İvan Miljkoviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İvan Miljkoviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013 Pazartesi

FENERBAHÇE GRUNDİG 3 - ARKAS 2 ..

       Biraz rötar yapmış olsamda bu şube hakkında 2 kelam edilmeyi sonuna kadar hak ediyor. Bütün branşlarımız ( 5 ana branş) arasında en öksüz en yanlız şube erkek voleybol şubesi olduğu için kısıtlı olan vaktimi bayanlar yerine erkek takımımızı yazarak geçirmek istiyorum . Aslında bu sadece bizim klübün değil genel bir ülke sorunu ( sorun demeyelim kültür diyelim ) . Bayan voleybolun Erkek voleyboldan daha fazla ilgi görmesi aslında voleybolun kimyasına bile aykırı ama burayı Türkiye burada böyle ilginç olaylar olur..

         Arkas maçları her zaman Fenerbahçe'liler için her zaman keyifli olmuştur , onları yenmez rutin bir olaya dönüşmüş olsa da onlar ile oynanan maçları izlemek büyük zevk verir. Paraya doymayan Fivb'nin yine kasım sonuna 2 haftalığına sıkıştırdığı mini kupa sebebi ile Brezilya'lı smaçörümüz Fonteles bu maçta forma giyemedi. Yerine oynayan Turgay özellikle blok ve manşet konusunda onu hiç aratmadı hatta çok iyi performans gösterdi. ama yine de servis , hücum ve oyun içi enerji anlamında Fonteles'i çok aradık. Fonteles karakter olarak oyuna çabuk ısınan ve enerjisini hemen etrafına verebilen bir isim , ruh gibi olduğumuz ilk sette kendisini çok aradık. 

         Maç öncesi 3*1 kazanırız diye düşünüyordum , Arkas kesinlikle çok güç kaybetmiş, Glen hoca genç ve farklı bir takım kurmaya çalışıyor. Agamez ,Raul , Hansen ve Burutay'ın eksikliklerini çok hissediyorlar. Aslında Agamez yerine kadroya kattıkları Gavin ( Kanadalı pasör çaprazı ) çok kaliteli bir hücum oyuncudur ama yazın dizinde stress kırığı olduğu için Arkas takımı bu sezon onda faydalanamayacak ,onun yerine genç Finlandiyalı Urpo Sivula'yı kadroya kattılar. Sivula güçlü ve potansiyeli olan bir oyuncu fakat Agamez'in yerini doldurmak onun etkisini göstermek çok zor bir olay. 
          

           Maça yukarıda da belirttiğim gibi iyi giremedik aslında tabiri caizse ruh gibi girdik. Maç başında Fonteles olmamasına rağmen favori olarak gösterilmemiz belli ki Arkas'lı genç kardeşlerimizi çok motive etmiş. Onlar bizim aksimize çok konsantre ve hırslı başladılar , ilk ve ikinci teknik molaya hep önde girdiler ve bizim onları yakalamamıza fırsat tanımadılar. Bizde kötü servis, kötü manşet ve kötü hücum yapınca ilk seti 25-21 kaybetmek kaçınılmaz oldu. İkinci sete başlamadan önce Castellani takım düzeninde değişklik yaptı Turgay ve Arslan'ın blok zaafiyetini değiştirmek için sete aynı oyuncular ile başladık ama yerleri değiştirip sete girdik. (Bu teknik konuşlarda ile ilgili Gürol abi ile beraber bir çalışmamız var,1-2 ay sonra bunları güzel güzel izah edebileceğimiz bir ortam olacak , biraz daha teknik bilgiler vereceğiz en azından voleybol biraz daha öğrenilsin kafada iyice kurallar yer etsin diye düşünüyoruz ) Bu oyuncu yeri değiştirmeyi Castellani dönem dönem kullanır. 2011 sezonunda Arkas ile istanbul'da oynadığımız ve ilk seti kaybettiğimiz zamanda ikinci sete böyle bir değişiklik ile girmiş ve maçı kazanmıştık. Servis kalitemiz düzelince ve manşet oranımız yükselince bu iki seti kazanmak bizim için çok daha kolay oldu. 

          4ncü sete iki takımda konsantre girdi , ikinci teknik molaya kadar baş başa giden maç 20 sayıdan sonra bizim mental olarak geri düşmemizden sonra Arkas lehine döndü ve bu seti 25*20 kazanarak durumu 2*2 ye getirdi. 3ncü sette Turgay kardeşim ayağını burkulunca bu sette performansı biraz da olsun düştü. Biraz yorgunluk biraz da Arkas'ın bize göre daha enerjik bir takım olması sebebiyle tie-break e onlar hızlı girdi. 12 inci sayıya kadar geride olduğumuz seti oradan çevirdik , 1 kez arkas 1 kezde biz maç sayısını değerlendiremedik , tiebreak biraz gergin geçti , ve Marshall'ın ace ( bu sayıya çok itiraz oldu ama ben kararın doğru olduğunu düşünüyorum ) ile maçı 20*18 kazandık. 


  • Bence maçın adamı Leonel Marshall. % 72 hücum etti , maçı kazandıran 1 ace var. 22 sayı ile takımına çok önemli katkı verdi. 2nci sette Arslan'ın attığı kötü pas sırasında basketboldaki değirmen hareketi diyebileceğimiz bir şekilde çok zor bir sayı aldı. görülmeye değer bir sayı idi. maç genelinde hücumda çok güzel sayılar aldı. Çok şükür sağlıklı ve oldukça iyi sıçrıyor . İlk senesindeki görüntüsüne kavuşmuş durumda. 5 servis hatası yapmış olsada bu sene servislerinde ciddi bir ilerleme var. Çok iyi blok yapan bir oyuncu olmasına rağmen bu maçta blok sayısı yoktu. Manşet anlamında da iyiydi (  % 74 % 38 ..) hiç manşet hatası yapmaması önemli bir nokta. Her maç sonrasında onun sağlını koruması için dua ediyorum :)

  • Takımın en skoreri İvan Miljkoviç oldu. Aslında maça servis olarak iyi giremedi , servis ritmini bulması 2nci setin sonun buldu. Tabi kendisi Kaza sigortası gibi oynuyor , ne zaman takım sıkışsa kötü pas çıksa top İvan ile buluşuyor ve o da tecrübe ve kalitesi ile imkansız denilecek pozisyonda sayı almayı başarabiliyor. Ne yazık ki İvan 'ın şansızlığı hep kendisine 2 li 3 lü blok önlemleri alınması, ben 4 senedir İvan'ın bloksuz vurduğu sayı çok hayı hatırlamıyorum , belki de İvan'ı bu kadar büyük yapan da bu süreç olmuştur. % 50 ile hücum etti ( 6 hücum hatası 2 blokta kalma) 1 blok 2 ace 24 sayı ..
  • Turgay kardeşime değinmez isek ayıp olur. Fiziki yetersizliğine rağmen her zaman yüreği ile oynuyor , % 100 ünü sahaya vermeye çalışıyor bende bu yüzden kendisini takdir ediyorum . Arkas takımını Turgay'ın file önünde olduğu zamanlarda hep onun üzerinden hücum etti ama turgay maçı 5 blok ile tamamladı ve Arkas'ın planı tutmadı.Manşette çok çok iyi oynadı , rakip takım servisi Turgay üzerine yıkmaya çalıştı buna rağmen % 79 % 52 gibi muhteşem sayılabilecek oranlarda oynadı. Ne yazık ki hücumda biraz yetersiz kaldı % 36 gibi kötü bir yüzde ile hücum etti 16 sayısı var. Takıma katsından dolayı kendisine teşekkür etmek lazım .
             Takım halinde çok iyi manşet almışız % 74 manşet % 50 mükemmel manşet almışız ama buna rağmen orta oyuncularımızın hücum rakamları çok düşük . 119 kez hücum etmişiz ama iki orta oyuncumuza sadece 19 kez top gelmiş, yani genel olarak hücum performansımızın % 15 ini orta oyuncular oluşturuyor. % 50 ile mükemmel manşet alan bir takım da orta oyuncular en az o takımın hücum performansının  % 30 unu oluşturması gerekiyor. Burada ne yazık ki ciddi bir pasör sıkıntısı var. Daha büyük düşünüyorum , uzun vadede Avrupada iyi yerlere gelmemiz gerekiyor ama bu pasörlük ''mantığı'' ile çok çok zor . Ben televizyondan maçı izlerken Arslan'ın attığı pasların gideceği yeri % 80 oranında anlayabiliyorum. Orta oyuncularımızı daha çok kullanmadığımız müddetçe smaçörlerimizi hep zor şartlarda hücum ettirmek zorunda kalacağız. Ayrıca takımın orta oyuncularında ''blok yerleşimi'' konusunda sıkıntıları devam ediyor. Adım gibi emimin ki Castellani bu durumdan hoşnut değil ama eldeki malzemelere göre başka alternatif yok , orta oyuncularımızın çok daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor , 3 blok bile tutsak bloklar arasında boşluklar görünüyor. Umarım bu sorunlarda en kısa zamanda minimum düzeye iner . Takım yenilgisiz olarak devam ediyor çok zor maçları güzel skorlar ile geçiyoruz.  Hocaya güvenim sonsuz sezon sonunda hem lig hemde challenge kupasında iyi noktalara geleceğimize inanıyorum.

Edit : Bana kıyaslandığı zaman objektifliğine inandığım güzel bir kardeşimin olaylara canlı tanık olması sonucu bana yazdığı bir iki not var , onuda aşağıya editlemek istedim..

''Tüm maç boyunca Hakkı'ya Gökhan'a ve Pasör Mustafa'ya tribünler oyunlarını bozmak için laf attı hatta Gökhan yedekten 2 kez girdi ama kenarda sürekli seyirciye kaş göz yaptığından onada laf atıldı ...
Maç bitti oyuncular itiraz etti hakeme bu arada yardımcı antrenörleri bağırıyor, çağırıyor onun peşinden takım soyunma odasına giderken seyirciyi kızdırmaları devam etti yardımcı antrenörleri, Gökhan ,Hakkı Mustafa seyirciyle dalaşmaya başladı, yöneticileri soyunma odasına itiyor birini öteki çıkıyor onu itiyor öteki çıkıyor hepsi girdi en sonda Erhan çıktı seyirciye birşey söyledi...

Şuan Hakkı ve Gökhan'dan çok Mustafa'nın bu olaylarda yer alması üzücü eski basketbol kaptanımızın eşi kendisi ve sık sık gelip basketbol maçlarımızı izler içimizden biri gibi ağırlanır herkes onunla konuşur garip oldu bu çıkışı...   


Hakkı Çapkınoğlu ‏@HakkiCapkinoglu
Serefsizler ,emek hirsizlari önce konak maci simdide bizim mac karaktersizler hakem misiniz lan siz, Allah ikinizinde belasini versin ''



Ufak bir not düşmek istiyorum; maç sonu çok heyecanlı oldu , genç arkadaşlar bence biraz daha dikkatli olmalılar , sonuçta hepimiz insanız ve hepimiz kendi davasında kendine göre haklı ama maç sonu adrenalin zirvede iken sanal aleme gelip abuk sabuk şeyler yazmamak lazım , biraz otokontrol şart. Heleki twitter gibi çok etkili ve güncel bir mecrada insanlar yazdıklarına çok dikkat etmeliler, orası dost meclisi değil , 2 sene sonra Hakkı veya Gökhan gelip bizim formayı giyebilirler , sonra bu yazdıkları önüne konulduğu zaman yutkunmak zorunda kalılar. 

Herkese saygılar sevgiler. 

Cem AĞRAK 

NOT : Gerek Hakkı Çapkınoğlu gerekse de Gökhan Gokgöz ile Twitter da konuştuk kendilerine bir Abileri olarak gerekli uyarıları yaptım onlar da yumuşadılar.Özellikle Hakkı Çapkınoğlu gayet makul davrandı teşekkür etti.
Diyaloglarımızdan bir örnek ; 
(fenervoleybol)

3 Kasım 2013 Pazar

DEVLET BANKASINI HORTUMLAMAK !!! HALKBANK 2 - FENERBAHÇE GRUNDİG 3...





               Perşembe akşamının mutluluk sarhoşluğunu üzerimizden atmadan 3 katı bir sarhoşluk durumu içine girdim. İçmeden sarhoş olmak böyle birşey olsa gerek . Gündüz basketbolda erkek/ bayan takımlarımız günü galibiyet ile bitirmiş ben keyifli bir şekilde 17,30 da voleybol maçımızı izleyecek ve sonrasında Bursa-Fenerbahçe futbol maçına geçecektim ki voleybol maçımız 1 saat rötar yapınca planda değişiklik yapmak zorunda kaldım. Zor bir tercih olsa da İvan varsa benim için akan sular durur o yüzden Fenerbahçe-Grundig maçını izlemeye karar verdim. 

         Maç detayına girmeden önce belirtmem lazım ki bir yandan voleybol izlerken diğer taraftan internetten skor takibi yapıyordum, ilk iki set 2*0 geriye düşmemiz ve Bursa'da 1*0 geri düşmemiz ile beraber kara bir akşam olacak derken , 3ncü seti alınca maçı alma ihtimalini düşünmeye başladım. Bir yandan maçı izlerken diğer taraftaran futbol maçı 1-1 ve sonrasında 2-1 olunca ağız kulaklara gitmeye başladı , 4ncü seti de alıp 2 -2 yapınca Kalecimiz Volkan sağolsun olaya '' madem voleybol 2*2 olmuş bizim maçta 2*2 olsun '' bakış açısı getirip gol yumurtlayınca tv başındaki son set heyecanımda mideme oturmuş oldu. İvan sayıları ile öne geçtiğimiz tie-break te maç sayısı için servis sırası geldiğinde diğer tarafta Egemen kardeşimin 3 ncü golü attığını öğrenip sevinçten zıplamaya başlamışken Fonteles devreye girip çivi gibi servisi ve aldığı maç sayısı ile şu andaki cümleyi bir türlü bitiremeyen ruh haline bürünmeme sebep oldu..

            





          Maça her iki takımda servisleri zorlayarak başladı.20 li sayılara kadar başa baş geçen maçta ufak hatalar yapan taraf biz olunca setlerde 2-0 geriye düştük ( 25-22 ve 25-23)  . Bu iki sette ne yazık ki kırılma anlarında Arslan hatalı tercihlerde bulundu , İvan'ı yeterince topla buluşturamadı ve oyuna bir türlü sokamadı , Marshall'ı zora bırakacak bir kaç top atınca setleri almak zaten imkansızdı. Şunu belirtmek lazım ki Halkbank gerçekten çok iyi bir takım , çok iyi iki tane smaçörü var , orta oyuncuları Türkiye'nin en iyi iki orta oyuncusu ( ikisi de bizim altyapı ürünümüz ) , büyük yatırım yaptılar çok iyi bir hocaları var ,Ayrıca dünya klasında bir pasöre sahipler , Brezilya Milli takım yedek pasörü Raphael cidden çok kaliteli bir pasör takımını çok iyi oynatıyor , smaçörlerine bloksuz bir çok pozsiyonda smaç vurdurdu.

             Halkbank takımına karşı % 100 dikkatli ve hatasız oynamak gerekiyor , kaybedilen ve Arslan'ın hataları tercihlerinin bol olduğu ( Arslan tam sağlıklı değil bunu belirtmek lazım , dizinde sorun devam ediyor , özveri ile oynadığı içinde teşekkür ediyorum ) ilk 2 setten sonra çok hızlı girip çok iyi servis attığımız 3ncü seti rahat bir şekilde (17-25) alıp maç içinde kaldık. Bu sette Castellani'nin uyarılarını dinleyen Arslan daha doğru tercihler yaptı Fonteles'i 6 numaradan yani 3 metre çizgisi arkasından güzel kullandı , İvan'ı maçın içine dahil edince set gelmiş oldu. Castellani hocamızın 3ncü set itibari ile bloklarda yer tutma konusunda yavaş kalan İbrahim yerine Kemal alması setin bize gelmesinde önemliydi. Aslında maç genelinde her iki takımın da blok sayısı sadece 5 te kaldı , bu düşük blok rakamı her iki takımında hücum performansı anlamında ne denli kaliteli oyunculara sahip olunduğunun kanıtıdır.

            4ncü set yine karşılıklı iyi servisler ile geçti. Halkbankası ile ilgili şöyle bir ayrıntı vereyim . Pasör çaprazsız oynuyorlar. biraz açalım ; Osmany ve Matey smaçör pozisyonunda görev alıyorlar. Burutay ise pasör çaprazı olarak oynuyor ama Burutay manşet alabilen bir oyuncu olduğu için servis karşılamaya giriyor. Fenerbahçe nin 2 sene önce bayanlarda Ze nin deneyip başarılı olduğu Sokolova-Logan-Kim 3lüsü gibi oynuyorlar. Yani servis karşılamada daha az yıpranıyorlar zaten liberoları Nuri'den sonra diğer 3 smaçörleri 15 şer kez servis karşılamışlar. Özellikle maç genelinde İvan'ın servisleri karşısında Matey çok zor durumlara düştü , Servis karşılamada hem Matey ( %27-%13 )  hemde Burutay (%33-%7 )  resmen çöktüler. Bu set çok daha çekişmeli geçse de maç sonunda 25-22 ile gülen taraf biz olduk ve maçı tie-breake taşıdık. 

            Tie-Breakte ise Halkbank Osmany ve Matey servise asılınca 7-4 geriye düştük fakat sonrasında Fonteles'in iyi servis turu Marshall sayıları ile 9*8 önde geçtik , İvan hem bu set hemde 4ncü sette karşısındaki 3 lü bloklara rağmen inanılmaz tekniği sayesinde çok fazla blokouttan sayı aldı. 9-8 sen sonra karşılıklı sayılar ile geçilirken 15-14 öne geçen Fenerbahçe-Grundig Fonteles'in inanılmaz servis ve ace ile bu zor maçı 3-2 kazandı. Emeği geçen bütün oyuncularımızı tebrik etmek istiyorum , 

           Castellani gibi inanılmaz sakin kalender ve iyi bir hocamız var. Sahaya oyunculara inanılmaz hakim, maç genelinde devamlı Arslan ile iletişim halinde oldu ve oyunu iyi yönlendirdi , aksayan blok sorunumuza anında müdahale etti Kemal hamlesi blok tutma konusunda takımın direncini artırdı , Castellani bana inanılmaz derecede güven veriyor. 

Galibiyette pay sahibi oyuncularımıza kısaca değinelim ;

  • Arslan : sakat olmasına rağmen oynadı bu özverisi için öncelikle teşekkür ediyorum. Kendisini çok eleştirdiğimi herkes bilir ama iyi oynadığı zaman hakkını vermesek olmaz. kötü geçen ilk iki setten sonra çok iyi 3 set oynadı , maçları izlese ve basitçe yaptığı tercih hatalarından vazgeçse daha iyi olacak ama inatçı bir yapısı var kafayı hatasına taktımı bir türlü o hatasından sıyrılamıyor ve yine tercih hataları yapıyor. Özellikle 4 numara smaçörlerine topu atarken biraz dikkat etmeli zaten rakibin blokları çok iyiyken pasör attığı top ile smaçörünü onların kucağına bırakmamalı , bu maçta bir kaç kez Marshall'ı şekilden şekilde soktu , bu hatalarını zamanla yapmaz diye umut ediyorum
  • Marshall : İlk senesindeki performansına yakın bir seviyede oynuyor. İnşallah herhangi bir sakatlık sorunu olmaz. Sağlıklı bir Marshall bize çok katkı verir.  Rakip takım bütün servislerini Marshall ve SErkan üzerine yıktı. Manşet % 50 % 21 . 5 tane manşet hatası var. Normal bir rakip karşısında bu rakamlara laf edilebilir ama karşı takım özellikle Matey/Osmany/Emre gibi çok çok iyi servis atan oyuncular olduğunu düşününce bu yüzdeleri normal karşılamak lazım . Hücumda iyi oynadı % 48 ile 17 sayı ( 1 ace 3 blok ) ile oynadı. 6 servis hatası onun adına eksi bir hane olarak yazılabilir ama blok konusunda takımın en iyisiydi. Zaten Marshall dan iyi servis performansı beklememek lazım. Onunla ilgili herhangi bir form endişem yok sağlıklı olsun bana yeter. 
  • Fonteles : Bu yürekli delikanlı maçın her anında çok coşkuluydu. % 41-%24 ile manşet aldı 2 manşet hatası var. Mükemmel servis kullandı . 6 hatası var ama 6 kez ace aldı ayrıca bütün servislerinde ace olmazsa bile rakip çok zor hücum kurdu. Çok güçlü ve hızlı servis atması çizgi hakemlerinin işini cidden zorlaştırıyor. Maç içinde 2 tane servisine dışarıda dedi hakemler ama tekrarını izlediğimiz zaman topu çizgi üzerine düştüğünü gördük. Fonteles'in ilginç bir stili var. hem hızlı bir oyuncu hemde yel değirmeni gibi kolu var. Topa vurmak için zırpladığı zaman bir bakıyorsunuz kol havada bile değil ama havada çok hızlı bir şekilde o kolu yukarı çıkartıp o topa vurabiliyor. bu maçta 6 numaradan iyi hücumlar izledik. Zor pozisyonlarda hiç geri adım atmıyor ve çok güçlü bir oyuncu , bugun kendisini keyifle izledik. % 50 ile hücum ederek 26 sayı ile takımın en skorer oyuncusu oldu. Savunma çok gayretliydi sanırım 4ncü sette çok zor bir pozsiyonu çevirmek için soyunma odasına kadar koştu ve o topu çevirdi, takımın İvan ile beraber abisi gibi çok heyecanlı hırslı ama gerekli yerlerde takıma yön veriyor. Maçı kazandırdığı son ace sonrası direkt olarak seyirciye koştu ve ne kadar hırs ile mücadele ettiğini onlara gösterdi . 
  • İvan Miljkoviç : Nazar değdirmekten korksam da hak ettiği övgüleri yazmadan geçmeyeceğim. 6,3 puan ile takımın en çok puan alan oyuncusu. Pasör çaprazlarının en çok puan aldığı maçlar çok nadir olur. Halkbank gibi çok iyi blok tutan , İvan'a neredeyse bütün pozisyonlarda 3 blok hazır tutan bir ekibe karşı % 58 gibi inanılmaz bir yüzde ile oynadı. 1 hücum hatası 2 kez blokta kalma.. 2 ace ve 25 sayı ile maçı bitirdi. 4 ncü set ve tie breakte neredeyse çoğu sayıları 3 lü bloklara karşı vurduğu ve aldırdığı blokoutlar sayesinde oldu. Neden mevkisinde dünyanın en iyisi olduğunu ispatlıyor. 40 kez topla buluşmuş ama bu topların en az 35 i hep çok zor toplardı. Şöyle ağız tadı ile bloksuz veya tekli blok üzerinden vurduğu top iki elin parmaklarını geçmez adam zaten 4 yıldır bizde hep aynı şekilde hücum ediyor. Savunma yapmayı çok sevmediğini söylemiştim ama geçen sene olduğu gibi bu sezonda doğru yerde durma , zor topları çıkartma çabalama konusunda hiç vazgeçmiyor. Bu kariyere sahip ve savunma için dezavantaj sayılacak bir fiziğe rağmen topu çıkartabilmek için reklam panolarına uçmaktan veya takımın benchini devirmekten geri kalmıyor. İvan bu takımın kalbi , beyni, güvencesi , sigortası kısaca ana unsuru. Arslan veya Ceyhun kardeşlerimin aklından bu konu çıkmamalı.
           Çok güçlü bir rakip karşısında hemde 2 -0 geriye düştükten sonra alınan bu galibiyet her açıdan çok önemli. Henüz tam takım oturmadı halen orta oyuncu ve blok tutma konusunda sıkıntılarımız var ama bu halimize ile bu deplasmandan galibiyet ile dönüyoruz. İnanılmaz mutluluk verici bir durum. Bugün gövde gösterisi yaptık, şampiyonluğun kolay olmadığını Halkbank takımına gösterdik, bir aksilik çıkmaz ise daha önceki turlarda karşılaşmaz isek Lig finali Halkbank ile oynarız , bizimle oynarken ayakları yere bassın biraz korksunlar. Bu takım Challenge kupasını alacak güçte .

        Bu güzel cumartesi günümüzü galibiyet ile sonuçlandırdıkları için bütün oyuncular ve kenar yönetimine teşekkür ediyorum.

Herkese saygılar ve sevgiler 
Cem Ağrak

          
NOT : Maçın Adamı Felipe Fonteles'i kutlamıştık Twitter da Sağolsun geri dönüş yapmış.Sevindik ve buraya da aldık :))




20 Ekim 2013 Pazar

Fenerbahçe Grundig 3 -Anorthosis FAMAGUSTA 0 ...

                  


      2014 CEV Erkekler Challenge Kupası 1nci tur ilk maçı antreman havasında geçerken Fenerbahçe Grundig rahat bir oyun sonrası 2 nci maç için avantajlı bir skor ( 3-0) elde etti. Kazandığımız Balkan Kupası sayesinde oynama hakkı kazandığımız bu kupayı belki de sezon sonu müzemize koyabiliriz , maç sonunda oyuncumuz Fonteles'in açıklamalarından bu kupayı ne kadar ciddiye aldığımız belli oluyor. 




          Oğlum Poyraz beyin alerjik astımı ile uğraştığımız bir haftasonu büyük reis İvan , değerli hocamız Castellani ve yeni transferimiz Fonteles'i izlemek bir nebze de olsa bana moral oldu. Aslında yazmayı düşünmüyordum ve akşam üzeri forumlara bir göz gezdirmek istedim , fakat ciddi anlamda sahadaki ile alakası olmayan ''ezbere ve Klişe '' yorumları görünce yine bir iki  kelam etmek gerekli diye düşündüm.



                      Famagusta takımı bizim ayarımızda bir takım değil, o yüzden bu maçında üzerinde çok fazla durmaya gerek yok , başta KAPTAN İvan önderliğinde her oyuncumuz maçı ve rakibi ciddiye alarak oynadık ve kazandık.  



  • İvan reis cidden şarap gibi yaşlandıkça daha bi değerleniyor daha bi güzelleşiyor . 35 yaş arifersinde halen 20 lik delikanlı gibi amatör ruh ile mücadele ediyor. Çok iyi yapamazsa bile savunma disiplininden asla taviz vermedi , maç içinde birkaç kez çok zor topları çıkardı. % 48 ile hücum etti 2 ace ile beraber 17 sayı ile maçın en skorer oyuncusu oldu. bir iki top haricinde CEyhun ile uyumu iyiydi , gelen zor topları her zamanki gibi tecrübesi ile sayıya çevirdi. İvan'ın bizdeki 4üncü senesi ve artık fazlası ile takımı sahiplenmiş her oyuncu da ona saygı duyuyor ( duymak zorunda da ). Bu maç iyi servis attı reis 2 ace var ayrıca 14 ile takımın en çok servis kullanan oyuncusu oldu. İvan'ın performansı ile ilgili en ufak bir endişem yok zaten kötü de oynayaiblir ama asla mücadele etmekten savaşmaktan vazgeçmez , bu sebeple o Dünyanın en iyi voleybol oyuncularından birisi..

  • Marshall'ı iyi gördüm çok şükür bir sakatlığı yok gibi , zaten Marshall sağlam olduğu takdirde çok çok büyük etki eder takıma , umarım dizleri bu sezon onu hiç yarı yolda bırakmaz , hücumda çok yük binmedi üzerine ama yinede % 50 ile hücum etti 2 blok 1 ace toplam 10 sayı üretti , Onu manşette fena bulmadım ki rakip bütün servileri Marshall üzerine attı buna rağmen rakamları fena değildi ( % 50 , % 40 ) . Onunla ilgili söylenebilecek 2 handikap , 
  1.                sakatlık 
  2.                servisleri 
        Açıkcası her iki konu ile ilgili olarak sakatlanmasın diye dua etmekten       başka   yapılacak bir şey yok , bu saatten sonra ondan çok iyi servis      atmasını beklemek hayalcilik olur , tekrar söylemekte fayda var sağlam bir marshall halen bu ligde oyunun her iki yönünde çok iyi fayda sağlar ..

                                            

  • Yeni transferimiz Fonteles çok sempatik bir oyuncu , çok disiplinli çok hırslı ve oldukça etkili servis kullanan bir oyuncu. Bu maçta İvan dan sonra ikinci hücum opsiyonumuz konumundaydı , bu sezon ağırlıklı olarak İvan ve Fonteles üzerinden hücum edeceğiz onu çok fazla manşete sokmadık , bu maç özelinde demiyorum ama iyi manşeti olan bir oyuncudur. 2 blok 2 ace % 67 hücum yüzdesi ile 15 sayı çok iyi bir oyun sergiledi. Fonteles'in en büyük avantajlarından birisi çok hızlı bir kolu var, nispeten biraz gerisine düşen toplarda İvan ve Marshall a göre çok daha hızlı hareket ettiği için etkili hücumlar yapabiliyor , Fonteles takıma daha da ısındıkça çok daha katkı verecektir

  • Orta oyuncularımız Emin ve İbrahim'e çok fazla yük düşmedi Emin % 71 gibi güzel bir yüzde ile hücum etti ve 7 sayı ile katkı verdi , İbrahim ne yazık ki ne blok ne hücum sayı üretemedi , fakat her ikiside etkili servis kullandılar. Takımın şu andaki en zayıf halkası orta oyuncuları olarak görünüyor . 

  • Serkan'ı hiç beğenmedim ne yazık ki üzerine bir türlü koyamıyor geldiğinden beri hep aynı çizgide , üzerine çok fazla servis atılmamasına rağmen manşet oranları heleki rakibin zayıflığı düşünüldüğü zaman çok yetersiz ( % 50 , % 31 ) 
                                    
  • Açık söylemek gerekirse bu maçta en çok Ceyhun'u beğendim , zaten 7.3 gibi yüksek bir puan alarak maçı tamamladı. Kısa boyuna rağmen çok iyi zamanlama ile 3 blok yaptı , Ceyhun'un pasör olarak oynadığı maçlarda rakip takım hücumlarını onun file önünde olduğu noktalara yönlendirecektir ama böyle güzel zamanlama ile blok yaparsa çok etkili olur. Rakip zayıf olmasına rağmen çok da iyi olmayan mükemmel manşetimize rağmen iyi pas dağıttı , evet bir kaç pozisyonda İvan' a biraz alçak biraz da gerisine düşen topları attı bir iki pozisyonda ise Fonteles'in açığına gelen toplar attı ama maç genelinde çok iyiydi. Bu formu ile devam etmesini diliyorum , hem kendisi direkt oynayabilir hemde Arslan'ın olası ''rehavet ve disiplinsizlik'' durumlarına güzel bir el freni olabilir.



            Henüz sezonun başı olmasına rağmen hücum anlamında takımı iyi buldum. TAbiki yeni oyuncularımız var ,Fonteles'in biraz daha takıma alışması gerekiyor , zaten 3 tane çok üst düzey yabancımız var , başımızda çok değerli bir hocamız var . Castellani'ye de hoşgeldin demek istiyorum , anlam veremediğim şekilde hocasız geçen 1 sene ve kaybedilen prestij kupalar avantaj vs aklıma geldikçe sinirleniyorum. Manşet ve blok performansımız henüz yeterli seviyede değil , hocamıza güvenim sonsuz gerekeni yapacaktır , Lig için Halkbankası ağır favori onlar ile final oynarız gibi duruyor. Bu sezon bir aksilik ve takımda bir ahenk!!! sıkıntısı olmaz ise Challenge kupasını alabiliriz.. 

Güzel ve sakatlıksız sorunsuz bir sezon olması dileğiyle herkese önce sağlık sonra saygı ve sevgiler.

Cem AĞRAK 

       








12 Ağustos 2013 Pazartesi

FENERBAHÇE GRUNDİG ,KAPTANLIK MESELESİ VE İLKESİZLİK...


          Hazır moralimiz bozuk bir şekilde haftaya başlamışken araya bir voleybol yazısı sıkıştırmak iyi gelir dedim ve bilgisayar başına oturdum . Aslında Fenerbahçe ile üzülmeye bu aralar o kadar çok alıştık ki bünye çok etkilenmedi hemen toparladı , zaten bugun benim 7nci evlilik yıldönümüm o yüzden hemen kendimizi toparlamak lazım..

               Takımımız ile ilgili çok detaylı bir yazı yazmayacağım çünkü yaz başından beri birçok kardeşimiz bu konuda fikirlerini belirtti , kabus gibi geçen bir sezondan sonra hocamız değişti .Gönderilmesine anlam veremediğim Castellani geri geldi, tam bir ritm tutmuşken hoca bize ülkeye klübe alışmışken onu gönderip bir senemizi çöpe atmış olduk. Neyse hatanın neresinden dönersek kardır diyerek önümüze bakalım . Castellani gelirken Brezilyalı smaçör Luis Felipe Fonteles'i de getirdi. Fonteles 29 yaşında oyunun her iki yönünü de iyi oynayan çok kaliteli bir smaçör. Geçen sene Polonya liginin en ses getiren oyuncularından birisiydi . Polonya kupası MVP si oldu , ayrıca Zaksa ile beraber oynadığı Erkekler Final 4 da ' En İyi Servis Atan Oyuncu '' ödülünü kazandı. Fonteles çok hırslı ve bu oyunu tutku ile oynayan bir oyuncu. Mutlaka ve mutlaka çok katkı verecektir. 

              Takımın lideri efsane çaprazımız İvan ile devam ediyoruz. Reisin yaşı 34 yavaş yavaş kariyerinin sonuna geliyor , şu adamdan doğru düzgün faydalanamadığımız için çok üzülüyorum. İvan yaz başı takımdan ayrılma durumu olmuş olsa da Castellani ile konuştuktan sonra takımda kalmaya karar verdi. Tabi 1 senedir olan şubede bitenlere alışmak İvan gibi bir amatör ruhlu profosyonel sporcu için oldukça zor olsa gerek !!!.. Takımımızın diğer yabancısı Marshall ile de sözleşme fesih edilemediği için devam ediliyor. geçen sene 34 yaşındaki ve malum diz sakatlığı olan (bu arada kendisini çok severim çok beğenirim ve çok saygı duyarım ) bu Küba'lı dostumuz ile 2 senelik kontrat yapmak ise muhteşem bir yöneticilik becerisidir. Bu çok büyük bir vizyondur !!! Aslında bu noktadan sonra çok fazla yazmaya gerek yok... Neyse konuyu saptırmayalım , yaz başı kendisini İtalyan klüplerine tabiri caizse '' itelemeye '' çalıştık ama hem bizde kazandığı parayı ona bu yaşta verecek klüp bulmak çok zor hemde diz sakatlığı sebebi ile herhangi bir takım kontrat imzalamak istemedi. Bu seneyi de '' Allah'ım ne olur Marshall sakatlanmasın '' duaları eşliğinde geçireceğiz , sağolsun sayesinde bol bol dua ediyoruz. Aslında 3 tane çok iyi ve çok kaliteli yabancı oyuncumuz var ;

Yabancı rotasyonu :
Pasör Çapraz : İvan Miljkoviç 
Smaçörler : Marshall ve Fonteles ,sezonu bir aksilik çıkmaz ise 3 yabancı ile tamamlayacağız. 
Yerli Rotasyonu : 
Pasör : Arslan 
Orta oyuncular : Kemal / Emin Gök 
Lİbero : Serkan .

             Aslında şu yukarıdaki tabloya baktığımız zaman Yerli /Yabancı oyuncu kalitesi arasında dağlar kadar fark var. Yabancı oyuncularımız ne kadar iyi ve kaliteliyse de yerliler tam zıttı vasat oyuncular.  Bu noktada en güvendiğim isim hocamız Castellani. Hocamız mutlaka bu oyuncu grubundan iyi bir harman yapıp uyum sorunu olmadan mücadele eden ve her oyuncunun sahaya maximumunu vereceği bir takım ortaya çıkaracaktır. 

               Sakatlık sorunu olmaz ise Marshall çok büyük bir güç , kendisi kötü servis atması haricinde smaçör pozisyonu için biçilmiş kaftan , oyun bilgisi , savunma , blok tutma konularında çok önde bir isim , sağlıklı bir Marhall'in hücum performansını konuşmak büyük hata olur. Fonteles ve ( sağlıklı ) Marshall ile hem hüzum hemde savunmada hemde blok konusunda son derece güçlü bir smaçör mevkisine sahip olacağız. İvan' bu saatten sonra yazmaya gerek yok . O artık mevzuları aşmış geçen sene o rezalet takımı tek başına ayakta tutan, direnen , savaşan aldığı paranın hakkını veren gerçek KAPTANIMIZDIR.

            Transfer yapmamız gereken ama yapmadığımız 1 ay uğraştığımız 100/150 bin euro için kendisini transfer etmediğimiz Burutay mevzusuna kısa bi değinelim . Bu oyuncuyu almadığımız için kafamızı duvarlara taşlara vururuz ama iş işten geçmiş olur. Kafamızı vururuz ile kastım;  bizler yani  taraftarlar . Milli takımda 4 numara sıkıntısından dolayı manşet özürlü Emre 4 numara oynuyorken , memleketinde yabancı sınırı varken ve 23 yaşında potansiyeli olan belli bir kalitesi olan hemde bu renklere gönül vermiş Burutay' ı da almamak 2nci büyük vizyon gösterisidir. 

                 Gelelim en önemli konuya : TAKIM KAPTANLIĞI ..
                
            Diğer takımları bilemem ama Fenerbahçe'nin hangi branş olursa olsun kaptanlık mevkisi çok önemlidir. ( bir çok branşta bu mevki son yıllarda çok dejenere oldu ) Kaptanlık saygınlık ,ağırlık gerektirir, karizma gerektirir , Fenerbahçe'nin kaptanlık bandını takacak adam/ bayan o bandın değerini bilmelidir. Ayrıca kaptanlık bandını dağıtan yönetici abilerimizde onun ne kadar önemi olduğunu bilmelidirler. Geçen sene bir çok saçma sapan olay oldu , o haklı bu haksız mevzusu bu saatten sonra gereksiz , şube ne yaptı ; geçen seneki takım kaptanı Arslan'ı 5 ay boyuncu ''kadro dışı '' bıraktı ve kaptanlığını elinden alarak İvan Miljkoviç'e verdi . Arslan kendi davasında heklıydı haksızdı bu konu sabaha kadar tartışılır ama ne olursa olsun ''Takım Kaptanı'' gibi hareket etmeliydi , 

           Takım Kaptanlığı sanal alemde taraftara oynarak onlara şık görünerek onlara oynayarak YAPILMAZ. Kaptan takımı bir arada tutar , oyuncu ve hoca arasında gerekirse köprü olur , hocanın tarzı iyi olmayabilir , sert olabilir yanlış yapıyor olabilir , takım kaptanı burada devreye girer kabadayılık yapmaz , olası sorunları çözer çözmelidir , herşeyden önemli olan Fenerbahçe takımının çıkarlarıdır. Saha dışında büyük sorunlar yaşanmış da olsa saha içine bu yansıtılmamalıdır,  alınan paraların hakkı verilmelidir. Oyuncular bıraksın taraftar gibi haraket etmeyi , FENERBAHÇE klübünün fazlası ile taraftarı var , herkes haddini bilsin kendi işini yapsın , biz zaten taraftarlığı fazlası ile yapıyoruz, oyuncu arkadaşlar da aldıkları binlerce euro'ların hakkını sahada oynayarak formanın hakkını vererek yapsın kaptan ise kaptanlığını yapsın oyuncu oyunculuğunu yapsın. Geçen sene 5 ay kadro dışı cezası verip , kaptanlığı alınan Arslan Ekşi'ye hediye olarak bu sene tekrar kaptanlık verilmiş. Demek ki bu kararları alan büyükler bizim kadar kaptanlık müessesesini önemsemiyorlarmış , 

               Bu arada oyuncu yeterlilik kısmına gelirsek Ulaş Kıyak boşta duruyorken bizim Arslan ile devam etmemiz büyük bir hatadır. Arslan mental sıkıntılarını geçtim yetenek anlamında da normal bir pasördür. kaptanlık mevzusunu ben önemsiyorum ve alınan bu kararı umursamıyorum, yukarıdaki yazdığım gibi İvan Miljkoviç takımdan ayrılana kadar benim gönlümde ve aklımdaki TAKIM KAPTANIZMIZDIR. 

Herkese saygı ve sevgiler. 

Cem AĞRAK 

           

7 Nisan 2013 Pazar

IVAN MILJKOVIÇ 3 GALATASARAY 2 , TERBİYE DEVAM ETTİ !!



          Çok umutsuz olarak televizyon karşısına geçtiğim maçı, mücadele anlamında üst düzey , oyun kalitesi olarak beklenti altında kalan ama çok sevdiğim İvan Miljkoviç'in resital sunduğu keyifli bir galibiyet ile bitirmek çok güzel oldu. Aslında 2 nci sette o hakem hatası olmasaydı belki de maçı 3-0 galip bitirebilirdik fakat başa baş geçen ve 31-29 kaybettiğimiz 2nci setten sonra mental olarak biraz oyundan düştük ve 3ncü setide yine başbaşa geçen oyundan sonra kaybederek 2*1 geriye düştük. Bende dahil bir çok kişi boyunlarını bükmüş ve maçtan umudunu kesmişken İvan ''benim olduğum yerde umut hiç bitmez'' dercesine maça asıldı ve hep önce götürdüğümüz seti 25-22 alarak maçı tie breake götürdük. Bu set çok çekişmeli geçti ilk 8 saysının 7 sini İvan tek başına aldı, aslında Tie break setini tek başına İvan aldı diyebiliriz . İnanılmaz derecede iyi oynadı , blok yaptı ,ace aldı , savunma yaptı , molada hocalık yaptı , çok zor toplara vurdu ve muhteşem bir oyun ile tie breaki kazanarak play off ilk maçında 1*0 öne geçmemizi sağladı. 


          


            Yazının başında belirttim aslında çekişmeli geçen ilk seti 29*27 aldıktan sonra psikolojik üstünlük bize geçti ama bu sene ne yazık ki kırılgan bir yapıya sahibiz ve 2-3 sayılık geri dönüşlere izin verir bir hale geldik. Takım kalitesi azaldıkça mental yapımızda geriliyor ne yazık ki . İvan olmasa takımın hali içler acısı olurdu. Galatasaray maçı olması da oyuncuların extra bir motivasyonda olmasını sağladı ama basit hatalar yüzünden 5 setlik zorucu ama sonu itibari ile keyifli bir galibiyet almış olduk. Her ne olursa olsun hangi branş olursa olsun galatasaray galibiyetleri keyifli oluyor.


              Sanırım bu sezon en çok blok yaptığımız maçtır. Toplamda 20 blok gibi çok yüksek bir sayıya ulaştık ,İvan 6 blok Marshall ise 4 blok ile oynadı. Maçın kazanılmasında İvan ile beraber en önemli faktörlerden biriside bu yüksek blok sayımız oldu.

  • iki smaçörümüz Turgay ve Marshall tv başından çok kötü oynamış olarak görünselerde istatistiklere baktığımız zaman kötü oynamadıklarını görüyoruz. 
      Turgay : % 56/38 manşet/mükemmel manşet. 2 hata ama toplam 50 kez manşete girmiş. yani rakip takım servisleri ağırlıklı olarak Turgay'a atarak oyundan düşürmeye çalışsada 
hücumda 18 sayı %46 hücum yüzdesi 1 blok 4 ace ile oynadı ..her zaman söylüyorum yetersiz olsada iyi niyetinden asla şüphe etmediğim bir isim.



        Marshall : 0 manşet hatası % 61/39 manşet/mükemmel manşet. Uzun süre sonra Marshall'ı manşet ve savunmada bu kadar iyi ve konsantre gördüğümü söylemek lazım , ne yazık ki yine servisleri iyi değildi. hücumda ise % 50 hücum yüzdesi 4 blok ile toplam 21 sayı ile İvan'dan sonraki en skorer oyuncumuz oldu. Marshall voleybol camiası için çok değerli ve büyük bir isim ama o diz sakatlıkları ondan çok şey götüyor. her geçen süre bu sakatlık etkisini hissediyoruz.



          Marshall'ı özellikle 6 numara hücumlarında daha çok kullanmakta fayda var. Eski hali olmasada halen 6 numaradan çok etkili hücum ediyor. Kötü gelen maşette mümkün olsa Marshall'a dönmesek dah iyi olur..

             Orta oyuncularımız için konuşmak istemiyorum , rakamlarını da yazmayacağım..

        Benim beklentimin altında kalan isim ise ne yazık ki tecrübeli pasör Frank oldu. Bu kalitesiz kadro içine onun bu kadar kötü oynamaması gerekiyor diye düşünüyorum . Umarım ikinci maçta daha iyi bir oyun sergiler , kendi standartını oynasa yeterli aslında fakat İvan'a attığı topların kalitesi çok düşüktü , ya antene yakın attı yada İvan'ın arkasına dülen toplar attı. Maç başında diğer smaçörlerini daha çok kullanmak istedi hatta Kemal'i kullanmak istedi ama Kemal sağolsun her zaman yaptığı gibi hücumda çok vasat oynayınca Frank çoğu topta İvan'a dönmek zoruna kaldı .Tamam İvan çok büyük bir isim ama bütün topların ona gideceğini anlayan galatasaray takımı bütün blok konsantrasyonunu İvan üzerine kurmaya başladı , çarşamba günü oynanacak olan diğer maçta Frank'ten daha iyi bir oyun bekliyorum onun iyi oynaması bizim galip gelme ihtimalimizi artıracaktır. 

          Çok eleştirmişimdir ama Libero Serkan bu maç iyi oynadı manşetde % 62/50 gibi çok iyi oranlar ile oynadı...



           İvan Mİljkoviç için ne desem hangi kelimeleri kullansam az kalır. Cidden çok büyük bir oyuncu , öyle inanılmaz sayılar aldıki televizyon başında gözleri yaşlı izledim maçı özellikle son set bizlere voleybol adına resital sundu. hata yapmadı mı yaptı tabi , hele ki Pasörün bu kadar kötü oynayıp takımın en düşük puanını (5,9) aldığı bir maçta 44 yanlış okumadınız tam 44 sayı atmak için İvan Miljkoviç olmak lazım. % 51 hücum yüzdesi 6 blok 1 ace ile 44 sayı buldu ivan. maç sırasında toplam 73 kez topla buluşmuş. Aldığı 44 sayının en az 10 tanesi her oyuncunun alabileceği sayılar değildi. en az 3 kez antene giden topu plase ile iterek sayı aldı.. birçok oyuncunun çift el ile rakip sahaya topu atayımda riske girmeyeyim diyecek bütün toplara vurdu , sayı olup olmaması çok önemli değildi önemli olan orada o sayıyı alabilmek için vurmaktı ,İvan hiçbir aman geri adım atmadı son seti ve maçı tek başına aldı desek diğer arkadaşlarına ayıp olmaz sanırım. 34 yaşında bir çok bireysel ödül kazanmış ve voleybolun zirvesindeki isim ama halen bu kadar amatör ruh ile bu işi yapıyor olması büyük saygı duyulacak bir durum . Yei geldi maç sırasında molalarda hocalık yaptı yeri geldi hata yapan arkadaşını motive etti , İvan 'ı değerlendirirken sadece attığı sayı veya % kaç ile hücum etmiş olarak düşünmemek lazım , varlığı bize güç verirken rakiplere korku saldığı gerçeği unutulmamalı.  tie breakte Banic ile file üstü mücadelesinden sonra sayı aldıktan sonraki sevinci görülmeye değerdi..

            Çok zor geçen maçı İvan'ın muhteşem performansı sayesinde kazandık .Aslında bir maç sırasında pasör çaprazına 73 kez top atılması sağlıklı bir takımın yapacağı bir durum değil. Bu şekilde 1 maç kazanılır bilemedin 2 maç kazanılır. hücumu daha dengeli yapıp diğer oyuncularıda eşit şekilde oyuna sokmak lazım. Tamam İvan yorulmuyor ve çoğu topa vuruyor sayı alıyor ama rakip takımın blok organizasyonu direkt İvan üzerine kuruluyor ve bu hücum etmemizi ve sayı almamızı zorlaştırıyor. Bu hücum mantığı ile başarılı olabilmek mümkün değil.. Umarım ikinci ve bundan sonraki maçlarda daha dengeli hücumlar ederiz. 

            Yazının son kısmında İvan ile ilgili duyduğum ve hoşuma gitmeyen bir dedikodu paylaşacağım. Sözleşmesi olmasına rağmen ''voleybol şubemizdeki hal ve durumlardan '' hoşnut olmadığı ve sezon sonu ayrılma ihtimalinin olduğunu duydum. Tabiki asıl olan Fenerbahçe'dir ama böyle kıymetli bir oyuncudan daha fazla faydalanabilmek ve ne gerekiyorsa yapmak lazım  , İvan önderliğinde bir yeni yapılanma sürecine girmek lazım onu sadece bir oyuncu bir pasör çaprazı olarak görmemek lazım o voleybol için büyük bir değer ve biz o değerden faydalanamıyoruz. şurada aktif olarak oynayacağı 2*3 sene daha var son yıllarını bizimle geçirmeli ve sırbistan milli takımında yaptığı gençleştirme operasyonunun ve yeni yapılanmanın temel taşı olmalı. Sanal ortam çok etkili oluyor o yüzden ben şahsen İvan'ın bizimle devam edebilmesi için elimden geleni yapacağım , kimse bizi sallamaz ama belki sesimizi birileri duyar...

Herkese saygılar ve sevgiler 

Cem AĞRAK 







15 Mart 2013 Cuma

RUH ARANIYOR !!!


                
           Şu bloga güzel bir galibiyet yazısı yazmayalı bayağı bir zaman geçti sanırım. Bayan/Erkek voleybol takımlarımız bu aralar bizi fazlası ile üzüyorlar. Yine muhtemel yarı final rakiplerimizden birisi ile oynadık ve ne yazık ki kaybettik. Toplam 4 set oynanılan oyunda ilk 2 set bizim takım sahada yoktu , cidden yoktu , takım kaptanı büyük reis İvan bile sadece bedenen gelmişti , diğer oyuncuları söylemiyorum onlar uzun süredir sadece bedenen oynuyorlar. Aslında çok fazla maç detayına da girmeye gerek yok , İrem'cik ile beraber her türlü totemi denesek de olmadı , en güzeli benim bu kritik maçları tv başından izlemem , şaka bir yana bu kadro kalitesi ve bu kafa yapısı ile dünya üzerindeki herhangi bir totem bize fayda sağlamaz. Bu sene ne yazık ki kötü bir kadro seçimi yaptık ve şimdi sancılarını çekiyoruz. 

            Tabi rakip Halkbank maça Cev Cup'ı almış olmanın havası ve kendine güveni ile çıktı. Pasör Hüseyin'i bilmesek vay be deriz ama biliyoruz yahu , Hüseyin işte neyin havasına girmişsin be adam demek istiyorum ama bizimkiler o kadar tepkisiz kaldı ki ağzımızı açamıyoruz.




               İşte takımın olmayan ruh halini yansıtan güzel bir resim. Yukarıdaki suratlara sahip oyuncu topluluğu bırakın bu maça , kendi seviyesindeki hiçbir rakibini yenemez. Zaten sene başından beri söylüyoruz kadro yapımız çok dengesiz çok kırılgan ve yetersiz kalıyor. Buna rağmen iyi motivasyon ile iyi ve her oyuncunun göstereceği maximum performansı ile başa baş oynayabilecek bir takımız. Ama çarşamba gibi ''uyur'' modda oyun ile bizden bir cacık olmaz. 


         Şu maç öncesinde 1 maç eksiğimiz ile ligde 6ncı sıradaydık ve bu maçı kazanabilseydik lig sıralamasında 3ncü sıraya yükselip çok büyük bir avantaj elde edecektik. Takım 3ncü sette uyandı özür dilerim İvan uyandı diyelim , ve onun etkili servis ve hücum performansı ile 3ncü seti aldık , son seti 22-22 ye getirdik fakat Ahmed'in 22 nci sayıdan sonra 2 kez üst üste aldığı '' ace'' engel olamadık. Aslında bir önceki sette Soli rakibin servisini bozmak için mola almıştı ama bu sefer Marshall ilk servis karşılamada hata yaptıktan sonra mola almadı ama Marshall'da sağolsun onu mahçup etti ve bir hata daha yapınca 24-22 'ye gelen skoru lehimize çeviremedik ve büyük bir avantaj kaybederek kendi evimizde 1-3 maçı kaybettik. 




          İstatistik kağıdındaki her iki takımında skor dağılımına baktığımız zaman Fenerbahçe'nin bu maçı kolay kolay kazanamayacağı çok açık şekilde görünüyor. Bütün yük İvan'ın üzerine binmiş durumda , aslında bu sadece bu maç özelinde değil bu sezon başından beri Marshall'ın kötü olduğu gün ne yazık ki bütün hücumlar İvan üzerinden dönüyor. 


  • İvan : 28 sayı . % 52 hücum yüzdesi ( 4 hata 7 blokta kalma ) 4 ace ..
  • Marshall: 8 sayı . % 35 hücum yüzdesi ( 4 hata 2 blokta kalma ) bunun yanında  % 41/28 manşet/mükemmel manşet oranları . 6 direkt manşet hatası 
  • Turgay :  5 sayı . % 33 hücum yüzdesi . ( 4 hata 2 blokta kalma ) bunun yanında % 39/28 manşet/mükemmel manşet oranları
  • Kemal : 8 sayı  % 33 hücum yüzdesi 5 blok 
  • Ahmet : 5 sayı % 33 hücum yüzdesi 3 blok.
         İvan haricindeki diğer 2 smaçör ve orta oyuncularımızın ''hücum'' yüzdelerini yazarken inanın çok utandım. Böyle kötü hücum yüzdesi olmaz, bizim gibi bir takım için bu hücum yüzdesinin herhangi bir izahatı yok. Neresini yazalım neresini konuşalım bilemiyorum . İçlerine Paula kaçmış sanırım :) . Dünya üzerinde bu yüzdeler ile ve bu skor dağılımı ile maç kazanabilecek voleybol takımı çok azdır. Avrupa'nın değerli ve büyük marka olmuş klüplerinde böyle bir skor dağılımı görmek imkansız. İvan 28 sayı atmış geri kalan bütün oyuncular tek haneli rakamlarda kalmış. 




         İlk iki set yukarıda da belirttiğim gibi bütün takım uyudu çok kötü oynadı , paslar inanılmaz kötü idi ,İvan dahil herkes ya hata yaptı yada blokta kaldı. Bu iki sette aldığımız sayıların çoğunluğu rakibin hatalarından kaynaklanan sayılardı. Kız gibi servis attık diyeceğim yanlış anlaşılacak ama harbiden öyle servis attık , yahu bu kadar kötü ve cılız servis atarak hangi maçı kazanabiliriz ki ? hele Float servis atıp hata yapılınca insan kahroluyor. 

           3ncü sete gelince takım '' e bi zahmet '' kıpırdandı, sete önde başladık 12-12 skor eşit iken İvan reis servise geldi ve ağırlığını koydu peşpeşe aldığı aceler ve attığı etkili servisler ile Priddy nin hem hata yapmasını hemde iyi manşet alamamasını sağladı o servis turundan sonra set koptu  ve durum 2-1 oldu. Rakip takım koçu Vukovic bu setin sonlarına doğru yedek oyuncularına da şans verdi , '' tosuncuk '' Diaz'ı kenara çekti ve yerine Can'ı aldı. 

          Son sete Halkbank Diaz yerine Can ile devam etti. Biz ise 3ncü setten itibaren neredeyse bütün hücumlarımızı İvan üzerinden oynadık , kötü oynadığı ilk iki setten sonra İvan 3ncü ve 4ncü setlerde muhteşem oynadı ama voleybolda tek başına bir oyuncunun takım arkadaşları bu kadar kötü iken maç kazandırması çok düşük bir ihtimal , zaten 22-22 ye getirdiğimiz seti Marshall'ın yaptığı 2 manşet hatası ile rakibe verdik. 


kendi seviyesinin çok altında oynadı , 6 manşet hatası ve çok düşük bir hücum yüzdesi....


            Halkbankası iki orta oyuncusu ( yetiştirip, büyütüp  gönderdiğimiz ) Resul ve Emre'yi çok iyi kullandı. 

  • Emre : % 65 hücum yüzdesi 5 blok 1 ace ile 19 sayı üretip Ahmed ile beraber Halkbank'ın en skorer oyuncusu oldu. 
  • Resul : % 67 hücum yüzdesi 5 blok 1 ace 14 sayı .
  • Ahmed : % 50 hücum yüzdesi ( 4 hata 1 blokta kalma ) 3 ace 19 sayı ..

          Rakip takımın istatistiklerini yazmamın sebebi orta oyuncularının ne kadar aktif olarak kullandıkları ve takım içinde skor dağılımını ne denli iyi yaptıklarını göstermek içindi. Ayrıca Halkbank takımı başta eski oyuncumuz libero Nuri ve Priddy ile çok iyi savunma yaptılar , çok zor topları çıkarttılar .Bence Nuri çok iyi oynadı ( yerli libero alınacak ise tek aday Nuri'dir. eski oyuncumuz zaten bence almak lazım ) %80/50 ... manşet hatası yok!!!



       Madde madde maç özeti yapalım ; 
  • Pasör Frank çok formsuzdu kendisine yakışmayacak bir oyun oynadı , maça ısınamadı attığı paslar özellikle ilk iki set çok kötüydü. Tabi Turgay ve Marshall hücumda top öldüremeyince ,ortalarda zaten yetersiz olduğu için mecburen ve bence  doğru olarak 3 ve 4ncü setlerde hücumları İvan ağırlıklı olarak oynattı. Bu kesinlikle doğru bir sistem değil ama bu kadro yapısında ve bu form düzeyinde Frank'in de yapacak başka bir planı yok. At topu İvan'a hata yapacaksa da İvan yapsın...!!!
  • İvan harici diğer smaçörlerimiz ( manşet alan ve orta oyuncularımız ) hücumda ve serviste dökülüyorlar. Turgay kardeş tüm iyi niyetine rağmen ne yazık ki yetmiyor. File önünde olduğu zaman rakip takım bütün hücumlarını onun üzerinden oynuyor sağolsun bizim takımda yardımlaşma olmadığı için turgay üzerinden çok sayı yiyoruz. İnanılmaz hücum hataları yaptı , plase yapmayı bile beceremiyoruz ya fileyi geçmiyor ya antene çarpıyor yada o kadar basit atıyoruz ki karşı takım savunmadan çok rahat top çıkartıyor. 
  • Marshall bu sene dökülüyor . Kendisini çok severim ve çok saygı duyarım , çok büyük oyuncudur ama eski atletizmi yok , tamam bu yaşta  3.85 smaç yüksekliğine çıkmasını beklemiyorum ama ''dizleri '' artık onu taşımıyor. Marshall gibi oyuncu hücumda kötü olduğu zaman bu onun manşetine de yansıyor. Rakip takım bütün servisi onun üzerine yıktı . Marshall gibi oyuncu bir maçı ''blok''yapmadan bitiriyorsa ciddi problem var demektir. Gürol abi ile sohbet ederken '' Cem Marshall sakat bize fayda sağlamaz gönderelim derdi bende duygusal olarak yok abi olurmu , büyük oyuncu böyle oyuncu bulmak zor derdim.. Yaşımız genç daha öğreneceklerimiz çok , olaylara fazla duygusal bakmamak lazım sanırım , uzun vadede Marshall dan bu ''fiziksel durum'' itibari ile fayda gelmez. Sakatlığı olmayan sağlam bir Marshall baştacıdır ama bu hali ile cidden sıkıntı yaratıyor. Umarım Playoff larda biraz daha iyi oynar. 
  • Orta oyuncularımızı konuşmak istemiyorum ...
  • Libero Serkan kardeşimiz arkadaşımız belli ki kafaca kopmuş durumda , takıma katkı sıfır , dublaja girmiyor , manşet evlere şenlik , savunmada doğru pozisyon alamıyoruz. Aklı eğer Arslan'da filan kaldıysa hiç tutmayalım gitsin yanına takılsınlar beraber , İlk 6 takım içinde tartışmasız en formsuz Libero'ya sahip takımız.
              Aslında şöyle de bir durum var , bu kadar karamsar bir yazı ve formsuz bir maç olmasına rağmen biz bu maçı alabilirdik. Savunmada ve bloklarda biraz daha dikkatli olabilseydik çok rahat bir şekilde bu maçı alırdık. Halkbank bize göre daha bir takım hem hücumda hemde savunmada çok daha disiplinli oynuyorlar ama bizde İvan ve Marshall gibi çok önemli hücum silahı var  yeter ki Marshall İvan'a hücumda biraz daha destek olsun . 3ncü sette biraz disiplinli oynadık biraz servis kalitemiz yükseldi hemen topları bloklarda yumuşattık ve çok rahat bir şekilde bu seti aldık. 

Ufak bir not eklemek istiyorum : Turgay maç içinde çok yoruldu ve üst üste hücum hataları yapınca mental olarak bitti , Soner de sakat olduğu için onu değiştireceğimiz bir 4 numaramız yok. İrem'cik ile konuştuk, bu maç zaten gitmiş ,ilk 2 seti vermişiz , kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktu , Pasör çaprazı genç Metin kardeşimizi Turgay yerine 4 numaraya alabilirdi , evet çok büyük bir risk olurdu kabul ediyorum , manşet problemi yaşardık ama hücum ve blok konusunda bize büyük faydası olurdu diye düşündük,  zaten maç gitmiş değişik birşeyler denemek takımı daha da kötü yapmazdı. Soli'yi de bir taraftan anlıyorum , liberomuz manşet alamıyor, Marshall kötü gününde oda manşette dağılmışken sanırım o riske girmek istemedi. 

              Etrafta gördüğüm genel bir düşünce '' bizim takım zaten Playoff'larda daha iyi oynar''.. Evet takım playoff'larda çok daha ciddi oynuyor ama bu takım geçen senelerden daha vasat ve formsuz bir takım . Bu sene işimiz çok zor , Finale kalabileceğimize ihtimal vermiyorum eğer kalırsak benim için ''mucize''olur. Tek başına İvan hücum performansı ile olması için çok iyi blok tutmamız ve çok iyi savunma yapmamız gerekiyor ama şu şartlarda böyle bir beklenti içine girmek büyük hayalcilik olur. Umarım önümüzdeki seninin planı yapılmıştır. Konuyu çok saptırıyorum ama İvan ve takımdaki genç kardeşlerimiz haricinde takımı komple yenilemek lazım. Sadece kadroyu değil kafa yapısını ve idari yapıyı da değiştirmek lazım... Çok şey yapmak lazım çok....

Herkese saygılar sevgiler 

Cem AĞRAK 








4 Şubat 2013 Pazartesi

KÖTÜ OYUN VE KAÇINILMAZ YENİLGİ...



               Yoğun bir cumartesi gününde biraz kendime vakit ayırarak Arkas maçı için Burhan Felek'in yolunu tuttum. Maçı güzel kardeşim İrem Esen  , Uğur Özker  ve onun değerli abisi Onur Özker ile beraber izledik, maç başlamadan önce İrem'e '' ben uğursuz adamım kesin maça  kötü etki ederim '' demiştim. Ne yazık ki dediğim gibi oldu. İşin şakası bir yana zaten istim üzerinde olan bir rakibe karşı galibiyet alabilmek için 3 tane yabancı oyuncularımızın çok iyi oynaması gerekiyordu. Ne yazık ki yerli oyuncularımız vasat performans gösterdikleri için özellikle yabancı oyuncularımızın iyi oynaması gerektiği konusunda ısrar ediyorum. 

          Salon benim beklediğimin üzerinde doluydu  2000 civarı bir taraftar salona yerini almıştı. Erkek voleybol takımımızın artan formu ile beraber seyircininde bu takıma inancı geri gelmişti. İrem , Uğur ve Onur ile beraber elimizden geldiğince tezahürat , ıslık vs ne gerekiyorsa yaptık. 

          Yenildiğimiz için maçı çok detaylı olarak anlatmak istemiyorum. Aşağıda paylaştığım istatistik kağıdında maçın özeti çok net bir şekilde anlaşılıyor. 



             Sezon başından beri en büyük sıkıntımız olan blok konusunda yine bu maçta çok kötü durumdaydık. Koskoca maçı sadece 4 blok ile tamamladık. Ne yazık ki orta oyuncularımız vasat performanslarına bu maçta da devam ettiler. Arkas gibi bir rakibe karşı oynarken orta oyuncuların bu kadar kötü oyun oynarsa o maçı almak için mucize olması gerekir. Hadi direkt blok sayısını geçtim , rakip hücumlarda blok tutup topu bile yumuşatamadık. Raul Bravo belki Türkiye kariyerindeki en yüksek hücum oranlı maçını oynadı ( % 71 ) . Orta oyuncularımızın performanslarına vasat dememin tek sebebi alamadığımız blok sayıları veya tutamadığımız blok düzeni değil ne yazık ki orta oyuncularımız rakibin kenardan yaptığı hücumlarda orada blok için bulunan smaçörlere yardıma gelmekte geç kalıyorlar, hem Kemal hemde Ahmet'in ayakları inanılmaz derecede yavaşlamış , o eski hızlarını kaybetmişler, ayaklar hızlı olmayınca tam anlamı ile blok tutamıyorlar veya geç zıpladıkları için yetersiz kalıyorlar. bu duruda rakip smaçörler ve rakip pasörde inanılmaz derecede rahatlıyor.  

            Maç öncesi hafif sakatlığı bulunan Leonel maça da iyi başlayamadı , hem blok hemde hücum için sıçrarken bi sıkıntısı olduğu belli oluyordu fakar 2nci setin ortalarında sakatlık iyice nüksetti. Özellikle 3 ncü setten sonra resmen seke seke oynadı . Diğer smaçörümüz Turgay'da ne yazık ki kötü bir gününde olunca Soli ye çok fazla alternatif kalmadı . maçı sakat sakat oynayan Leonel ile tamamlamak zorunda kaldı . 3 ncü sette bir ara Leonel yürüyecek hali kalmadığı için kenara aldı biraz dinlendirdi fakat bu sürede bütün yük sadece İvan üzerine bindi ve Soli mecburen Leonel'i tekrar oyuna almak zorunda kaldı. 

             Bizim adımıza Frank ve Kaptan İvan iyi oynadı , direndiler ellerinden geleni yaptılar. İvan yine çok iyi maç çıkarttı % 55 hücum yüzdesi ile 30 sayı ile maçı bitirdi. Rakibin bütün önlemlerine rağmen sadece 2 hatası var 3 kez de blokta kaldı , bütün imkansız denecek zor topları sayıya çevirdi. İvan adına çok üzülüyorum , böyle bir sporcu elimizde iken sağlam bir voleybol yapısı ve sistemi kurmamız gerekiyordu , çok geç kaldık umarım bundan sonrası için gereken yapılır. 

             Arkas iyi savunma yaptı , çok zor 4*5 tane kritik topu çıkarttılar , liberoları Hasan çok iyi oynadı. bizim 4 onların 14 bloğu var. aslında başka bir şey konuşmaya gerek yok blok sayılarına bakıp bu maçı kimin kazandığını anlayabiliriz. Manşet oranımız yerlerde % 26 gibi çok kötü bir mükemmel manşet oranına rağmen Frank elinden geldiğince takımı iyi oynattı , doğru düzgün manşet gelmediği için ortalara çok dönemedi , zaten maç başında dönsede Kemal sağolsun sayı ile çeviremeyince Frank köşelere dönmeye başladı , Turgay ve Marshall da kötü gününde olunca bütün toplar İvan'a döndü. İvan da bir yere kadar takımı taşıyor ama tek başına bir rakibe direnmesi imkansız bir durumdu. 

              Bizim için çok önemli olan bir maçı iyi oynamayarak ve Leonel'in sakatlanması sebebi ile kaybettik , kazansaydık hem iyi bir mesaj olacaktı , kendine gelen özgüven tavan yapacaktı ama bu fırsatı kaçırdık. Bu saatten sonra '' -saydık '' fiil kipleri ile cümle kurmanın bir faydası yok . mecburen önümüze bakacağız. Mutlaka Finale kalmamız gerekiyor eğer bir sakatlık olmaz ise Arkas dahil her takım ile bu vasat orta performansımıza rağmen başa baş oynarız. Turgay kardeş sınırlı fiziği ile elinden geleni yapıyor. orta oyuncularımız biraz daha gayret ederse bundan sonraki maratonda İvan önderliğince takım daha iyi maçlar oynayacaktır. Çok umutsuz ve karamsar olmaya gerek yok , zaten klüpde işler hiç iyi gitmiyor çok fazla karamsar yazıp cümleten ruhumuzu karartmaya gerek yok .Sarı Lacivertin olduğu yerde her zaman umut vardır..

Herkese sevgiler saygılar 

Cem AĞRAK


26 Ocak 2013 Cumartesi

TERBİYE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR!!

                       
             Kötü bir oyun sergilemiş olsak da futbolda aldığımız 3 puanın sevinci ile bilgisayar başına geçip gündüz yaptığımız terbiyeden övgü ile bahsetmek istedim.. Voleybol maçımızı iş gezisi sebebi Eskişehir'den eve dönüş yolunda cep telefonundan izlemek ( aslında dinlemek ) zorunda kaldım..Sezon başı Galatasaray takımını süper kupa da istekli ve güzel bir oyun ile yenmiş fakat ligdeki maçta kendi evimizde kendi seyircimiz önünde ne yazık ki yenilmiştik. O zaman oynanan oyun ile bugün oynanan oyun arasında ciddi farklar var. Frank Depestele hariç kadro tamamı ile aynı ama kafalar aynı değil. Bugün maçtan önce fikrimi soran kardeşler arkadaşlara verdiğim cevap '' Galatasaray'ın ne yapacağından çok bizim ne yapacağımız skoru belirleyecek , eğer kazanmak istersek kazanacağız" şeklinde idi ve sağolsun takım güzel, istekli bir oyun ile maçı kazanarak beni yanıltmadı.

  

               Bugün maçın yıldızı Leonel Marshall dır. İvan zaten her zaman mükemmel oynuyor. Eğer Leonel de bu formu ile Ivan'a yardımcı olursa kimse bu ligde önümüzde duramaz. Maça iyi başladık ve biraz heyecanlı olsada ilk seti aldık . ilk seti aldıktan sonra ikinci sete de çok iyi başladık fakat sonra hem oyunumuzdaki gevşeme  hemde  yapılan basit hatalardan dolayı set sonu rakip takıma ciddi bir avantaj verdik Herkes bu set gitti derken ,hatta Galatasaray tribünleri seti aldık havasına girip muazzam küfürleri coşkulu bir şekilde söylerken minik ama yürekli adam Turgay'ın servis turu ve iyi blok yerleşimimiz sayesinde bu seti alınca resmen şok oldular. geriden gelerek aldığımız bu set bir maç galibiyeti kadar  değerlidir. Günün adamı Leonel ilk iki seti İvan ile beraber domine etti , 3 ncü sette ise  bu sefer maçı biz önde götürürken yorgunluğun başgöstermesi sebebi ile setin sonlarına doğru geri düştük ve bu seti kaybettik.  Son set cidden çok heyecanlı oldu , set içinde her iki takımda 2 şer 3 er sayılık seriler kazandılar ama en son noktayı İvan ile biz koyduk ve ara verdiğimiz terbiye işine devam etmiş olduk.

         
  •       Leonel Marshall : maçın bizim adımıza en etkin isimlerinden birisiydi. Sadece kendisine yakışmayacak 6 tane basit servis karşılama hatası yaptı , işin garibi bu hataların çoğunu sert gelen smaç servislerden ziyade özellikle rakibin attığı Float servislerde yapmış olması ilginçti ama maçın başından beri gerek hücum gerekse savunmada çok yıprandığı için yorgunluğun etkisi ile bu hataları yaptığını düşünüyorum. Orta oyuncu değilsen %69 ile hücum etmek çok büyük bir başarıdır. Frank onu çok iyi kullanıyor. Leonel sakatlık sorunu olmadığı müddetçe çok çok önemli bir oyuncudur. Leonel oyunun her iki yönünü inanılmaz iyi derecede oynayabilen nadir oyunculardandır. Zaten dizindeki sorunları olmazsa kendisini bu ligde izleme fırsatı bulamazdık. 6 numaradan hücum ederken Frank ile anlaşamayarak yapmış olduğu basit hata kendisine yakışmadı ama oda nazar boncuğu olsun . İlla eşleştirelim dersek yapmış olduğu 5 servis hatasını söyleyebiliriz ama bu maç özelinde çok iyi servis kullandı. Takımın en fazla servis kullanan oyuncusu Leoenl'di ( 21 kez ile )

  •         İvan Miljkoviç : Bu adamı izlemekten ve onu övmekten hiçbir zaman bıkmayacağım , Allah onu nazarlardan korusun . Müthiş bir insan , müthiş bir profesyonel , kaptan olduktan sonra daha çok takımı sahiplenlendi ve sahada tam bir lider gibi duruyor. Savunması çok iyi değildir zaten ama  alamayacak dahi olsa  zor toplara gidiyor, yere atlıyor ve pes etmediğini herkese özellikle de arkadaşlarına gösteriyor. İşte 'winner  ' oyuncu böyle olur. Ivan Miljkoviç  yıllanmış şarap gibi, halen 20 yaşında voleybola yeni başlamış bir genç bir sporcu gibi hırslı , istekli ve coşkulu oynuyor. % 55 ile hücum etti 24 sayısı var. 4 kez blokta kaldı , 5 kez de hücum hatası var ama bu hatalar ve blokta kalmalarının sebebi bu toplara çok zor pozisyonlarda hücum etmesinden dolayı kaynaklandı. Ayrıca ortadan iyi hücum edemediğimiz  icin rakip takim hep Ivan'a 2li 3lu bloklar getirdi. Frank ile uyumları biraz daha ilerlemiş durumda. Varlığı inanılmaz derecede güven veriyor. Orta oyuncularımın yetersizliği veya formsuzluğu sebebi ile bu maçta hücumda çok yoruldu , toplam 108 hücum girişimimizin 42 si İvan üzerinden olmuş. Ayrıca inanılmaz zor pozisyonlarda hiç korkmadan hücum ediyor ve bu sayede bazen imkansız denilen sayılar alıyoruz. 

  •       Frank Depestele : Cidden iyi ve kaliteli bir pasör , aslında bu maç özelinde benim beklentimin altında bir oyun sergiledi , ben daha çok ortaları kullanmasını beklerdim ama maçın başında ortalardan istediği verimi alamayınca köşeleri daha çok kullanmak zorunda kaldı. Frank ile beraber özellikle Leonel in hücum yüzdesi çok arttı . Takımına çok hakim bir pasör ,takımımızın 6,4 ile en yüksek puan alan oyuncusu. Maç genelinde bazen özellikle Ulaş'ın ön alanda olduğu anlarda hep onun tarafından hücum ettirdi , doğru olanı yaptı , temel mantık rakip takımında boy anlamında nispeten daha kısa ve bloğu daha kötü oyuncu var ise hücum onun üzerinden oynatılır.İyi pasörler bu şekilde pas dağıtırlar. Buna rağmen Leonel bir iki kez kötü hücum etti ve Ulaş 'ın bloğuna takıldı. Birde kaybetmiş olduğumuz sette 3 kez Turgay'ı Vladımir ile karşı karşıya kalmasına ve 3 sayı kaybetmemize sebep oldu .Tek eksi nokta diyebileceğim hareketi buydu. Yine mantık olarak doğru pasları verdi. Ama her zaman kitapta yazan gibi olmuyor. Çünkü galatasaray takımı Turgay 4 numaradan hücum ederken onu tek Vladimir ile bloklamaya çalıştı , blok önlemlerini İvan ve ortaya doğru kaydırdılar ve Frank doğru olarak Turgay'a Vladımır ile teke tek hücum etme fırsatı verdi ama bunlarda Vladımır başarılı oldu . Turgay demişken  göstermiş olduğu yürekli oyun ve kritik anlarda atmış olduğu etkili servislerinden dolayı teşekkür ediyorum , hücum olarak% 32 gibi düşük bir yüzdede kaldı ama pes etmedi elinden geleni yaptı ...

        Ace sayımız bu maç özelinde çok düşük , aslında benim beklediğim den kötü servis attık. Play off maçlarında ve tepeyi ilgilendiren maçlarda çok daha etkili servis atmamız gerekli , servis hatalarında Galatasaray ile aynı sayıdayız ama onların bizden 5 ace fazlası var. Hücum yüzdemiz iyiydi hatta vasat ve isteksiz orta oyuncularımıza rağmen fena blok yapmadık. 



               Aslında rakip takımın istatistik kağıdını buraya koymayacaktım ama Ntvspor'daki maç anlatan ve yorumlayan( isimlerini özellikle yazmıyorum ) arkadaşların ne kadar eyyam kokan yorumlar yaptıklarını görmeniz açısından iyi olur diye düşündüm. Bu konuya çok fazla girmeyeceğim ama sahibinin Fenerbahçe başkan adaylarından birisi olan bir kanalda bir klüp ,bir takım ,bir branş bu kadar küçük görülmez , bu kadar rakip takım adına taraflı yayınlar yapılmaz ve bu kadar taraflı maç anlatılmaz. Bu konu beni uzun zamandır çok rahatsız ediyordu bugün maç sırasında yorumcu arkadaş yine yanlı yorumları ile beni gaza getirdi ve paylaşmak istedim. tek bir örnek vereceğim . Maç sırasında allandıra ballandıra Ulaş ve onun yaptırmış olduğu RENKLİ hücumlardan bahsetti durdu, tamam Ulaş'ı ben cidden çok severim ve beğenirim ama Frank aynı pozisyonları hazırlayınca ses çıkartmayan hanımefendi Ulaş'ın RENKLİ hücumlarını dilinden düşürmedi. ama işte istatistik kağıdı öyle söylemiyor . öve öve bitiremediği renkli Ulaş sadece 6.1 puanda kalmış, bu kadar abarttığı bir pasör maçı min 7 puan veya üzerinde bitirmelidir ve o pasörün takımı o maçı kazanmalıdır. 
Evet biz kendi seviyemizin altında kötü servis attık ve Ulaş da gelen iyi manşetlere mümkün mertebe ortadan hücum ettirdi ama burada hem bizim orta oyuncuların formsuz ve vasat olmalarının da etkisi vardı. Maç boyuncu takımını mümkün mertebe iyi oynatan Frank için tek bir olumlu kelime laf etmeyişi eyyamın tuzu biberi oldu . Ayrıca
 Ama ben şaşırdım mı ? hayır tabiki şaşırmadım.. Biz alıştık artık bu durumlara ama biraz dile getirmek gerekli diye düşünüyorum.




     
      Son olarak değinmek istediğim iki önemli konu var.  Birincisi orta oyuncumuz Ahmet bey oyundan çıkarılınca Soli'ye yani bu takımın patronuna saygısızca davrandı ve bi tomar triplendi ,kenarda söylendi durdu. Koskoca İvan kenara alındığı zaman tek bir saygısız hareket yapmıyor da yahu Ahmet senin derdin ne diye sormak istiyorum , tamam her oyuncu hep sahada olmak ister kimse kenarı gelmek istemez ama ne olursa olsun hocaya o şekilde davranmamak lazım , Soli oyuna mı konsantre olsun yoksa kenarda nazlanan oyuncusunu mu motive etsin . Fenerbahçe takımında oynadıklarını unutmamalı bütün sporcular. İsmi lazım değil belli türk oyuncular Bagnoli gibi adamın başını yediler bari rahat bıraksınlar da Soli ile devam edelim . 

      Bir diğer önemli konu ise Soli ve onun güzel performansı. Maçın devamlı içindeydi , zaten kendisi oyunculuğunda pasör mevkisinde oynuyordu ,  genelde pasörlerden iyi hoca olur.Umarım uzun vadede Soli iyi ve değerli bir hoca olur. Sonuçta Soli Bagnoli'nin ekolünden gelen bir isim hem onun hocalığında  Modena'da oynamış hemde 2 sene yardımcı hocalığını yapmış bir isim. Oyuna müdahaleleri yerindeydi , çok kritik anlarda blok yükseltmek için geleceğimiz Metin Toy'u oyuna aldı ve bu sayede etkili oldu. Ahmet beyden verim alamayınca İbrahim', oyuna aldı . Aslında oyuna müdahale ve değişiklikler bire bir Bagnoli'nin kopyası , bunu olumsuz anlamda söylemiyorum sadece hepinizin dikkatini çekmek istiyorum. Bagnoli de aynı hamleleri yapıyordu vs ama işte oyuncular istemeyince olmuyor. Soli ile devam etmek lazım uzun vadeli bir çalışma ve yapılanma içine girmek gerekiyor ama ne olursa olsun hoca beğenmeyen , o formanın hakkını vermeyen , arkadan işler çeviren oyuncular mümkün mertebe bu takımın bu değeli formasını giymesinler. 

         Yükselen bir form grafiğimiz var. Bireysel anlamda oyuncular kendilerine geliyorlar ,Frank'in gelişi takımı toparladı .  Bizi lig şampiyonluğu yolunda zor bir maraton bekliyor. Bu yolda ne yazık ki vasat orta oyuncularımız sebebi ile bir miktar  zorlanacağız , fakat elimizde çok kaliteli ve oyuna inanılmaz etki eden 3 tane  yabancı oyuncumuz var. Onların sayesinde şampiyonluğun en önemli adaylarından birisiyiz. Deplasman olmasına rağmen , onca küfüre rağmen bizim boynumuzu büktürmedikleri için bu klubün  en sahipsiz şubesine teşekkür ediyorum.

Herkese saygılar ve sevgiler 

Cem AĞRAK