Arslan Ekşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arslan Ekşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2013 Salı

EKSİK FENERBAHÇE GRUNDİG LİGDE YENİLGİSİZ DEVAM EDİYOR!!!



   Tebrikler takıma çok güzel galibiyet. İvan ve Fonteles gibi 2 önemli silahımız olmadığı, Turgay’ın adeta Maliye'nin 7.adami gibi oynadığı, Marshall, Metin ve Ortalarımızla hücum edebildiğimiz Maliye MP gibi dişli bir takıma karsı iyi bir oyunla puan vermeden yenmek hem sonuç olarak önemli hem de takımın potansiyelini yansıtması acısından oldukça önemli.



           Evet, Arslan-Marshall A.S. Maliye'ye tüm ödemeleri peşin yaptı. Uzun süredir yükselen performanı bu maçta da devam etti. Kemal ve Emin'i çok efektif kullandı , çok güzel noktalarda onları top ile buluşturdu ve her iki oyucumuzunda yüksek yüzdeler ile maçı tamamlamasında yardımcı oldu. 

Emin   % 83 ile  7 sayı   ( 1 blok ) 
Kemal % 75 ile  7 sayı   ( 1 blok ) 



        Takım 88 kez hücum etmiş Arslan 14 kez orta oyuncularımıza pas vermiş.  Yani toplam hücumumuzun % 15 ini orta oyuncularımızdan kullanmışız. bu rakamı % 25 ler seviyesine çıkarttığımız zaman hem daha iyi bir takım oluruz hemde Arslan daha iyi bir pasör olur. Beklentimizin altında ama yinede geçmiş senelere göre sevindirici rakam hemde iyi paslar ile ortaya dönmüş olması son derece güzel bir durum . 



         Marshall muhteşem oynadı. Hep dua ediyoruz Allah onu sakatlıklardan korusun , 34 yaşında ama bu seneye maşallah çok iyi girdi özellikle İvan ve Fonteles yokken takımı sırtladı . % 57 ile 17 hucum,4 servis sayisi,3 blok toplam 24 sayı ve +10 verimlilik ile oynamış. İşte Marshall gibi tecrübeli ve kariyerli bir Ustadan beklediğimiz bu takımı sırtlaması. Castellani geri dönüşü ile beraber bütün takımın arttığı gibi Marshall'ın servis kalitesi inanılmaz derecede iyileşme var. bugun yaptığı 4 ace onun adına çok önemli.. Marshall iyi servis attığı müddetçe durdurulması imkansız bir smaçöre dönüşür. Allah'tan rakip onu servisleri ile fazla yormadı . 

  Tabii Marshall'ı  böyle iyi oynatan Arslan’ı da kutlamak lazım muhteşem hücum varyasyonları gördük özellikle asansörler, arka orta 6 numara hücumları. çok iyiydi .Zaten Arslan'ın en iyi yaptırdığı hücumlar tartışmasız 6 numaradan hücum ettiğimiz varyasyonlar oluyor. Hem Fonteles ( oynadığı zamanlarda ) hemde Marshall 6 numaradan yani 3 metre çizgi gerisinden çok iyi hücum eden smaçörler. 



Genç Metin kardeşimiz de 20 yaşının tecrübesizliğini zaman zaman yaşasa da İvan gibi bir abidenin yokluğunu hissettirmemek için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. 1.setin sonlarında 3 kez üst üste dışarı attı orada güce çok yükleniyor, biraz bileğini kapatarak topları çektirse o toplar içeri düşer, zamanla bunları da yapacaktır. % 52 ile hücum etmiş 17 sayısı var +7 ile oynamış Aferin Metin. Ukrayna da da 22 sayı ile takımımızın en skorer ismi olmuştu. Bu kardeşimiz bizim geleceğimiz adına çok önemli bir oyuncu. Kendisi altyapımızın bir güzel projesin , yaşına rağmen çok güçlü bir oyuncu , fiziki olarak hiçbir eksiği yok ,kendisi açısından çok büyük bir şans. İvan'dan biraz teknik bilgiler kapması lazım , önünde güzel bir örnek var. Ivan'ın etinden sütünden mutlaka faydalanması gerekiyor , Ivan 'ın Metin ile yakından ilgilendiğini biliyorum. bir süre daha Ivan'ın bizimle beraber kalması hem Fenerbahçe hem Metin hemde bizler için daha iyi olacaktır :) Metin zor pozisyonlar geldiği zaman plase ile sayı alabilmesi konusunda kendisini biraz geliştirirse çok uzun yıllar Pasör çaprazı mevkisinde yabancı oyuncu oynatmayız. 



Turgay takımımızın gösterişsiz ancak faydalı 7. adamlarındandır. Geldiğinden beri sanırım en kötü oyununu oynadı hücumda 10/0. Ancak 22 manşette hiç hata yapmayarak da onu telafi etti (%46-27-) Ediz ile 2.set'te kısa sure yer değiştirdi Ediz 1/1 hücumla girer girmez görevini yaptı. Uzun vadede Ediz kardeşimiz manşetini düzelttiği takdirde çok önemli bir 4 numara smaçör olacaktır. 

Serkan’da mükemmel bir manşet performansı sergiledi. % 81 (77)  Hâlbuki 3 gün önce Ukrayna da göçmüştü ve 3-1 alacağımız maçı 3-2 kaybetmiştik. Kısa zamanda kendisini mental olarak toparlaması da önemli. 

İlk yarıyı 11 maçta yenilgisiz kapattık ancak. 3-2 yendiğimiz Halkbank’ın ardından 2. sıradayız. Ziraat Bankası maçını 3-2 kazanmamız 1 puan kaybı liderliğe mal oldu. Dün Arkas-Halkbank maçından bir şeyler bekliyordum liderlik için ancak Halkbank yakın gecen 2 seti 25-23 ve 27-25 almasını bilerek 3-1 kazanmış ve benim beklentilerimi boşa çıkarmış. Artık 2.devre de ayni şekilde devam ederek liderliği alırız inşallah.


19 12 2013 Saat 18.00 de Challenge Cup da Ukrayna takımı ile 3-2 yenildiğimiz maçın rövanş mücadelesine çıkacağız. kulübümüzün üvey evladı olan bu şubeyi bu kritik maçta kendi başların bırakmayalım , imkanı olan herkesin bu maça gelmesini rica ediyorum , biz bu kupanın favorisiyiz. Deplasmandaki maçta hem eksik oyuncular hemde şansızlık yüzünden 3-2 lik bir malubiyet almış olsak da biz bu takımı burada rahatça yenebiliriz ama onları yanlız bırakmayalım lütfen.


Edit : Bu değerlendirmenin tamamına yakını Gürol abime ( Efsane Mrsiç) aittir. Biz sadece derledik ve burada yayınladık. 

Herkese saygılar sevgiler

Cem Ağrak 






7 Aralık 2013 Cumartesi

BU SEFER KÜFÜRSÜZ DERBİ ... GALATASARAY 0-FENERBAHÇE GRUNDİG 3 .

     

     İş ziyareti sebebiyle  Bursa'ya gittiğim için maçın ilk setini canlı izleyemedim , neyse ki yeni kurmuş olduğumuz www.parkedefener.com forumumuzdan skor takibi yaparak merakımı gidermiş ve neredeyse izlemiş gibi canlı olarak maçı takip ettim. ( buradan tün kardeş ve dostlara uyaralım , Araba kullanırken dikkat dağıtacağı için telefon ile meşgul olmayın , ben yapıyorum siz yapmayın :) ) 

       ilk seti o kadar rahat geçtik ki , forumdan takip ederken Galatasaray tarafı skor sayıları sabit kalıyor ama Fenerbahçe Grundig kısmı 1 er 1 er artıyordu. Sonuçta ilk set rakibi ezerek ,takım halinde % 70 lerde hücum ederek 25-13 ile sonuçlandı. Hani rakibi ikiye katladık desek yalan olmaz. Rakibimiz cidden çok kötü ve önceki senelere göre düşük kalite bir takım ama yinede wildcard ile filan bile olsa Cev Şampiyonlar liginde oynayan bir takımı böyle ilk sette hezimeye uğratmak büyük başarı. 

     Maçın ikinci setinde eve geldim ve tvyi açtığım zaman Galatarasay oyuncusu Küba'lı smaçör Bell'in talihsiz sakatlığına denk geldim. Ne olursa olsun sağlık ve insan her şeyden önce gelir , rekabet farklı bir şey ama insanlık herşeyden önemlidir. Kendisine çok geçmiş olsun diyorum , Küba milli takımından tanıdığım sevdiğim değer verdiğim bir isimdir , umarım sakatlığı ciddi değildir. Bu vesile ile geçen haftaki küfürlü Galatasaray -Fenerbahçe maçı sonrasında voleybolmagazin sitesinde yer alan yazıyı buradan protesto ediyorum , öyle sokak ağzı ile külhanbeyi tavırları ile oyuncumuz Anete ile ilgili yazılan yazı hiç yakışık olmadı , daha ağır kelimeler kullanmak istemiyorum. O yazıyı yazan umurumda değil ama o yazıyı editlemeden o siteye koyanları kınıyorum. 


         Aslında ikinci sete rakip daha dikkatli ve daha iyi servis atarak başlamış fakat Bell sakatlanınca moral olarak geri düştüler. ikinci teknik molaya kadar başa baş giden bu seti 19-18 den sonra İvan'ın ace ve Fonteles servisleri ile kopardık ve 25-21 ile maçı 2 -0 a getirdik..


         Son sete biz durgun rakip ise son şansları olduğu için daha hırslı ve istekli başladı , ilk teknik molayı 8-6 önde geçirmemize rağmen sonra Galatasaray yaptığı atak ile ikinci teknik molaya 16-14 önde girdi. Castellani'nin gerekli uyarılarından sonra takım kendine gelince set 21-18 e geldi , karşılıklı sayılar ile 24*21 e getirsek de 2 kere maç sayısından yararlanamadık , 24*23 olduktan sonra Arslan'ın güzel pasında maçın yıldızı Ivan seti sonlandırdı ve seti 25-23 maçıda 3-0 alarak  yenilgisiz yolumuza devam ettik. 




         Bayanlardaki derbinin aksine çok fazla küfür olmadı , maça o kadar hızlı girip ilk seti 25-13 kazanınca sanırım hem rakip hemde seyirciler ne olduğunu anlayamadılar . İkinci set başı küfür başlayınca hakem kaptanı çağırıp uyarı yaptı , zaten 2-0 olduktan sonra rakip seyirci salonu boşalttı ...



     Yukarıdaki istatistik kağıdına bakınca takımımızın inanılmaz hücum yüzdesi karşısında saygı ile eğiliyorum. 

       Çok eleştirdim ama pasörümüz Arslan muazzam oynuyor , yine maç içinde 3 -4 kez yanlış tercih yapmış olsa da çok güzel oynattı takımı , smaçörlerimizin hücum yüzdelerinde Arslan'ın pas kalitesinin de etkisi büyük. 67 hücumda 10 kez ortaları kullandı, çok iyi manşet gelmemesine rağmen ortalara yüksek hücum yüzdesi ile oynamış olması çok güzel. Kendisi de 4 kez hücum etti ve 3 direkt sayı 1 de blok ile 4 puanlık bir katkı yaptı, 6.8 puan almış ( 3 4 tane pas hatası olmazsa 7 puan üzeri çok rahat alırdı ) . Belirtmem lazım arka ortaya çok güzel pas atıyor. Hem Fonteles hemde Marshall ile  arka ortadan güzel hücumlar yaptık 


      Fonteles Japonya dönüşü bu maç ile ritmini bulmuş oldu. Manşet konusunda biraz aksadı ama hücumda çok iyiydi , % 74 gibi muazzam bir yüzde ile oynadı , 3 ace 1 blok ile toplam 18 sayı ile takımımızın en skorer ismi oldu. Servis ritmini bulmuş sayılır. Çok iyi servis attı , cidden çok önemli bir oyuncu , çok güçlü ve hızlı bir kolu var. 

         Rakibin bütün servisleri Marshall'a yıkmasından dolayı biraz yıprandı ve hücumda görece düşük bir yüzde ile hücum etti , başkası için çok iyi olabilir ama Marshall için % 47 düşük bir yüzde sayılır. 

         Bu maç çift libero ile oynadık . Serkan ve ikinci set ortasından sonra genç oyuncumuz Burak oynadı , Burak bence Serkan'a göre daha iyi manşet alan bir oyuncu , Serkan gibi savunma ritmini bulabilirse 2 seneye kalmaz formayı ondan alır. 



          Tabiki Ivan Miljkoviç için torpil yapacağız. 1979 doğumlu bu beyefendi ama cidden tam bir beyefendi bu maç % 74 ile hücum etti 16 sayısı var. % 74 beyler/ bayanlar mevki pasör çaprazı .. millet % 50 leri zor buluyor bulduğu zaman kendisini başarılı hissediyor , % 74 hücum yüzdesi cidden mükemmel tek kelime ile mükemmel ,Allah nazarlardan saklasın , Ivan galatarasay maçlarını her daim sever geçen sene 3-2 yendiğimiz maçı alan isim olmuştu. pasör çaprazınızın 6.7 puan aldığı bir maçı bırakın kaybetmeyi set bile vermezsiniz. Hücumdaki muhteşemliği haricinde savunmada çok gayteliydi , bir pozisyonda çok zor bir top çıkardı sonra Marshall a güzel bir pas verdi. Bu adam bu sporu bıraktıktan sonra ben ne yapacağım kara kara düşünüyorum :( 

          Başta hocamız Castellani olmak üzere bütün takımı kutluyorum . Namağlup devam ediyoruz , rakibimiz zayıf da olsa Galatasaray galibiyetleri keyifli oluyor. 

Edit : tüm değerli dostlarımızı yeni açtığımız http://parkedefener.com/forum'a bekliyoruz ..

Herkese saygılar & sevgiler .

Cem AĞRAK 


3 Kasım 2013 Pazar

DEVLET BANKASINI HORTUMLAMAK !!! HALKBANK 2 - FENERBAHÇE GRUNDİG 3...





               Perşembe akşamının mutluluk sarhoşluğunu üzerimizden atmadan 3 katı bir sarhoşluk durumu içine girdim. İçmeden sarhoş olmak böyle birşey olsa gerek . Gündüz basketbolda erkek/ bayan takımlarımız günü galibiyet ile bitirmiş ben keyifli bir şekilde 17,30 da voleybol maçımızı izleyecek ve sonrasında Bursa-Fenerbahçe futbol maçına geçecektim ki voleybol maçımız 1 saat rötar yapınca planda değişiklik yapmak zorunda kaldım. Zor bir tercih olsa da İvan varsa benim için akan sular durur o yüzden Fenerbahçe-Grundig maçını izlemeye karar verdim. 

         Maç detayına girmeden önce belirtmem lazım ki bir yandan voleybol izlerken diğer taraftan internetten skor takibi yapıyordum, ilk iki set 2*0 geriye düşmemiz ve Bursa'da 1*0 geri düşmemiz ile beraber kara bir akşam olacak derken , 3ncü seti alınca maçı alma ihtimalini düşünmeye başladım. Bir yandan maçı izlerken diğer taraftaran futbol maçı 1-1 ve sonrasında 2-1 olunca ağız kulaklara gitmeye başladı , 4ncü seti de alıp 2 -2 yapınca Kalecimiz Volkan sağolsun olaya '' madem voleybol 2*2 olmuş bizim maçta 2*2 olsun '' bakış açısı getirip gol yumurtlayınca tv başındaki son set heyecanımda mideme oturmuş oldu. İvan sayıları ile öne geçtiğimiz tie-break te maç sayısı için servis sırası geldiğinde diğer tarafta Egemen kardeşimin 3 ncü golü attığını öğrenip sevinçten zıplamaya başlamışken Fonteles devreye girip çivi gibi servisi ve aldığı maç sayısı ile şu andaki cümleyi bir türlü bitiremeyen ruh haline bürünmeme sebep oldu..

            





          Maça her iki takımda servisleri zorlayarak başladı.20 li sayılara kadar başa baş geçen maçta ufak hatalar yapan taraf biz olunca setlerde 2-0 geriye düştük ( 25-22 ve 25-23)  . Bu iki sette ne yazık ki kırılma anlarında Arslan hatalı tercihlerde bulundu , İvan'ı yeterince topla buluşturamadı ve oyuna bir türlü sokamadı , Marshall'ı zora bırakacak bir kaç top atınca setleri almak zaten imkansızdı. Şunu belirtmek lazım ki Halkbank gerçekten çok iyi bir takım , çok iyi iki tane smaçörü var , orta oyuncuları Türkiye'nin en iyi iki orta oyuncusu ( ikisi de bizim altyapı ürünümüz ) , büyük yatırım yaptılar çok iyi bir hocaları var ,Ayrıca dünya klasında bir pasöre sahipler , Brezilya Milli takım yedek pasörü Raphael cidden çok kaliteli bir pasör takımını çok iyi oynatıyor , smaçörlerine bloksuz bir çok pozsiyonda smaç vurdurdu.

             Halkbank takımına karşı % 100 dikkatli ve hatasız oynamak gerekiyor , kaybedilen ve Arslan'ın hataları tercihlerinin bol olduğu ( Arslan tam sağlıklı değil bunu belirtmek lazım , dizinde sorun devam ediyor , özveri ile oynadığı içinde teşekkür ediyorum ) ilk 2 setten sonra çok hızlı girip çok iyi servis attığımız 3ncü seti rahat bir şekilde (17-25) alıp maç içinde kaldık. Bu sette Castellani'nin uyarılarını dinleyen Arslan daha doğru tercihler yaptı Fonteles'i 6 numaradan yani 3 metre çizgisi arkasından güzel kullandı , İvan'ı maçın içine dahil edince set gelmiş oldu. Castellani hocamızın 3ncü set itibari ile bloklarda yer tutma konusunda yavaş kalan İbrahim yerine Kemal alması setin bize gelmesinde önemliydi. Aslında maç genelinde her iki takımın da blok sayısı sadece 5 te kaldı , bu düşük blok rakamı her iki takımında hücum performansı anlamında ne denli kaliteli oyunculara sahip olunduğunun kanıtıdır.

            4ncü set yine karşılıklı iyi servisler ile geçti. Halkbankası ile ilgili şöyle bir ayrıntı vereyim . Pasör çaprazsız oynuyorlar. biraz açalım ; Osmany ve Matey smaçör pozisyonunda görev alıyorlar. Burutay ise pasör çaprazı olarak oynuyor ama Burutay manşet alabilen bir oyuncu olduğu için servis karşılamaya giriyor. Fenerbahçe nin 2 sene önce bayanlarda Ze nin deneyip başarılı olduğu Sokolova-Logan-Kim 3lüsü gibi oynuyorlar. Yani servis karşılamada daha az yıpranıyorlar zaten liberoları Nuri'den sonra diğer 3 smaçörleri 15 şer kez servis karşılamışlar. Özellikle maç genelinde İvan'ın servisleri karşısında Matey çok zor durumlara düştü , Servis karşılamada hem Matey ( %27-%13 )  hemde Burutay (%33-%7 )  resmen çöktüler. Bu set çok daha çekişmeli geçse de maç sonunda 25-22 ile gülen taraf biz olduk ve maçı tie-breake taşıdık. 

            Tie-Breakte ise Halkbank Osmany ve Matey servise asılınca 7-4 geriye düştük fakat sonrasında Fonteles'in iyi servis turu Marshall sayıları ile 9*8 önde geçtik , İvan hem bu set hemde 4ncü sette karşısındaki 3 lü bloklara rağmen inanılmaz tekniği sayesinde çok fazla blokouttan sayı aldı. 9-8 sen sonra karşılıklı sayılar ile geçilirken 15-14 öne geçen Fenerbahçe-Grundig Fonteles'in inanılmaz servis ve ace ile bu zor maçı 3-2 kazandı. Emeği geçen bütün oyuncularımızı tebrik etmek istiyorum , 

           Castellani gibi inanılmaz sakin kalender ve iyi bir hocamız var. Sahaya oyunculara inanılmaz hakim, maç genelinde devamlı Arslan ile iletişim halinde oldu ve oyunu iyi yönlendirdi , aksayan blok sorunumuza anında müdahale etti Kemal hamlesi blok tutma konusunda takımın direncini artırdı , Castellani bana inanılmaz derecede güven veriyor. 

Galibiyette pay sahibi oyuncularımıza kısaca değinelim ;

  • Arslan : sakat olmasına rağmen oynadı bu özverisi için öncelikle teşekkür ediyorum. Kendisini çok eleştirdiğimi herkes bilir ama iyi oynadığı zaman hakkını vermesek olmaz. kötü geçen ilk iki setten sonra çok iyi 3 set oynadı , maçları izlese ve basitçe yaptığı tercih hatalarından vazgeçse daha iyi olacak ama inatçı bir yapısı var kafayı hatasına taktımı bir türlü o hatasından sıyrılamıyor ve yine tercih hataları yapıyor. Özellikle 4 numara smaçörlerine topu atarken biraz dikkat etmeli zaten rakibin blokları çok iyiyken pasör attığı top ile smaçörünü onların kucağına bırakmamalı , bu maçta bir kaç kez Marshall'ı şekilden şekilde soktu , bu hatalarını zamanla yapmaz diye umut ediyorum
  • Marshall : İlk senesindeki performansına yakın bir seviyede oynuyor. İnşallah herhangi bir sakatlık sorunu olmaz. Sağlıklı bir Marshall bize çok katkı verir.  Rakip takım bütün servislerini Marshall ve SErkan üzerine yıktı. Manşet % 50 % 21 . 5 tane manşet hatası var. Normal bir rakip karşısında bu rakamlara laf edilebilir ama karşı takım özellikle Matey/Osmany/Emre gibi çok çok iyi servis atan oyuncular olduğunu düşününce bu yüzdeleri normal karşılamak lazım . Hücumda iyi oynadı % 48 ile 17 sayı ( 1 ace 3 blok ) ile oynadı. 6 servis hatası onun adına eksi bir hane olarak yazılabilir ama blok konusunda takımın en iyisiydi. Zaten Marshall dan iyi servis performansı beklememek lazım. Onunla ilgili herhangi bir form endişem yok sağlıklı olsun bana yeter. 
  • Fonteles : Bu yürekli delikanlı maçın her anında çok coşkuluydu. % 41-%24 ile manşet aldı 2 manşet hatası var. Mükemmel servis kullandı . 6 hatası var ama 6 kez ace aldı ayrıca bütün servislerinde ace olmazsa bile rakip çok zor hücum kurdu. Çok güçlü ve hızlı servis atması çizgi hakemlerinin işini cidden zorlaştırıyor. Maç içinde 2 tane servisine dışarıda dedi hakemler ama tekrarını izlediğimiz zaman topu çizgi üzerine düştüğünü gördük. Fonteles'in ilginç bir stili var. hem hızlı bir oyuncu hemde yel değirmeni gibi kolu var. Topa vurmak için zırpladığı zaman bir bakıyorsunuz kol havada bile değil ama havada çok hızlı bir şekilde o kolu yukarı çıkartıp o topa vurabiliyor. bu maçta 6 numaradan iyi hücumlar izledik. Zor pozisyonlarda hiç geri adım atmıyor ve çok güçlü bir oyuncu , bugun kendisini keyifle izledik. % 50 ile hücum ederek 26 sayı ile takımın en skorer oyuncusu oldu. Savunma çok gayretliydi sanırım 4ncü sette çok zor bir pozsiyonu çevirmek için soyunma odasına kadar koştu ve o topu çevirdi, takımın İvan ile beraber abisi gibi çok heyecanlı hırslı ama gerekli yerlerde takıma yön veriyor. Maçı kazandırdığı son ace sonrası direkt olarak seyirciye koştu ve ne kadar hırs ile mücadele ettiğini onlara gösterdi . 
  • İvan Miljkoviç : Nazar değdirmekten korksam da hak ettiği övgüleri yazmadan geçmeyeceğim. 6,3 puan ile takımın en çok puan alan oyuncusu. Pasör çaprazlarının en çok puan aldığı maçlar çok nadir olur. Halkbank gibi çok iyi blok tutan , İvan'a neredeyse bütün pozisyonlarda 3 blok hazır tutan bir ekibe karşı % 58 gibi inanılmaz bir yüzde ile oynadı. 1 hücum hatası 2 kez blokta kalma.. 2 ace ve 25 sayı ile maçı bitirdi. 4 ncü set ve tie breakte neredeyse çoğu sayıları 3 lü bloklara karşı vurduğu ve aldırdığı blokoutlar sayesinde oldu. Neden mevkisinde dünyanın en iyisi olduğunu ispatlıyor. 40 kez topla buluşmuş ama bu topların en az 35 i hep çok zor toplardı. Şöyle ağız tadı ile bloksuz veya tekli blok üzerinden vurduğu top iki elin parmaklarını geçmez adam zaten 4 yıldır bizde hep aynı şekilde hücum ediyor. Savunma yapmayı çok sevmediğini söylemiştim ama geçen sene olduğu gibi bu sezonda doğru yerde durma , zor topları çıkartma çabalama konusunda hiç vazgeçmiyor. Bu kariyere sahip ve savunma için dezavantaj sayılacak bir fiziğe rağmen topu çıkartabilmek için reklam panolarına uçmaktan veya takımın benchini devirmekten geri kalmıyor. İvan bu takımın kalbi , beyni, güvencesi , sigortası kısaca ana unsuru. Arslan veya Ceyhun kardeşlerimin aklından bu konu çıkmamalı.
           Çok güçlü bir rakip karşısında hemde 2 -0 geriye düştükten sonra alınan bu galibiyet her açıdan çok önemli. Henüz tam takım oturmadı halen orta oyuncu ve blok tutma konusunda sıkıntılarımız var ama bu halimize ile bu deplasmandan galibiyet ile dönüyoruz. İnanılmaz mutluluk verici bir durum. Bugün gövde gösterisi yaptık, şampiyonluğun kolay olmadığını Halkbank takımına gösterdik, bir aksilik çıkmaz ise daha önceki turlarda karşılaşmaz isek Lig finali Halkbank ile oynarız , bizimle oynarken ayakları yere bassın biraz korksunlar. Bu takım Challenge kupasını alacak güçte .

        Bu güzel cumartesi günümüzü galibiyet ile sonuçlandırdıkları için bütün oyuncular ve kenar yönetimine teşekkür ediyorum.

Herkese saygılar ve sevgiler 
Cem Ağrak

          
NOT : Maçın Adamı Felipe Fonteles'i kutlamıştık Twitter da Sağolsun geri dönüş yapmış.Sevindik ve buraya da aldık :))




12 Ağustos 2013 Pazartesi

FENERBAHÇE GRUNDİG ,KAPTANLIK MESELESİ VE İLKESİZLİK...


          Hazır moralimiz bozuk bir şekilde haftaya başlamışken araya bir voleybol yazısı sıkıştırmak iyi gelir dedim ve bilgisayar başına oturdum . Aslında Fenerbahçe ile üzülmeye bu aralar o kadar çok alıştık ki bünye çok etkilenmedi hemen toparladı , zaten bugun benim 7nci evlilik yıldönümüm o yüzden hemen kendimizi toparlamak lazım..

               Takımımız ile ilgili çok detaylı bir yazı yazmayacağım çünkü yaz başından beri birçok kardeşimiz bu konuda fikirlerini belirtti , kabus gibi geçen bir sezondan sonra hocamız değişti .Gönderilmesine anlam veremediğim Castellani geri geldi, tam bir ritm tutmuşken hoca bize ülkeye klübe alışmışken onu gönderip bir senemizi çöpe atmış olduk. Neyse hatanın neresinden dönersek kardır diyerek önümüze bakalım . Castellani gelirken Brezilyalı smaçör Luis Felipe Fonteles'i de getirdi. Fonteles 29 yaşında oyunun her iki yönünü de iyi oynayan çok kaliteli bir smaçör. Geçen sene Polonya liginin en ses getiren oyuncularından birisiydi . Polonya kupası MVP si oldu , ayrıca Zaksa ile beraber oynadığı Erkekler Final 4 da ' En İyi Servis Atan Oyuncu '' ödülünü kazandı. Fonteles çok hırslı ve bu oyunu tutku ile oynayan bir oyuncu. Mutlaka ve mutlaka çok katkı verecektir. 

              Takımın lideri efsane çaprazımız İvan ile devam ediyoruz. Reisin yaşı 34 yavaş yavaş kariyerinin sonuna geliyor , şu adamdan doğru düzgün faydalanamadığımız için çok üzülüyorum. İvan yaz başı takımdan ayrılma durumu olmuş olsa da Castellani ile konuştuktan sonra takımda kalmaya karar verdi. Tabi 1 senedir olan şubede bitenlere alışmak İvan gibi bir amatör ruhlu profosyonel sporcu için oldukça zor olsa gerek !!!.. Takımımızın diğer yabancısı Marshall ile de sözleşme fesih edilemediği için devam ediliyor. geçen sene 34 yaşındaki ve malum diz sakatlığı olan (bu arada kendisini çok severim çok beğenirim ve çok saygı duyarım ) bu Küba'lı dostumuz ile 2 senelik kontrat yapmak ise muhteşem bir yöneticilik becerisidir. Bu çok büyük bir vizyondur !!! Aslında bu noktadan sonra çok fazla yazmaya gerek yok... Neyse konuyu saptırmayalım , yaz başı kendisini İtalyan klüplerine tabiri caizse '' itelemeye '' çalıştık ama hem bizde kazandığı parayı ona bu yaşta verecek klüp bulmak çok zor hemde diz sakatlığı sebebi ile herhangi bir takım kontrat imzalamak istemedi. Bu seneyi de '' Allah'ım ne olur Marshall sakatlanmasın '' duaları eşliğinde geçireceğiz , sağolsun sayesinde bol bol dua ediyoruz. Aslında 3 tane çok iyi ve çok kaliteli yabancı oyuncumuz var ;

Yabancı rotasyonu :
Pasör Çapraz : İvan Miljkoviç 
Smaçörler : Marshall ve Fonteles ,sezonu bir aksilik çıkmaz ise 3 yabancı ile tamamlayacağız. 
Yerli Rotasyonu : 
Pasör : Arslan 
Orta oyuncular : Kemal / Emin Gök 
Lİbero : Serkan .

             Aslında şu yukarıdaki tabloya baktığımız zaman Yerli /Yabancı oyuncu kalitesi arasında dağlar kadar fark var. Yabancı oyuncularımız ne kadar iyi ve kaliteliyse de yerliler tam zıttı vasat oyuncular.  Bu noktada en güvendiğim isim hocamız Castellani. Hocamız mutlaka bu oyuncu grubundan iyi bir harman yapıp uyum sorunu olmadan mücadele eden ve her oyuncunun sahaya maximumunu vereceği bir takım ortaya çıkaracaktır. 

               Sakatlık sorunu olmaz ise Marshall çok büyük bir güç , kendisi kötü servis atması haricinde smaçör pozisyonu için biçilmiş kaftan , oyun bilgisi , savunma , blok tutma konularında çok önde bir isim , sağlıklı bir Marhall'in hücum performansını konuşmak büyük hata olur. Fonteles ve ( sağlıklı ) Marshall ile hem hüzum hemde savunmada hemde blok konusunda son derece güçlü bir smaçör mevkisine sahip olacağız. İvan' bu saatten sonra yazmaya gerek yok . O artık mevzuları aşmış geçen sene o rezalet takımı tek başına ayakta tutan, direnen , savaşan aldığı paranın hakkını veren gerçek KAPTANIMIZDIR.

            Transfer yapmamız gereken ama yapmadığımız 1 ay uğraştığımız 100/150 bin euro için kendisini transfer etmediğimiz Burutay mevzusuna kısa bi değinelim . Bu oyuncuyu almadığımız için kafamızı duvarlara taşlara vururuz ama iş işten geçmiş olur. Kafamızı vururuz ile kastım;  bizler yani  taraftarlar . Milli takımda 4 numara sıkıntısından dolayı manşet özürlü Emre 4 numara oynuyorken , memleketinde yabancı sınırı varken ve 23 yaşında potansiyeli olan belli bir kalitesi olan hemde bu renklere gönül vermiş Burutay' ı da almamak 2nci büyük vizyon gösterisidir. 

                 Gelelim en önemli konuya : TAKIM KAPTANLIĞI ..
                
            Diğer takımları bilemem ama Fenerbahçe'nin hangi branş olursa olsun kaptanlık mevkisi çok önemlidir. ( bir çok branşta bu mevki son yıllarda çok dejenere oldu ) Kaptanlık saygınlık ,ağırlık gerektirir, karizma gerektirir , Fenerbahçe'nin kaptanlık bandını takacak adam/ bayan o bandın değerini bilmelidir. Ayrıca kaptanlık bandını dağıtan yönetici abilerimizde onun ne kadar önemi olduğunu bilmelidirler. Geçen sene bir çok saçma sapan olay oldu , o haklı bu haksız mevzusu bu saatten sonra gereksiz , şube ne yaptı ; geçen seneki takım kaptanı Arslan'ı 5 ay boyuncu ''kadro dışı '' bıraktı ve kaptanlığını elinden alarak İvan Miljkoviç'e verdi . Arslan kendi davasında heklıydı haksızdı bu konu sabaha kadar tartışılır ama ne olursa olsun ''Takım Kaptanı'' gibi hareket etmeliydi , 

           Takım Kaptanlığı sanal alemde taraftara oynarak onlara şık görünerek onlara oynayarak YAPILMAZ. Kaptan takımı bir arada tutar , oyuncu ve hoca arasında gerekirse köprü olur , hocanın tarzı iyi olmayabilir , sert olabilir yanlış yapıyor olabilir , takım kaptanı burada devreye girer kabadayılık yapmaz , olası sorunları çözer çözmelidir , herşeyden önemli olan Fenerbahçe takımının çıkarlarıdır. Saha dışında büyük sorunlar yaşanmış da olsa saha içine bu yansıtılmamalıdır,  alınan paraların hakkı verilmelidir. Oyuncular bıraksın taraftar gibi haraket etmeyi , FENERBAHÇE klübünün fazlası ile taraftarı var , herkes haddini bilsin kendi işini yapsın , biz zaten taraftarlığı fazlası ile yapıyoruz, oyuncu arkadaşlar da aldıkları binlerce euro'ların hakkını sahada oynayarak formanın hakkını vererek yapsın kaptan ise kaptanlığını yapsın oyuncu oyunculuğunu yapsın. Geçen sene 5 ay kadro dışı cezası verip , kaptanlığı alınan Arslan Ekşi'ye hediye olarak bu sene tekrar kaptanlık verilmiş. Demek ki bu kararları alan büyükler bizim kadar kaptanlık müessesesini önemsemiyorlarmış , 

               Bu arada oyuncu yeterlilik kısmına gelirsek Ulaş Kıyak boşta duruyorken bizim Arslan ile devam etmemiz büyük bir hatadır. Arslan mental sıkıntılarını geçtim yetenek anlamında da normal bir pasördür. kaptanlık mevzusunu ben önemsiyorum ve alınan bu kararı umursamıyorum, yukarıdaki yazdığım gibi İvan Miljkoviç takımdan ayrılana kadar benim gönlümde ve aklımdaki TAKIM KAPTANIZMIZDIR. 

Herkese saygı ve sevgiler. 

Cem AĞRAK 

           

30 Ekim 2012 Salı

ANLAŞILAMAYAN FORMSUZLUK !!!

           Geç kalmış olsam da hem Kurban Bayramımızı hemde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum.
            Uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazma fırsatı bulamamıştım ama özellikle çok büyük umutlara sahip olduğum Fenerbahçe Grundig'in bu acınası halini görünce dayanamadım. Geçen seneye göre kadromuzu yaptığımız takviyeler ile güçlendirdik . Sadece orta oyuncumuz Emre'yi Halkbankasına kaptırdık onun yerine tecrübeli Ahmet'i aldık , Sırp Milli orta oyuncu Bjelica ve yine İtalyan Milli oyuncu Cernic'i transfer ettik . Gitmesine anlam veremediğim ve çok sevdiğim hocamız Daniel Castellani'nin yerine ise ondan daha tecrübeli , İtalya ligi ve CEV Şampiyonlar Liginde sayısız kupa kazanmış Daniele Bagnoli ile anlaştık.

             Şu zamana kadar yazdığım herşey çok güzel ,aldığımız 2 yabancı kariyerli ve bize Avrupa serüveninde çok katkı sağlayacak oyuncular .Tabi maçlar ve kupalar kağıt üzerinde kazanılmıyor. Voleybol sporu temastan uzak bir spor olduğu için tamamiyle oynayan oyuncuların motivasyonu çok fazla önem kazanıyor. Rakibin ne yaptığından ziyade sizin ne yaptığınız çok çok önemli . Söylemekten yorulmadım yine söyleyeceğim yapacağınız iyi savunma ve atacağınız iyi servisler bu sporda skora etki eden en önemli unsurlar. aldığımız veya alacağımız oyunculara sadece '' aa nekadar iyi top öldürüyor '' gözü ile bakmamak lazım amma velakin bizim takım bu sezon itibari ile (süper kupa maçını saymazsak ) ne hücum edebiliyor nede savunma yapabiliyor.

           İki 4 numara pozisyonumuzda oynayan oyuncumuz Leonel ve Cernic kariyerleri boyuncu hep çok iyi manşet almış ve bu özellikleri ile ön plana çıkmış oyunculardır. Cernic İtalya kariyeri boyuncu Mükemmel manşet oranı bütün lig genelinde ilk 3 olmuş bir oyuncu, Leonel'i anlatmaya gerek yok ama bu iki oyuncuda izlediğimiz 3-4 maç boyunca öyle inanılmaz hatalar yaptılar ki televizyon başında kafayı yememek elde değil. Zaten libero sorunumuz var ne yazık ki erkek voleybolunda Türk oyuncular olarak birçok mevkide olduğu gibi Libero mevkisinde de çok çok gerilerdeyiz( Galatasaray Erkek voleybol takımı bu yüzden yabancı haklarından birisini Bulgaristan milli takım liberosu Salparov'u alarak kullandı ) . Serkan maç içinde savunması fena olmayan ama Servis karşılamalarda ne yazık ki yetersiz bir libero. İvan'ı anlatmaya gerek yok her zamanki gibi yine onca kariyere rağmen halen kaybetmediği ve onu çok değerli kılan özelliği AMATÖR ruh ile oynamaya devam ediyor. bu sene hücumda biraz yüzdesi geçen seneye göre daha düşük ama ( işte esas sorunumuz bu ,az sonra değineceğim ) o kadar kötü paslar geliyor ki buna bile çok şükür.

         Gelelim en büyük problemimize , kadronuzda İvan Miljkoviç'ten 3 tane olsa yinede PASÖRÜNÜZ kadar konuşursunuz . Yerli oyuncu anlamında çok dar olan pasör mevkisinde Türkiye'de elle tutulur iki tane oyuncu var.
1- Ulaş : tartışmasız bu ligin en iyi yerli pasörü , yıllardır kendisini çok beğenirim , kısa boyuna rağmen oldukça atletik ve takımını çok iyi oynatan bir pasör
2- Arslan : Ulaş sonrasında ki en iyi isim , fiziki olarak inanılmaz avantajlı , çok hırslı solak olması çok iyi özellikleri ama MENTAL olarak ne yazık ki bir türlü gelişim gösteremiyor , önemli özelliği olan hırsı yüzünden birçok maç kendisini kaybediyor ve yanlış tercihler yapıyor.
Skra Belchatow maçı için çok fazla takımı suçlamak istemiyorum , rakip 3 tane önemli oyuncusunu kaybetmiş olsa da 10.000 seyirci önünde ve ekol olmuş bir takıma karşı oynamak kolay değil , yine 2 nci set haricinde beklentimin çok üzerinde iyi oynadık ve çok saçma pas tercihlerimiz olmasa Polonya'dan 2 set ve 1 puan alarak dönmüş olacaktık. Gelelim bende dahil birçok taraftarımızın yenilmeye tahammül edemediği Galatasaray maçına. Kadro kalitesi olarak hiçbir şekilde bizimle kıyaslamam zaten yenilgiye çok çok üzülmemin de başlıca sebebi budur.
Her iki takımında esas oğlanları vardı.
Bizim takımda İvan , galatasarayda ise Vladimir
Ulaş Vladimir'i ne kadar oyunun içinde tutmaya çalışıp güzel ve bloksuz vurabileceği paslar attıysa bizim Arslan sağolsun İvan'ı soğutmak için ve blok yemesi veya hata yapması için elinden geleni yaptı , isteyerek yaptı demiyorum zaten öyle bir durumda bizim takımda yeri olmaz, olamaz ,olmamalı...KAPTAN ve PASÖRÜMÜZ Arslan'ın bu kadar kötü oynamaya , kötü pas tercihleri yapmaya hiçbir şekilde hakkı yok , uzun yıllardır kendisini izlerim bu kadar kötü pas attığını görmedim , Smaçörlerimiz toplara vurabilmek için şekilden şekle girdiler , İvan ve Leonel birçok pozisyonda saçma sapan şekilde toplara vurmak zorunda kaldılar. zaten onların yerine başka smaçörler olsaydı maçı 3-0 ve farklı bir şekilde kaybederdik. İvan o gelen toplara rağmen yine % 54 ile hücum etti ama 4 blokta kalma 5 kezde hatası var. Maçı izleyenler hak verecektir bu yüzde ve bu hata oranı gelen pas tercihlerine göre inanılmaz yüksek bir yüzde , Arslan'ın bütün oyuncularımızı sıcak tutabilmek için özellikle smaçörlerimize ( Arslan orta oyuncuları ile oynamayı sevmez , kötü gelen manşette en  kolay yolu tercih eder ve topu smaçörlerimize atar , kendisini en çok eleştirdiğim ve kendisini çok fazla geliştirmediği yönü ) eşit sayıda pas dağıtımı yapmaya çalıştığını anlıyor ve ona saygı duyuyorum ama bu takımın esas oğlanı İvan Miljkoviçtir , onu devamlı sıcak tutmamız gerekiyor 6 hücumda bir kere ve zora düşünce saçma sapan toplar atarak İvan kazanılmaz , İvan'a 5 top fazla gitse sanırım Turgay küsmez , küsecekse de keyfi bilir :)

             Toparlarsak ; Oyuncularımızın hoca ile arasının çok iyi olmadığını duyuyorum , profosyonel oyuncular için bu bahanenin saçma sapan olduğunu düşünüyorum , şu anda başımızda 2000 li yıllarda hem İtalya hemde Avrupa voleyboluna damga vurmuş bir hoca var, hocadan maksimum verim almamız oyuncularında bireysel olarak alabileceği kadar almaları gerekiyor ama antreman sisteminden dolayı hocayı sevmiyorlarmış , senelik hiçbirimizin kazanamayacağı paraları kazanan oyuncuların böyle bahaneleri olmaz buna hakları yok , Oldu olacak onlara sorsunlar kim ile çalışmak istiyorlarsa ona göre hoca transferi yapalım...

             Takımımız iyi ve kaliteli oyunculardan oluşuyor, sorun ne ise otursunlar biran önce bu sorunu çözsünler, daha iyi oynamak zorundalar özellikle kaptanımız ve pasörümüz Arslan'ın taşın altına elini sokmasını rica ediyorum istiyorum , alacağımız sonuçlar onun takımı oynatmasına çok bağlı , kendini seviyor ve ona güveniyorum , biraz hırsını ikinci plana atsın kendisi için avantaja çevirsin ve bu kaliteli oyuncuları iyi oynatsın , eminim ki galibiyetler gelecektir. İvan 33 yaşında 2 bilemedin 3 sene daha oynar , elimizde bu kalitede bir adam varken Avrupa'da bir şeyler yapmalıyız.


            Çarşamba günü  bu işin ekollerinden birisi olan Rusya'nın güçlü takımı Dinamo Moskova ile Burhan Felek spor salonunda karşılaşacağız. Galatasaray maçındaki gibi saçma sapan oynarsak bizi ezerler , kendi evimizde 3*0 yeniliriz. Skra maçının 1 nci  ve 3 ncü periyotlarındaki gibi oynayıp kırılma anlarında topu İvan ile buluşturursak bu maçı 3-0 rahat alırız. Bu maç tam  iki ucu keskin bir maç ..
sorunlar varse oturup çözsünler veya halının altına atıp bizim için çok önemli olan bu maça öyle çıksınlar. ben kötü oyuna rağmen bu takıma inanıyorum..


Saygı ve sevgilerimle..

Cem AĞRAK

13 Temmuz 2010 Salı

Abdullah Paşaoğlu ''“Hedefimiz, Avrupa’da kalıcı şampiyonluklar elde etmek”

Fenerbahçe Gazetesi’nin 79. sayısında Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı İdari Menajeri Abdullah Paşaoğlu ile yapılan röportajın tam metni aşağıda yer almaktadır.

Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’nin şampiyon olabileceğine hiç kimse ihtimal vermiyordu ama şampiyonluk kazanıldı. Şampiyonluk için neler söyleyebilirsiniz?
"Şampiyonluğu planlı çalışmanın sonucunda elde ettik. Biz şampiyon olacağımıza inanıyorduk ve bunu biliyorduk. Kadromuzu bu hedef doğrultusunda kurduk. Antrenörlerimiz, teknik kadromuz hepimiz uyum içinde çalıştık. Dışarıdan bakan insanlarla bizim bakış açımız farklı sanırım, biz bu işe daha profesyonelce bakıyoruz. Bir aile ortamı yarattık, bir kardeşlik havası var takımda.. Her şeyden önce biz Fenerbahçe’yiz.. Bizim arkamızda Fenerbahçe Başkanı, yönetimi ve taraftarı var. Bu desteği arkamızda hissettiğimiz müddetçe başarılı oluruz."

Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı olarak gelecekteki hedefleriniz nelerdir?
"Bizler büyük başarılara adım adım ilerliyoruz. Son 6-7 sene içinde büyük atılımlar içine girdik.. Ve sıradaki hedefimiz ise tabii ki Şampiyonlar Ligi’nde Final-Four’a kalmak ve Fenerbahçe’ye Avrupa’da değerli şampiyonluklar yaşatmaktır. Zaten Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı ailesi olarak müthiş bir ekip yarattık ve gelecekte yaşanacak olan başarılara canı gönülden inanıyoruz."

Yeni sezon için kadronuza Ivan Miljkovic ve Leonell Marshall gibi yıldızları kattınız.. Bu oyuncuların takıma sağlayacağı katkılar neler olacaktır?
"Daha önceden de yıldız oyuncular kadromuza katılmışlardı.. Miljkovic ve Marshall neredeyse dünyanın bir numarası sayılabilecek oyunculardır. Başkanımız ve yönetimimiz bize bu konuda büyük destek sağlıyorlar ve bizlerde bu tip yıldızları kadromuza katabiliyoruz. Yıldız oyuncuların kadromuza katılmasından hem Fenerbahçe hem de gençlerimiz faydalanacaktır. Gençlerimizin örnek alabileceği büyük yıldızların burada olması, gençlerimizin onlara daha yakın olması Türk voleyboluna büyük katkı sağlayacaktır."

Kuşkusuz Fenerbahçe Acıbadem’in elde ettiği başarılarda sponsor Acıbadem’in katkısı yadsınamaz. Spor takımlarına destek sağlayan sponsorlar ne gibi artılar sağlıyor?
"Büyük Spor Kulüplerinin yükü çok büyüktür.. Fenerbahçe geçtiğimiz sezon 9 branşta şampiyonluklar elde etti. Şampiyon olabilmek için taraftar desteğinin yanı sıra finans desteği de önemlidir. Karşılıklı bir alış veriş olarak görülmelidir bu.. Fenerbahçe gibi büyük bir isme sponsor olmak, o sponsora büyük bir getiri sağlar. Yani gelip geçici bir reklâm olmaz, her zaman için kalıcı bir reklâm olur. Sadece Fenerbahçe taraftarı değil, tüm Türkiye hatta tüm Dünya bunu izliyor. Bu arada yeri gelmişken bize forma reklâmı veren Türkiye’nin en iyi giyim firmalarından biri olan Kiğılı’ya çok teşekkür ediyoruz.."

Başkan Aziz Yıldırım ve yönetimin her branşa büyük ilgi gösterdiğini biliyoruz.. Bunun ne gibi etkileri var sizin üzerinizde?
"Bu kadar büyük bir kulübün, bu kadar çok branşa sahip bir kulübün Başkanının, idmanları takip etmesi, neredeyse her maçı izlemesi oyuncular için itici bir motivasyondur. Oyuncular, kulübün kendilerine gösterdiği ilginin farkına varıyorlar ve Fenerbahçe için her şeylerini sahaya yansıtıyorlar.. Arkasında böyle bir gücü hisseden, dağları bile devirir.."

Fenerbahçe taraftarı artık sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da Fenerbahçe adını zirvede görmek istiyor.. Fenerbahçe taraftarına neler söylemek istersiniz?
"Fenerbahçe taraftarı çok büyük bir taraftar.. Son yıllarda voleybola da büyük ilgi göstermeye başladılar. Artık belli bir voleybol seyircisi var.. Bir voleybol maçı nasıl izlenir, ne zaman nasıl destek verilir onu öğrendiler.. Mesela maç için İzmir’e veya Ankara’ya gidiyoruz, çok sayıda taraftarımız bizi yalnız bırakmıyor. Bu bizleri mutlu ediyor ve daha da güçlendiriyor. Taraftarımızla gurur duyuyoruz.. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmasınlar ve onlarla birlikte hem Türkiye’de hem de Avrupa’da el ele büyük başarılara imza atacağız."

Son olarak, Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleriniz belli oldu.. Tours VB, Sisley Treviso ve Lokomotiv Belgorod.. Grubu nasıl değerlendiriyorsunuz?
"Bence son derece güzel bir eşleşme oldu.. Son derece güçlü rakipler geldi. Bizim hedefimiz Avrupa şampiyonluğu olduğu için bu tip rakiplerle grupta karşılaşmamız bizim açımızdan çok iyi .. Bu takımlarla gruplarda karşılaşmazsak, ileriki turlarda zaten karşılaşacağız. Artık Fenerbahçe tur geçme hedefini aşmıştır. Avrupa’da final oynama hedefinde olduğumuz için kim gelirse gelsin yenip, hedeflerimize ulaşmak zorundayız."

* "Fenerbahçe Erkek Voleybol takımının "Türkiye Ligi Şampiyonluk Kupası"nı rahatlıkla kazanmasında büyük pay sahibi olan Arslan EKŞİ , arkadaşımız Saygınhan ÇELİK ile yaptığı söyleşide, takımın başarı sırrını açıkladı.. Yeni dev transferlerle çok daha güçlenen Fenerbahçe takımının yeni hedefini "Avrupa’yı sallayacağız!.." sözleriyle özetledi.