebildik.
Bu hafta sonu ise bu kez 3 yabancıyı da oynatabilme imkanımıza rağmen Maliye Milli Piyango'ya 3-1 yenildik.1.seti aldıktan sonra 2.seti 30-28 kaybettikten sonra adeta maçı bıraktık ve 3. ve 4.setleri çok çok kötü oyunla kaybettik.2.seti oradan alsak maçı da alırdık ama gene de
takımın oyun kalitesi çok düşük.

 'Klasik Sezon Başı Sendromu'' diyebiliriz ama Avrupa macerası geldi çattı.
Son Maliye maçı kadrosuna sadece Orta oyuncu Bjelica katılacak.Onun katılması neyi ne kadar değiştirecek göreceğiz.
 Fakat Avrupa maçları farklı olur.Konsantrasyon mutlaka üst düzeyde olacaktır,olmalı da.
   O yüzden hiçte ümitsiz değilim.Favori tabii ki Skra takımı.Elimizden gelen mücadeleyi göstereceğimize inanıyorum,galibiyet'te neden olmasın ancak çabuk çözülüyoruz.
O nedenle 3-2'lik bir yenilgi ile 1 puan alarak başlamak bile hiçte kötü olmaz.
İşin sırrı etkili servis atmak ve iyi manşet getirmek.Çünkü onlarda iyi servis atıyor.
Tabii bloklarımızın Bjelica'nın da katılımı ile işlemesi bir diğer nokta.
Blok arkası savunmamızın da iyi çalışması lazım.Kısacası Voleybolun tüm doğrularını
eksiksiz uygulanması gereken bir maç.

  Avrupa maceramızın hayırlı olması dileğimle Başarılar diliyorum.

YAYIN
 * Maçı NTV SPOR Çarşamba günü 19.00'dan itibaren Canlı yayınlayacak.
Polonya da ise Polsat Sport verecek.
Şu linkten belki yayın olabilir ; 
http://www.skra.tv/


FİKSTÜR
24.10.2012 PGE Skra Belchatow - Fenerbahçe Grundig İstanbul 19:00 (D)
31.10.2012 Fenerbahçe Grundig İstanbul – Dinamo Moscow 19:30
15.11.2012 Tomis Constanta – Fenerbahçe Grundig İstanbul 20:30 (D)
21.11.2012 Fenerbahçe Grundig İstanbul – Tomis Constanta 19.30
05.12.2012 Dinamo Moscow – Fenerbahçe Grundig İstanbul (D)
12.12.2012 Fenerbahçe Grundig İstanbul – Skra Belchatow 19:30


STATÜ
Bu sezon statü değişti.İşimiz daha zor.7 grup 1.si direkt çıkıyor.En iyi 2.lerden de 5 takım 12'li Play Off'a kalıyor.3.cülerden CEV Cup'a devam v.s.