Felipe Fonteles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felipe Fonteles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2013 Cumartesi

BU SEFER KÜFÜRSÜZ DERBİ ... GALATASARAY 0-FENERBAHÇE GRUNDİG 3 .

     

     İş ziyareti sebebiyle  Bursa'ya gittiğim için maçın ilk setini canlı izleyemedim , neyse ki yeni kurmuş olduğumuz www.parkedefener.com forumumuzdan skor takibi yaparak merakımı gidermiş ve neredeyse izlemiş gibi canlı olarak maçı takip ettim. ( buradan tün kardeş ve dostlara uyaralım , Araba kullanırken dikkat dağıtacağı için telefon ile meşgul olmayın , ben yapıyorum siz yapmayın :) ) 

       ilk seti o kadar rahat geçtik ki , forumdan takip ederken Galatasaray tarafı skor sayıları sabit kalıyor ama Fenerbahçe Grundig kısmı 1 er 1 er artıyordu. Sonuçta ilk set rakibi ezerek ,takım halinde % 70 lerde hücum ederek 25-13 ile sonuçlandı. Hani rakibi ikiye katladık desek yalan olmaz. Rakibimiz cidden çok kötü ve önceki senelere göre düşük kalite bir takım ama yinede wildcard ile filan bile olsa Cev Şampiyonlar liginde oynayan bir takımı böyle ilk sette hezimeye uğratmak büyük başarı. 

     Maçın ikinci setinde eve geldim ve tvyi açtığım zaman Galatarasay oyuncusu Küba'lı smaçör Bell'in talihsiz sakatlığına denk geldim. Ne olursa olsun sağlık ve insan her şeyden önce gelir , rekabet farklı bir şey ama insanlık herşeyden önemlidir. Kendisine çok geçmiş olsun diyorum , Küba milli takımından tanıdığım sevdiğim değer verdiğim bir isimdir , umarım sakatlığı ciddi değildir. Bu vesile ile geçen haftaki küfürlü Galatasaray -Fenerbahçe maçı sonrasında voleybolmagazin sitesinde yer alan yazıyı buradan protesto ediyorum , öyle sokak ağzı ile külhanbeyi tavırları ile oyuncumuz Anete ile ilgili yazılan yazı hiç yakışık olmadı , daha ağır kelimeler kullanmak istemiyorum. O yazıyı yazan umurumda değil ama o yazıyı editlemeden o siteye koyanları kınıyorum. 


         Aslında ikinci sete rakip daha dikkatli ve daha iyi servis atarak başlamış fakat Bell sakatlanınca moral olarak geri düştüler. ikinci teknik molaya kadar başa baş giden bu seti 19-18 den sonra İvan'ın ace ve Fonteles servisleri ile kopardık ve 25-21 ile maçı 2 -0 a getirdik..


         Son sete biz durgun rakip ise son şansları olduğu için daha hırslı ve istekli başladı , ilk teknik molayı 8-6 önde geçirmemize rağmen sonra Galatasaray yaptığı atak ile ikinci teknik molaya 16-14 önde girdi. Castellani'nin gerekli uyarılarından sonra takım kendine gelince set 21-18 e geldi , karşılıklı sayılar ile 24*21 e getirsek de 2 kere maç sayısından yararlanamadık , 24*23 olduktan sonra Arslan'ın güzel pasında maçın yıldızı Ivan seti sonlandırdı ve seti 25-23 maçıda 3-0 alarak  yenilgisiz yolumuza devam ettik. 




         Bayanlardaki derbinin aksine çok fazla küfür olmadı , maça o kadar hızlı girip ilk seti 25-13 kazanınca sanırım hem rakip hemde seyirciler ne olduğunu anlayamadılar . İkinci set başı küfür başlayınca hakem kaptanı çağırıp uyarı yaptı , zaten 2-0 olduktan sonra rakip seyirci salonu boşalttı ...



     Yukarıdaki istatistik kağıdına bakınca takımımızın inanılmaz hücum yüzdesi karşısında saygı ile eğiliyorum. 

       Çok eleştirdim ama pasörümüz Arslan muazzam oynuyor , yine maç içinde 3 -4 kez yanlış tercih yapmış olsa da çok güzel oynattı takımı , smaçörlerimizin hücum yüzdelerinde Arslan'ın pas kalitesinin de etkisi büyük. 67 hücumda 10 kez ortaları kullandı, çok iyi manşet gelmemesine rağmen ortalara yüksek hücum yüzdesi ile oynamış olması çok güzel. Kendisi de 4 kez hücum etti ve 3 direkt sayı 1 de blok ile 4 puanlık bir katkı yaptı, 6.8 puan almış ( 3 4 tane pas hatası olmazsa 7 puan üzeri çok rahat alırdı ) . Belirtmem lazım arka ortaya çok güzel pas atıyor. Hem Fonteles hemde Marshall ile  arka ortadan güzel hücumlar yaptık 


      Fonteles Japonya dönüşü bu maç ile ritmini bulmuş oldu. Manşet konusunda biraz aksadı ama hücumda çok iyiydi , % 74 gibi muazzam bir yüzde ile oynadı , 3 ace 1 blok ile toplam 18 sayı ile takımımızın en skorer ismi oldu. Servis ritmini bulmuş sayılır. Çok iyi servis attı , cidden çok önemli bir oyuncu , çok güçlü ve hızlı bir kolu var. 

         Rakibin bütün servisleri Marshall'a yıkmasından dolayı biraz yıprandı ve hücumda görece düşük bir yüzde ile hücum etti , başkası için çok iyi olabilir ama Marshall için % 47 düşük bir yüzde sayılır. 

         Bu maç çift libero ile oynadık . Serkan ve ikinci set ortasından sonra genç oyuncumuz Burak oynadı , Burak bence Serkan'a göre daha iyi manşet alan bir oyuncu , Serkan gibi savunma ritmini bulabilirse 2 seneye kalmaz formayı ondan alır. 



          Tabiki Ivan Miljkoviç için torpil yapacağız. 1979 doğumlu bu beyefendi ama cidden tam bir beyefendi bu maç % 74 ile hücum etti 16 sayısı var. % 74 beyler/ bayanlar mevki pasör çaprazı .. millet % 50 leri zor buluyor bulduğu zaman kendisini başarılı hissediyor , % 74 hücum yüzdesi cidden mükemmel tek kelime ile mükemmel ,Allah nazarlardan saklasın , Ivan galatarasay maçlarını her daim sever geçen sene 3-2 yendiğimiz maçı alan isim olmuştu. pasör çaprazınızın 6.7 puan aldığı bir maçı bırakın kaybetmeyi set bile vermezsiniz. Hücumdaki muhteşemliği haricinde savunmada çok gayteliydi , bir pozisyonda çok zor bir top çıkardı sonra Marshall a güzel bir pas verdi. Bu adam bu sporu bıraktıktan sonra ben ne yapacağım kara kara düşünüyorum :( 

          Başta hocamız Castellani olmak üzere bütün takımı kutluyorum . Namağlup devam ediyoruz , rakibimiz zayıf da olsa Galatasaray galibiyetleri keyifli oluyor. 

Edit : tüm değerli dostlarımızı yeni açtığımız http://parkedefener.com/forum'a bekliyoruz ..

Herkese saygılar & sevgiler .

Cem AĞRAK 


3 Kasım 2013 Pazar

DEVLET BANKASINI HORTUMLAMAK !!! HALKBANK 2 - FENERBAHÇE GRUNDİG 3...





               Perşembe akşamının mutluluk sarhoşluğunu üzerimizden atmadan 3 katı bir sarhoşluk durumu içine girdim. İçmeden sarhoş olmak böyle birşey olsa gerek . Gündüz basketbolda erkek/ bayan takımlarımız günü galibiyet ile bitirmiş ben keyifli bir şekilde 17,30 da voleybol maçımızı izleyecek ve sonrasında Bursa-Fenerbahçe futbol maçına geçecektim ki voleybol maçımız 1 saat rötar yapınca planda değişiklik yapmak zorunda kaldım. Zor bir tercih olsa da İvan varsa benim için akan sular durur o yüzden Fenerbahçe-Grundig maçını izlemeye karar verdim. 

         Maç detayına girmeden önce belirtmem lazım ki bir yandan voleybol izlerken diğer taraftan internetten skor takibi yapıyordum, ilk iki set 2*0 geriye düşmemiz ve Bursa'da 1*0 geri düşmemiz ile beraber kara bir akşam olacak derken , 3ncü seti alınca maçı alma ihtimalini düşünmeye başladım. Bir yandan maçı izlerken diğer taraftaran futbol maçı 1-1 ve sonrasında 2-1 olunca ağız kulaklara gitmeye başladı , 4ncü seti de alıp 2 -2 yapınca Kalecimiz Volkan sağolsun olaya '' madem voleybol 2*2 olmuş bizim maçta 2*2 olsun '' bakış açısı getirip gol yumurtlayınca tv başındaki son set heyecanımda mideme oturmuş oldu. İvan sayıları ile öne geçtiğimiz tie-break te maç sayısı için servis sırası geldiğinde diğer tarafta Egemen kardeşimin 3 ncü golü attığını öğrenip sevinçten zıplamaya başlamışken Fonteles devreye girip çivi gibi servisi ve aldığı maç sayısı ile şu andaki cümleyi bir türlü bitiremeyen ruh haline bürünmeme sebep oldu..

            





          Maça her iki takımda servisleri zorlayarak başladı.20 li sayılara kadar başa baş geçen maçta ufak hatalar yapan taraf biz olunca setlerde 2-0 geriye düştük ( 25-22 ve 25-23)  . Bu iki sette ne yazık ki kırılma anlarında Arslan hatalı tercihlerde bulundu , İvan'ı yeterince topla buluşturamadı ve oyuna bir türlü sokamadı , Marshall'ı zora bırakacak bir kaç top atınca setleri almak zaten imkansızdı. Şunu belirtmek lazım ki Halkbank gerçekten çok iyi bir takım , çok iyi iki tane smaçörü var , orta oyuncuları Türkiye'nin en iyi iki orta oyuncusu ( ikisi de bizim altyapı ürünümüz ) , büyük yatırım yaptılar çok iyi bir hocaları var ,Ayrıca dünya klasında bir pasöre sahipler , Brezilya Milli takım yedek pasörü Raphael cidden çok kaliteli bir pasör takımını çok iyi oynatıyor , smaçörlerine bloksuz bir çok pozsiyonda smaç vurdurdu.

             Halkbank takımına karşı % 100 dikkatli ve hatasız oynamak gerekiyor , kaybedilen ve Arslan'ın hataları tercihlerinin bol olduğu ( Arslan tam sağlıklı değil bunu belirtmek lazım , dizinde sorun devam ediyor , özveri ile oynadığı içinde teşekkür ediyorum ) ilk 2 setten sonra çok hızlı girip çok iyi servis attığımız 3ncü seti rahat bir şekilde (17-25) alıp maç içinde kaldık. Bu sette Castellani'nin uyarılarını dinleyen Arslan daha doğru tercihler yaptı Fonteles'i 6 numaradan yani 3 metre çizgisi arkasından güzel kullandı , İvan'ı maçın içine dahil edince set gelmiş oldu. Castellani hocamızın 3ncü set itibari ile bloklarda yer tutma konusunda yavaş kalan İbrahim yerine Kemal alması setin bize gelmesinde önemliydi. Aslında maç genelinde her iki takımın da blok sayısı sadece 5 te kaldı , bu düşük blok rakamı her iki takımında hücum performansı anlamında ne denli kaliteli oyunculara sahip olunduğunun kanıtıdır.

            4ncü set yine karşılıklı iyi servisler ile geçti. Halkbankası ile ilgili şöyle bir ayrıntı vereyim . Pasör çaprazsız oynuyorlar. biraz açalım ; Osmany ve Matey smaçör pozisyonunda görev alıyorlar. Burutay ise pasör çaprazı olarak oynuyor ama Burutay manşet alabilen bir oyuncu olduğu için servis karşılamaya giriyor. Fenerbahçe nin 2 sene önce bayanlarda Ze nin deneyip başarılı olduğu Sokolova-Logan-Kim 3lüsü gibi oynuyorlar. Yani servis karşılamada daha az yıpranıyorlar zaten liberoları Nuri'den sonra diğer 3 smaçörleri 15 şer kez servis karşılamışlar. Özellikle maç genelinde İvan'ın servisleri karşısında Matey çok zor durumlara düştü , Servis karşılamada hem Matey ( %27-%13 )  hemde Burutay (%33-%7 )  resmen çöktüler. Bu set çok daha çekişmeli geçse de maç sonunda 25-22 ile gülen taraf biz olduk ve maçı tie-breake taşıdık. 

            Tie-Breakte ise Halkbank Osmany ve Matey servise asılınca 7-4 geriye düştük fakat sonrasında Fonteles'in iyi servis turu Marshall sayıları ile 9*8 önde geçtik , İvan hem bu set hemde 4ncü sette karşısındaki 3 lü bloklara rağmen inanılmaz tekniği sayesinde çok fazla blokouttan sayı aldı. 9-8 sen sonra karşılıklı sayılar ile geçilirken 15-14 öne geçen Fenerbahçe-Grundig Fonteles'in inanılmaz servis ve ace ile bu zor maçı 3-2 kazandı. Emeği geçen bütün oyuncularımızı tebrik etmek istiyorum , 

           Castellani gibi inanılmaz sakin kalender ve iyi bir hocamız var. Sahaya oyunculara inanılmaz hakim, maç genelinde devamlı Arslan ile iletişim halinde oldu ve oyunu iyi yönlendirdi , aksayan blok sorunumuza anında müdahale etti Kemal hamlesi blok tutma konusunda takımın direncini artırdı , Castellani bana inanılmaz derecede güven veriyor. 

Galibiyette pay sahibi oyuncularımıza kısaca değinelim ;

  • Arslan : sakat olmasına rağmen oynadı bu özverisi için öncelikle teşekkür ediyorum. Kendisini çok eleştirdiğimi herkes bilir ama iyi oynadığı zaman hakkını vermesek olmaz. kötü geçen ilk iki setten sonra çok iyi 3 set oynadı , maçları izlese ve basitçe yaptığı tercih hatalarından vazgeçse daha iyi olacak ama inatçı bir yapısı var kafayı hatasına taktımı bir türlü o hatasından sıyrılamıyor ve yine tercih hataları yapıyor. Özellikle 4 numara smaçörlerine topu atarken biraz dikkat etmeli zaten rakibin blokları çok iyiyken pasör attığı top ile smaçörünü onların kucağına bırakmamalı , bu maçta bir kaç kez Marshall'ı şekilden şekilde soktu , bu hatalarını zamanla yapmaz diye umut ediyorum
  • Marshall : İlk senesindeki performansına yakın bir seviyede oynuyor. İnşallah herhangi bir sakatlık sorunu olmaz. Sağlıklı bir Marshall bize çok katkı verir.  Rakip takım bütün servislerini Marshall ve SErkan üzerine yıktı. Manşet % 50 % 21 . 5 tane manşet hatası var. Normal bir rakip karşısında bu rakamlara laf edilebilir ama karşı takım özellikle Matey/Osmany/Emre gibi çok çok iyi servis atan oyuncular olduğunu düşününce bu yüzdeleri normal karşılamak lazım . Hücumda iyi oynadı % 48 ile 17 sayı ( 1 ace 3 blok ) ile oynadı. 6 servis hatası onun adına eksi bir hane olarak yazılabilir ama blok konusunda takımın en iyisiydi. Zaten Marshall dan iyi servis performansı beklememek lazım. Onunla ilgili herhangi bir form endişem yok sağlıklı olsun bana yeter. 
  • Fonteles : Bu yürekli delikanlı maçın her anında çok coşkuluydu. % 41-%24 ile manşet aldı 2 manşet hatası var. Mükemmel servis kullandı . 6 hatası var ama 6 kez ace aldı ayrıca bütün servislerinde ace olmazsa bile rakip çok zor hücum kurdu. Çok güçlü ve hızlı servis atması çizgi hakemlerinin işini cidden zorlaştırıyor. Maç içinde 2 tane servisine dışarıda dedi hakemler ama tekrarını izlediğimiz zaman topu çizgi üzerine düştüğünü gördük. Fonteles'in ilginç bir stili var. hem hızlı bir oyuncu hemde yel değirmeni gibi kolu var. Topa vurmak için zırpladığı zaman bir bakıyorsunuz kol havada bile değil ama havada çok hızlı bir şekilde o kolu yukarı çıkartıp o topa vurabiliyor. bu maçta 6 numaradan iyi hücumlar izledik. Zor pozisyonlarda hiç geri adım atmıyor ve çok güçlü bir oyuncu , bugun kendisini keyifle izledik. % 50 ile hücum ederek 26 sayı ile takımın en skorer oyuncusu oldu. Savunma çok gayretliydi sanırım 4ncü sette çok zor bir pozsiyonu çevirmek için soyunma odasına kadar koştu ve o topu çevirdi, takımın İvan ile beraber abisi gibi çok heyecanlı hırslı ama gerekli yerlerde takıma yön veriyor. Maçı kazandırdığı son ace sonrası direkt olarak seyirciye koştu ve ne kadar hırs ile mücadele ettiğini onlara gösterdi . 
  • İvan Miljkoviç : Nazar değdirmekten korksam da hak ettiği övgüleri yazmadan geçmeyeceğim. 6,3 puan ile takımın en çok puan alan oyuncusu. Pasör çaprazlarının en çok puan aldığı maçlar çok nadir olur. Halkbank gibi çok iyi blok tutan , İvan'a neredeyse bütün pozisyonlarda 3 blok hazır tutan bir ekibe karşı % 58 gibi inanılmaz bir yüzde ile oynadı. 1 hücum hatası 2 kez blokta kalma.. 2 ace ve 25 sayı ile maçı bitirdi. 4 ncü set ve tie breakte neredeyse çoğu sayıları 3 lü bloklara karşı vurduğu ve aldırdığı blokoutlar sayesinde oldu. Neden mevkisinde dünyanın en iyisi olduğunu ispatlıyor. 40 kez topla buluşmuş ama bu topların en az 35 i hep çok zor toplardı. Şöyle ağız tadı ile bloksuz veya tekli blok üzerinden vurduğu top iki elin parmaklarını geçmez adam zaten 4 yıldır bizde hep aynı şekilde hücum ediyor. Savunma yapmayı çok sevmediğini söylemiştim ama geçen sene olduğu gibi bu sezonda doğru yerde durma , zor topları çıkartma çabalama konusunda hiç vazgeçmiyor. Bu kariyere sahip ve savunma için dezavantaj sayılacak bir fiziğe rağmen topu çıkartabilmek için reklam panolarına uçmaktan veya takımın benchini devirmekten geri kalmıyor. İvan bu takımın kalbi , beyni, güvencesi , sigortası kısaca ana unsuru. Arslan veya Ceyhun kardeşlerimin aklından bu konu çıkmamalı.
           Çok güçlü bir rakip karşısında hemde 2 -0 geriye düştükten sonra alınan bu galibiyet her açıdan çok önemli. Henüz tam takım oturmadı halen orta oyuncu ve blok tutma konusunda sıkıntılarımız var ama bu halimize ile bu deplasmandan galibiyet ile dönüyoruz. İnanılmaz mutluluk verici bir durum. Bugün gövde gösterisi yaptık, şampiyonluğun kolay olmadığını Halkbank takımına gösterdik, bir aksilik çıkmaz ise daha önceki turlarda karşılaşmaz isek Lig finali Halkbank ile oynarız , bizimle oynarken ayakları yere bassın biraz korksunlar. Bu takım Challenge kupasını alacak güçte .

        Bu güzel cumartesi günümüzü galibiyet ile sonuçlandırdıkları için bütün oyuncular ve kenar yönetimine teşekkür ediyorum.

Herkese saygılar ve sevgiler 
Cem Ağrak

          
NOT : Maçın Adamı Felipe Fonteles'i kutlamıştık Twitter da Sağolsun geri dönüş yapmış.Sevindik ve buraya da aldık :))




20 Ekim 2013 Pazar

Fenerbahçe Grundig 3 -Anorthosis FAMAGUSTA 0 ...

                  


      2014 CEV Erkekler Challenge Kupası 1nci tur ilk maçı antreman havasında geçerken Fenerbahçe Grundig rahat bir oyun sonrası 2 nci maç için avantajlı bir skor ( 3-0) elde etti. Kazandığımız Balkan Kupası sayesinde oynama hakkı kazandığımız bu kupayı belki de sezon sonu müzemize koyabiliriz , maç sonunda oyuncumuz Fonteles'in açıklamalarından bu kupayı ne kadar ciddiye aldığımız belli oluyor. 




          Oğlum Poyraz beyin alerjik astımı ile uğraştığımız bir haftasonu büyük reis İvan , değerli hocamız Castellani ve yeni transferimiz Fonteles'i izlemek bir nebze de olsa bana moral oldu. Aslında yazmayı düşünmüyordum ve akşam üzeri forumlara bir göz gezdirmek istedim , fakat ciddi anlamda sahadaki ile alakası olmayan ''ezbere ve Klişe '' yorumları görünce yine bir iki  kelam etmek gerekli diye düşündüm.



                      Famagusta takımı bizim ayarımızda bir takım değil, o yüzden bu maçında üzerinde çok fazla durmaya gerek yok , başta KAPTAN İvan önderliğinde her oyuncumuz maçı ve rakibi ciddiye alarak oynadık ve kazandık.  



  • İvan reis cidden şarap gibi yaşlandıkça daha bi değerleniyor daha bi güzelleşiyor . 35 yaş arifersinde halen 20 lik delikanlı gibi amatör ruh ile mücadele ediyor. Çok iyi yapamazsa bile savunma disiplininden asla taviz vermedi , maç içinde birkaç kez çok zor topları çıkardı. % 48 ile hücum etti 2 ace ile beraber 17 sayı ile maçın en skorer oyuncusu oldu. bir iki top haricinde CEyhun ile uyumu iyiydi , gelen zor topları her zamanki gibi tecrübesi ile sayıya çevirdi. İvan'ın bizdeki 4üncü senesi ve artık fazlası ile takımı sahiplenmiş her oyuncu da ona saygı duyuyor ( duymak zorunda da ). Bu maç iyi servis attı reis 2 ace var ayrıca 14 ile takımın en çok servis kullanan oyuncusu oldu. İvan'ın performansı ile ilgili en ufak bir endişem yok zaten kötü de oynayaiblir ama asla mücadele etmekten savaşmaktan vazgeçmez , bu sebeple o Dünyanın en iyi voleybol oyuncularından birisi..

  • Marshall'ı iyi gördüm çok şükür bir sakatlığı yok gibi , zaten Marshall sağlam olduğu takdirde çok çok büyük etki eder takıma , umarım dizleri bu sezon onu hiç yarı yolda bırakmaz , hücumda çok yük binmedi üzerine ama yinede % 50 ile hücum etti 2 blok 1 ace toplam 10 sayı üretti , Onu manşette fena bulmadım ki rakip bütün servileri Marshall üzerine attı buna rağmen rakamları fena değildi ( % 50 , % 40 ) . Onunla ilgili söylenebilecek 2 handikap , 
  1.                sakatlık 
  2.                servisleri 
        Açıkcası her iki konu ile ilgili olarak sakatlanmasın diye dua etmekten       başka   yapılacak bir şey yok , bu saatten sonra ondan çok iyi servis      atmasını beklemek hayalcilik olur , tekrar söylemekte fayda var sağlam bir marshall halen bu ligde oyunun her iki yönünde çok iyi fayda sağlar ..

                                            

  • Yeni transferimiz Fonteles çok sempatik bir oyuncu , çok disiplinli çok hırslı ve oldukça etkili servis kullanan bir oyuncu. Bu maçta İvan dan sonra ikinci hücum opsiyonumuz konumundaydı , bu sezon ağırlıklı olarak İvan ve Fonteles üzerinden hücum edeceğiz onu çok fazla manşete sokmadık , bu maç özelinde demiyorum ama iyi manşeti olan bir oyuncudur. 2 blok 2 ace % 67 hücum yüzdesi ile 15 sayı çok iyi bir oyun sergiledi. Fonteles'in en büyük avantajlarından birisi çok hızlı bir kolu var, nispeten biraz gerisine düşen toplarda İvan ve Marshall a göre çok daha hızlı hareket ettiği için etkili hücumlar yapabiliyor , Fonteles takıma daha da ısındıkça çok daha katkı verecektir

  • Orta oyuncularımız Emin ve İbrahim'e çok fazla yük düşmedi Emin % 71 gibi güzel bir yüzde ile hücum etti ve 7 sayı ile katkı verdi , İbrahim ne yazık ki ne blok ne hücum sayı üretemedi , fakat her ikiside etkili servis kullandılar. Takımın şu andaki en zayıf halkası orta oyuncuları olarak görünüyor . 

  • Serkan'ı hiç beğenmedim ne yazık ki üzerine bir türlü koyamıyor geldiğinden beri hep aynı çizgide , üzerine çok fazla servis atılmamasına rağmen manşet oranları heleki rakibin zayıflığı düşünüldüğü zaman çok yetersiz ( % 50 , % 31 ) 
                                    
  • Açık söylemek gerekirse bu maçta en çok Ceyhun'u beğendim , zaten 7.3 gibi yüksek bir puan alarak maçı tamamladı. Kısa boyuna rağmen çok iyi zamanlama ile 3 blok yaptı , Ceyhun'un pasör olarak oynadığı maçlarda rakip takım hücumlarını onun file önünde olduğu noktalara yönlendirecektir ama böyle güzel zamanlama ile blok yaparsa çok etkili olur. Rakip zayıf olmasına rağmen çok da iyi olmayan mükemmel manşetimize rağmen iyi pas dağıttı , evet bir kaç pozisyonda İvan' a biraz alçak biraz da gerisine düşen topları attı bir iki pozisyonda ise Fonteles'in açığına gelen toplar attı ama maç genelinde çok iyiydi. Bu formu ile devam etmesini diliyorum , hem kendisi direkt oynayabilir hemde Arslan'ın olası ''rehavet ve disiplinsizlik'' durumlarına güzel bir el freni olabilir.



            Henüz sezonun başı olmasına rağmen hücum anlamında takımı iyi buldum. TAbiki yeni oyuncularımız var ,Fonteles'in biraz daha takıma alışması gerekiyor , zaten 3 tane çok üst düzey yabancımız var , başımızda çok değerli bir hocamız var . Castellani'ye de hoşgeldin demek istiyorum , anlam veremediğim şekilde hocasız geçen 1 sene ve kaybedilen prestij kupalar avantaj vs aklıma geldikçe sinirleniyorum. Manşet ve blok performansımız henüz yeterli seviyede değil , hocamıza güvenim sonsuz gerekeni yapacaktır , Lig için Halkbankası ağır favori onlar ile final oynarız gibi duruyor. Bu sezon bir aksilik ve takımda bir ahenk!!! sıkıntısı olmaz ise Challenge kupasını alabiliriz.. 

Güzel ve sakatlıksız sorunsuz bir sezon olması dileğiyle herkese önce sağlık sonra saygı ve sevgiler.

Cem AĞRAK 

       








12 Ağustos 2013 Pazartesi

FENERBAHÇE GRUNDİG ,KAPTANLIK MESELESİ VE İLKESİZLİK...


          Hazır moralimiz bozuk bir şekilde haftaya başlamışken araya bir voleybol yazısı sıkıştırmak iyi gelir dedim ve bilgisayar başına oturdum . Aslında Fenerbahçe ile üzülmeye bu aralar o kadar çok alıştık ki bünye çok etkilenmedi hemen toparladı , zaten bugun benim 7nci evlilik yıldönümüm o yüzden hemen kendimizi toparlamak lazım..

               Takımımız ile ilgili çok detaylı bir yazı yazmayacağım çünkü yaz başından beri birçok kardeşimiz bu konuda fikirlerini belirtti , kabus gibi geçen bir sezondan sonra hocamız değişti .Gönderilmesine anlam veremediğim Castellani geri geldi, tam bir ritm tutmuşken hoca bize ülkeye klübe alışmışken onu gönderip bir senemizi çöpe atmış olduk. Neyse hatanın neresinden dönersek kardır diyerek önümüze bakalım . Castellani gelirken Brezilyalı smaçör Luis Felipe Fonteles'i de getirdi. Fonteles 29 yaşında oyunun her iki yönünü de iyi oynayan çok kaliteli bir smaçör. Geçen sene Polonya liginin en ses getiren oyuncularından birisiydi . Polonya kupası MVP si oldu , ayrıca Zaksa ile beraber oynadığı Erkekler Final 4 da ' En İyi Servis Atan Oyuncu '' ödülünü kazandı. Fonteles çok hırslı ve bu oyunu tutku ile oynayan bir oyuncu. Mutlaka ve mutlaka çok katkı verecektir. 

              Takımın lideri efsane çaprazımız İvan ile devam ediyoruz. Reisin yaşı 34 yavaş yavaş kariyerinin sonuna geliyor , şu adamdan doğru düzgün faydalanamadığımız için çok üzülüyorum. İvan yaz başı takımdan ayrılma durumu olmuş olsa da Castellani ile konuştuktan sonra takımda kalmaya karar verdi. Tabi 1 senedir olan şubede bitenlere alışmak İvan gibi bir amatör ruhlu profosyonel sporcu için oldukça zor olsa gerek !!!.. Takımımızın diğer yabancısı Marshall ile de sözleşme fesih edilemediği için devam ediliyor. geçen sene 34 yaşındaki ve malum diz sakatlığı olan (bu arada kendisini çok severim çok beğenirim ve çok saygı duyarım ) bu Küba'lı dostumuz ile 2 senelik kontrat yapmak ise muhteşem bir yöneticilik becerisidir. Bu çok büyük bir vizyondur !!! Aslında bu noktadan sonra çok fazla yazmaya gerek yok... Neyse konuyu saptırmayalım , yaz başı kendisini İtalyan klüplerine tabiri caizse '' itelemeye '' çalıştık ama hem bizde kazandığı parayı ona bu yaşta verecek klüp bulmak çok zor hemde diz sakatlığı sebebi ile herhangi bir takım kontrat imzalamak istemedi. Bu seneyi de '' Allah'ım ne olur Marshall sakatlanmasın '' duaları eşliğinde geçireceğiz , sağolsun sayesinde bol bol dua ediyoruz. Aslında 3 tane çok iyi ve çok kaliteli yabancı oyuncumuz var ;

Yabancı rotasyonu :
Pasör Çapraz : İvan Miljkoviç 
Smaçörler : Marshall ve Fonteles ,sezonu bir aksilik çıkmaz ise 3 yabancı ile tamamlayacağız. 
Yerli Rotasyonu : 
Pasör : Arslan 
Orta oyuncular : Kemal / Emin Gök 
Lİbero : Serkan .

             Aslında şu yukarıdaki tabloya baktığımız zaman Yerli /Yabancı oyuncu kalitesi arasında dağlar kadar fark var. Yabancı oyuncularımız ne kadar iyi ve kaliteliyse de yerliler tam zıttı vasat oyuncular.  Bu noktada en güvendiğim isim hocamız Castellani. Hocamız mutlaka bu oyuncu grubundan iyi bir harman yapıp uyum sorunu olmadan mücadele eden ve her oyuncunun sahaya maximumunu vereceği bir takım ortaya çıkaracaktır. 

               Sakatlık sorunu olmaz ise Marshall çok büyük bir güç , kendisi kötü servis atması haricinde smaçör pozisyonu için biçilmiş kaftan , oyun bilgisi , savunma , blok tutma konularında çok önde bir isim , sağlıklı bir Marhall'in hücum performansını konuşmak büyük hata olur. Fonteles ve ( sağlıklı ) Marshall ile hem hüzum hemde savunmada hemde blok konusunda son derece güçlü bir smaçör mevkisine sahip olacağız. İvan' bu saatten sonra yazmaya gerek yok . O artık mevzuları aşmış geçen sene o rezalet takımı tek başına ayakta tutan, direnen , savaşan aldığı paranın hakkını veren gerçek KAPTANIMIZDIR.

            Transfer yapmamız gereken ama yapmadığımız 1 ay uğraştığımız 100/150 bin euro için kendisini transfer etmediğimiz Burutay mevzusuna kısa bi değinelim . Bu oyuncuyu almadığımız için kafamızı duvarlara taşlara vururuz ama iş işten geçmiş olur. Kafamızı vururuz ile kastım;  bizler yani  taraftarlar . Milli takımda 4 numara sıkıntısından dolayı manşet özürlü Emre 4 numara oynuyorken , memleketinde yabancı sınırı varken ve 23 yaşında potansiyeli olan belli bir kalitesi olan hemde bu renklere gönül vermiş Burutay' ı da almamak 2nci büyük vizyon gösterisidir. 

                 Gelelim en önemli konuya : TAKIM KAPTANLIĞI ..
                
            Diğer takımları bilemem ama Fenerbahçe'nin hangi branş olursa olsun kaptanlık mevkisi çok önemlidir. ( bir çok branşta bu mevki son yıllarda çok dejenere oldu ) Kaptanlık saygınlık ,ağırlık gerektirir, karizma gerektirir , Fenerbahçe'nin kaptanlık bandını takacak adam/ bayan o bandın değerini bilmelidir. Ayrıca kaptanlık bandını dağıtan yönetici abilerimizde onun ne kadar önemi olduğunu bilmelidirler. Geçen sene bir çok saçma sapan olay oldu , o haklı bu haksız mevzusu bu saatten sonra gereksiz , şube ne yaptı ; geçen seneki takım kaptanı Arslan'ı 5 ay boyuncu ''kadro dışı '' bıraktı ve kaptanlığını elinden alarak İvan Miljkoviç'e verdi . Arslan kendi davasında heklıydı haksızdı bu konu sabaha kadar tartışılır ama ne olursa olsun ''Takım Kaptanı'' gibi hareket etmeliydi , 

           Takım Kaptanlığı sanal alemde taraftara oynarak onlara şık görünerek onlara oynayarak YAPILMAZ. Kaptan takımı bir arada tutar , oyuncu ve hoca arasında gerekirse köprü olur , hocanın tarzı iyi olmayabilir , sert olabilir yanlış yapıyor olabilir , takım kaptanı burada devreye girer kabadayılık yapmaz , olası sorunları çözer çözmelidir , herşeyden önemli olan Fenerbahçe takımının çıkarlarıdır. Saha dışında büyük sorunlar yaşanmış da olsa saha içine bu yansıtılmamalıdır,  alınan paraların hakkı verilmelidir. Oyuncular bıraksın taraftar gibi haraket etmeyi , FENERBAHÇE klübünün fazlası ile taraftarı var , herkes haddini bilsin kendi işini yapsın , biz zaten taraftarlığı fazlası ile yapıyoruz, oyuncu arkadaşlar da aldıkları binlerce euro'ların hakkını sahada oynayarak formanın hakkını vererek yapsın kaptan ise kaptanlığını yapsın oyuncu oyunculuğunu yapsın. Geçen sene 5 ay kadro dışı cezası verip , kaptanlığı alınan Arslan Ekşi'ye hediye olarak bu sene tekrar kaptanlık verilmiş. Demek ki bu kararları alan büyükler bizim kadar kaptanlık müessesesini önemsemiyorlarmış , 

               Bu arada oyuncu yeterlilik kısmına gelirsek Ulaş Kıyak boşta duruyorken bizim Arslan ile devam etmemiz büyük bir hatadır. Arslan mental sıkıntılarını geçtim yetenek anlamında da normal bir pasördür. kaptanlık mevzusunu ben önemsiyorum ve alınan bu kararı umursamıyorum, yukarıdaki yazdığım gibi İvan Miljkoviç takımdan ayrılana kadar benim gönlümde ve aklımdaki TAKIM KAPTANIZMIZDIR. 

Herkese saygı ve sevgiler. 

Cem AĞRAK