Fenerbahçe Universal 2011-2012 Sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe Universal 2011-2012 Sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2011 Perşembe

Hedefimiz; Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu

2011-2012 CEV Voleybol Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmeye hazırlanan Bayan Voleybol Takımımız Fenerbahçe Universal’in hedefi şampiyonluk.

Son iki yılda ülkemize bir Avrupa ikinciliği ve bir de Avrupa üçüncülüğü yaşatan, 2011 Dünya Kulüplerarası Voleybol Şampiyonası’nda zafere uzanan Sarı Meleklerimiz, şampiyonluk yolundaki ilk maçına 30 Kasım 2011 Çarşamba günü, 19:30’da Burhan Felek Spor Salonu’nda çıkacak.

Yardımcı Antrenörümüz Kamil Söz şampiyonluk yolundaki en büyük avantajımızın ’inanç’ olduğunu şu cümlelerle dile getirdi:
"2011-2012 CEV Şampiyonlar Ligi’ne Almanya’nın güçlü takımlarından Dresdner SC takımı ile oynayacağımız maçla başlıyoruz. Son iki yıldır iyi bir performans gösterdiğimiz Şampiyonlar Ligi’nde şu ana kadar bir ikincilik ve bir üçüncülük aldık. Hedefimiz her zaman Şampiyonlar Ligi’nde şampiyon olmak. Ama başarılı olmamıza rağmen bir türlü şampiyonluğu yakalayamadık. Fakat her geçen yıl daha da tecrübelendik, daha da hırslandık. Fenerbahçe Universal olarak bu yıl hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu inanç yöneticilerimizde, teknik heyetimizde ve en önemlisi oyuncularımızda mevcut"
Takım Kaptanımız Seda Tokatlıoğlu ise, "Şampiyonlar Ligi’nde son iki sezon çok iyi dereceler elde ettik. Artık Fenerbahçe’yi tüm Avrupa tanıyor ve tüm rakiplerimiz gücümüzün farkında. Her sezon olduğu gibi bu sezona da şampiyonluk parolası ile başlıyoruz. Grubumuzda güçlü takımlarla mücadele edeceğiz. Ama biz de güçlü bir ekibiz. Çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Seviyenin en yüksek olduğu bu ligde her maçımızı tek tek aynı ciddiyetle oynayıp kazanmak istiyoruz" dedi.

2011-2012 CEV Voleybol Şampiyonlar Ligi B Grubu’nda yer alan takımımızın diğer rakipleriyse Azerbaycan’dan Rabita Bakü ve Fransa’dan ASPTT Mulhouse.

fenerbahçe.org

30 Ekim 2011 Pazar

Fenerbahçe Universal 2011-2012 Sezonu İstatistikleri.


2010-2011 SÜPER KUPA
Fenerbahçe Universal - Eczacıbaşı : 1-3

ABVL 1.HAFTA
Fenerbahçe Universal - G.Saray MP : 3-1



ABVL 2.HAFTA
Vakıfbank TT - Fenerbahçe Universal : 0-3


ABVL 3.HAFTA
Eczacıbaşı  - Fenerbahçe Universal : 0-3



ABVL 4.HAFTA
Fenerbahçe Universal - Ankaragücü : 3-0





ABVL 5.HAFTA
İllerbankası - Fenerbahçe Universal :0-3



CEV Şampiyonlar Ligi 1.HAFTA
Fenerbahçe Universal - Dresdner SC : 3-0


ABVL 6.HAFTA
Fenerbahçe Universal - Ereğli Belediyesi  : 3-1





CEV Şampiyonlar Ligi 2.HAFTA
ASPTT Mulhouse - Fenerbahçe Universal : 0-3



ABVL 7.HAFTA
Nilüfer Belediyesi - Fenerbahçe Universal  : 1-3






25 Ekim 2011 Salı

Eczacıbaşı Vitra - Fenerbahçe Universal 0x3 (Salondan İzlenimler)


Fenerbahçe Universal Ankara'da kaybettiği süper kupa maçının rövanşında bütün motivasyonunu sahaya yansıtıp rakibini kendi evinde acı bir skorla mağlup etti.

Ayazağa deplasmanlarını seven biri olarak hafta içi iş çıkış saatinde oynanacak olmasına üzülmüştüm, maça gitmek planı yoktu. Ancak akşama doğru telefon trafiği ardından, arabayla maça gidecek olan tanıdıkların iş yerimin oradan beni de almaları sonrası yola koyuluverdik.

Trafikte kaybedilecek zaman nedeniyle ilk seti kaçıracağımızı hesaplamıştık, öyle de oldu. Salona vardığımızda ikinci setin ilk teknik molasına henüz gelinmemişti.

Maç başlamadan önce yapılan terör saldırılarıyla kaybettiğimiz şehit askerlerimiz için yapılan saygı duruşunu kaçırmıştık. Ayrıca Fenerbahçe oyuncuları ve teknik ekibi siyah tshirtler giymişler, Eczacıbaşı oyuncuları ise bir pankart açmışlar.


Karşılaşmayı takip eden yönetici ve idarecilerin yanısıra Universal Hastaneler Grubu Genel Müdürü Dr. Mahir Turan'da salondaydı.
Ali Koç'a maç sonu tezahüratlarla sevgi gösterilince, boynundaki atkıyı açarak selam verdi.
Cihan Kamer ise maç çıkışında bazı taraftarlarca televizyondan önceki günlerde yaptığı konuşma güzel olduğu için tebrik ediliyordu.

Abdullah Paşaoğlu ise Avusturya'daki erkek takımı maçına gitmemişti. Maç sonrası lobide karşılaşınca maçın neden sadece Trt Hd kanalında yayınlandığını, herkesin izleyemeyeceğini söyledik. Yayıncı kuruluşun tercihi böyleymiş, digiturk'te trt hd var deyip izlemeye gitmek için sabırsızlanıyordu ama digiturk hd alıcı yada netten takip imkanı heryerde mümkün değil dedim.

Diğer yandan erkek takımının yeni sponsorluk anlaşması ile ilgili hayırlı olsun diyerek sohbet edince; anlaşmanın 1+1 yıllık olduğunu, anlaşma ile ilgili rakamların basına açıklanamayacağını ama takımın her türlü bütçe ve transfer harcamalarını kapsadığını, eğer takım şampiyonlar liginde birşey yapacak görüntüde olursa yeni bir takviye yapılabileceğini, bunun içinde 31 ocak tarihine kadar transfer hakkı süremiz olduğunu söylediler.

Çiğdem Can Rasna'da salon çıkışı taraftarların ilgisiyle karşılandı, soyunma odasına gidip arkadaşlarını tebrik etti, çıkış kapısından geçerken arkasından gelen Kim Yeon'a taraftarların tezahüratları ve imza alma çabaları olunca kızın şaşkın haline gülüp, kız bir anda ne olduğuna şaşırdı kaldı dedi.
Tesislere girişte hoşgeldiniz diyerek karşılanıp arka taraftan dolanarak Fenerbahçe tarafı girişine yönlendirildik. Arabayla gelen dört kişi olarak Fener-bahçe oley diye bağırarak ilerleyince oradaki güvenlikçiler hemen ortaya çıkıverdi, kapıda bizi kısa bir aramayla içeri aldılar, giriş önceki senelerde olduğu gibi ücretsizdi.


File arkası tribündeki taraftarların arasına geçerken skorborda bakınca ilk seti almış olduğumuzu farkettim. İkinci set ise başabaş başlamıştı. Hemen diğerlerinin yanında yerimizi alıp rakip servislerini bozma icraatına koyuluverdik.

Etrafta salondan tanıdık yüzler vardı, çoğunluğu FBD üyesi olan, ayrıca 12numara forum organizasyonundan da belli bir katılım vardı.
Kimisi Kadıköy'den tuttukları servisle gelmişti, kimisi ise defalarca araç değiştirip 41SM otobüsüyle yolu tamamlamıştı. Haftaiçi böyle bir saate göre beklediğimden daha iyi bir ortam vardı.


Tribünde asılı olan "Edirne'den Karsa Canım Feda Vatan Sana" pankartı oldukça manalıydı. Bir diğer pankart ise üstte asılı olan "Sarı Melekleri Sevmemiz Yalan ise, Doğruyu İstemiyoruz" yazılıydı.



Haftaiçi maçta tribüncü ağırlığı geçen senelere göre azdı ama bu kadarı dahi yetiverdi. Kapı girişine yakın olan yerde ise 25-30 kişi kadar genç kızlar-erkekler olan topluluk dikkat çekiciydi. Heyecanla Fenerbahçe'yi desteklemek için çırpınıyorlardı, onlara da bizim taraftan söylenen tezahüratlara doğru şekilde eşliklerine yardımcı olunuyordu.

Mesai bitimi tigerslaşan eczacıbaşı çalışanları giydikleri tshirtlerle yerleşip korna-düdük, tabelalara vurma vb. aksiyonlarına rağmen bizim takımın oyununa etki edemedi. Molalarda çalınan müzik anları haricindede bizim tribünde sessizlik anları pek yaşanmadı.

Ufak salon tıkabasa olmasa da yükünü çekecek kadar doluydu, protokol yan tarafında aynı Burhan Felekte olduğu gibi Fenerbahçe'nin ihtiyar takipçileri yerlerini almış izliyorlardı, birkaç kere güzel oyunla şevke gelip tezahürat yaptıkları duyuldu.

Set aralarında 12 numara organizasyonu şike operasyonun bahane hedefin ihala olduğuyla ilgili yaptıkları besteyi söyleyerek taraftara uyanık olmasını anlatıyordu. Maç sonuna doğru Aziz başkan oley tezahüratları oldu. Ayrıca son zamanlarda tribünde görmekte olduğum sol açık yazılı atkılarıyla gelenlerde vardı.


Mehter ve Feeenerbahçem seeen çok yaşa arka arkaya girildiğinde üstüste sayıların gelmesiyle toplu halde senkronize alkışla katılım artıverdi. Çıldırtsana bizi bu tribünlerde... bestesi geçen senelerdeki kadar keyifli sağa sola zıplamalı olmadı ama gene de fena değildi.
...Koymuşum vakıfına eczacısına tezahüratı da güzel oluyordu ama katılabilecek adam sayısı az olunca bu tip sözlü tribün tezahüratlarını uzatmak pek mümkün değildi.

Oldukça coşkulu bir oyun sergilendiği için tribünde de keyifle yerimizde duramadığımız son sette tezahüratlar yapılıyordu ama içimizden birinin bilirkişi gibi her tezahüratı elekten geçirip bu sevinme bestesi şimdi olmaz, bunu şu sayıdan sonra yapalım vb. müdahaleleri can sıkıcıydı.


Neyse onun tribündekileri ve setteki Alper abiyi frenlemelerine rağmen takım fren yapmayıp iyice gazladı. Sık sık Fenerbahçe koy oley oo o ... Bizim için saldır Kanarya lalayla.... tezahüratları dönüyordu. İspanyol españa cani matador melodisini de sayılar ardışık gelince giriyorduk.

İkinci teknik mola sonrası yan taraflarda Fenerbahçe aşkına ayağa davet edildi, milyonlarca iki kere tekrarlandı. Avaz Avaz da söylendi.

Maç maç maç diye tempolar tutulunca maç sonuna geldiğimizi farkettim, her zaman her yerde en büyük Fener sesleriyle Ayazağa'yı birkez daha inletip maçı tamamladık. Fenerle kimse başa çıkamaz diye arkasını dönüp salondan ayrılmakta olanlara vuruluyordu. Koyduk mu melodisi dönerken tebrikleşmeleri yapan oyuncular taraftara doğru gelmekteydi.

Tribünlerin Lacivert söylemek için organize olması üzerine oyuncular sarı ile karşılık verdi, Kim ne söyleyeceğini yanındaki arkadaşından öğrenmiş gülümser halde katılıyordu. Bu şekilde üçleme yapıldıktan sonra büyük bir coşkuyla alkışlarla tamamlandı.

Soğumalar için kalan bazı oyunculara tezahüratlar oldu. Liuba saha ortasında birşey konuştuğundan reaksiyon göstermedi ama salon çıkışında beklerken kapıda gözükünce tutulan tempoya kendi de alkışla katılıp gülerek çıkıverdi. Sorduğumda milli takıma iki haftalığına gideceğini, dünya kupasına ise katılmadıklarını söyledi.

Erdem için Eda seslerine gülüp eşinin de zaten tribünde olduğunu gösteriyordu.
Terminatör Seda ise omzuna buz sarılırken yapılan tezahüratlarla klasik sevgi işaretini yapıverdi. Kim yerde fizyoterapistle soğuma hareketleri yaparken kendisine tezahürat edilince iki büklüm şekilde selam verdi.

Alper abi tarafından bir baba hindi yaptırılmıştı ama bir süre sonra Nihan Güneyligil çağrıldığında onu da ikna edip yaptırdılar. Nihan en sonunda eczacıya bindi kısmını ayıp olacak diye es geçti.

Kamil hoca ise lobide esprili şekilde takılmalara cevap yetiştiriyordu. Sezonun yarısını tamamladık, Brezilya biletini iptal ettirelim mi yoksa diyenlere gülüp yok olmaz öyle şey diyordu. Ankara' daki maçta yapmadığı kadro rotasyonlarını artık uyguladığını gördüğümüzü söyledim, etrafına göz atıp orada problemin biraz pasör kaynaklı yaşandığını, oyuncu üzerindeki baskının sıkıntı yarattığını söyledi.
Gerçi bu apaçık görülen bir durumdu ama anlaşılan etrafında kendi oyuncuları varken böyle konuşmamaya dikkat ediyordu.

Neyse bir yandan oyunculardan imza alanlar, resim çektirenler, sohbetler derken; hem oyuncular hem de Violet Duca böyle bir gün ve saatte buraya kadar gelenlerin ayaklarına sağlık diyerek teşekkür ediyorlardı.

Kamil hocaya birisi ses nasıldı diye soruverdi, hoca ses ? diyerek kavrayamadı, meğersem tribündeki sesi soruyormuş. Hoca çok iyi desteklendiklerini, maç boyu taraftarın susmadığını sürekli itici güç yarattığını söyledi.
Dönüş için arabaya binip yola düştüğümüzde kendi aramızda konuşurken son setin skorunu yeni öğrenmiştim, skora şaşırıverdim. Skorbord arkamızda kaldığından ve tribündeki ortama kaptırınca hiç dönüp bakmamıştım. Böylesine ezici bir skor ile Ayazağa'dan ayrılmanın tadı da başka oluverdi.

( Ek not ; Salonda olupta yazmaya fırsatım olmadığı 3-0 kazandığımız vakıfbank maçı sonunda Kim Yeon'un yumruk şovunu da kayıtlara geçireyim :) Aslında taraftar maç sonu Kim Kim Kim diye tempo tutup onu selamlamak üzereydi ama yanındaki takım arkadaşları duyup ona tribüne gitmesi için işaret yapınca bu sefer tribünden eller havada vaziyette oooo ooo o sesleri yükseldi.
Naz ve Seda daha önce kendilerinin bile yapmadığı yumruk şovu Kim'e gösterip ne yapması gerektiğini gösterince Kim şaşırıverdi. Bir yandan gülüp diğer yandan kızcağızı taraftara yumruk şova yönlendirmeleri üzerine Kim tribüne doğru birkaç adım atıp biraz beceriksiz bir yumruk şov yapıverdi. Ama alkışlar sonrası gülümsemesi ve uzakdoğu selamı mest ediciydi, bu da unutulmaz görüntülerden biri olarak hafızalara kazındı. )

24 Ekim 2011 Pazartesi

Fenerbahçe Universal - Ankaragücü 3x1 (Salondan İzlenimler)

Pazar tatil günü miskinliğinde salona gelmiş olan takımın rehavet içindeki oyunuyla, ilginç bir skor seyri olan maçta Ankaragücü'ne set vererek maçı tamamladık.

Tribünde az denemeyecek bir kitle tarafından destek verilen takımımız, bench arkasında oturup maçla alakasız şekilde sohbetle oyunu takip eden bizim gibi ortamdan kopuk anlar yaşıyordu. Yedekten gelip şans bulan oyuncularda yeterince bu fırsatları kullanamadılar.

Skorborddan enstantane - Salonda geçmiş senelerde 3-5 Ankaragücü olup pankart asardı, ama bu sene onlarda yoktu.
Arka tarafımızda oturan Çiğdem Kaptan maç sırasında bir çok oyuncu tarafından ziyaret ediliverdi. Bu resimde geçen seneden takım arkadaşı olduğu Songül ile sohbet ederken görülüyor.

Ayrıca eski oyuncumuz Merve Tanıl'da onun yanına gelip uzun süre kalıverdi. Daha sonra arkamızdan geçerken bizi farkedip selamlaşarak nasılsınız , anlaşılan hep destek tam destek devam ediyor diyerek kısa bir sohbet için duraklaması hoş oldu, bu sezon hangi takımda oynadığını sorup başarılar diledik.


Bizim maçta set vermemiz üzerine ısınmaya başlamalarında biraz rötar yaşayacak olan vakıfbank oyuncuları önce köşede kıyafetleriyle maça bakarken daha sonra eşofmanlarını giyip tribüne yerleşiverdiler.
Zorlanarak aldığımız ikinci set ardından aynı ciddiyetsiz durumlar üçüncü sette devam edince, Ankaragücü oyuncuları canla başla mücadele edip bu seti alıverdi, alınan molalar ve oyuncu değişiklikleri fayda etmedi.
Kenardaki Ankaragücü yedeklerinin bağırışları çığlıkları önde götürdükleri sette takım arkadaşlarını iyice havaya soktu.
Zaman ilerledikçe salonda katılım biraz daha artıverdi ama akşamki erkekler derbisinde bu kadar kişi olmadı.

Sıkıcı bir maç olduğundan maç içinde de ilginç sahneler görüyorduk, Duygu'nun pasıyla Naz'ın smaçla sayı aldığı pozisyon sonrası oyuncular uzun süre gülerek bu ilginç anı konuşuyorlardı.

Protokol tribününde maçı izlemeye eşi ve küçük kızı ile gelen Hakan Dinçay ile Abdullah Paşaoğlu vardı. Universal tarafından ise Dr. Mahir Turan bu sefer pazar günü spor tarzını sarı renk tercihiyle yapmıştı.

Arkamızda oturan Adnan Paşaoğlu bu maçı Sports tv canlı yayınlamadığından serbest oturuyordu. Onunla kanaldaki rugby ve hentbol yayınları sohbetimiz dönüverdi.

Diğer yandan ise neden bizim kadın ve erkek takımlarının maçlarının arka arkaya oynatılamadığını idarecilere sorgulayınca, diğer takımlarla da konuşulduysa da şehir dışına dönecek olan takımların araç saatleri uymadığından bir mutabakat noktası bulunamadığı söylenmiş.

Maç bitimi oldukça kötü bir performans sergilese de armanın gururu Sarı Melekler diye karşılanan oyuncular, taraftarla karşılıklı Sarı-Lacivert yaptılar.

Kamil hocaya set verdikleri için sataşmalarımız olunca bu oyunun rölanti modu olduğunu, gerektiği yerde takımın motivasyonunun yükseleceğini, bugünkü kötü oyunu gözardı etmemizi söyledi.

Benzer şekilde maç arasında cafeterya kısmında karşılaştığımız Aylin ablada bu skor önemli değil deyip kız takımından çok memnun olduğunu anlattı. Naz ile takımın gerçek kimliğini bulduğunu, Kim Yeon'un oyun tarzını çok beğendiğini, hele bir de diğer iki yabancımız katılınca iyice güçleneceğimizi söyledi. Pasör Seda ile ilgili olarak eğer oynadığında bu takımın performansını düşürecek biriyse neden transfer ettiğimizi acaba kimin istediğini sordum. Aslında kötü bir pasör değil, gayet iyi takımlarda oynadı tecrübe kazandı ama Fenerbahçe'de oynamak bambaşka birşey, buradaki başarı baskısının yarattığı stres ile daha ilk maçtan resmi kupa maçı olunca hatalar sonrası bir özgüven sıkıntısı oldu diye yanıtladı.

Salondakilerin bir kısmı ayrılırken, biz vakıfbank-iller bankası maçını da izleyiverdik, etraftaki oyuncu-koç vb. diyalog fırsatlarım oldu. Uzun süre Chris ile sohbet ettik, sonra Castellani, Marshall diye devamı geldi. Chris her zamanki içtenliği ve samimiyetiyle etkileyiciydi. Milli takıma gideceğinden risk olmasın diye oynatılmadığını söyledi.
Bizim hal hatırımızı sorup, tribündeki arkadaşlar nasıl diyerek son zamanlarda Fenerbahçe'nin yaşadığı sıkıntılar sonrası üzüldüğünü söyledi.
İstanbul'u çok sevdiği için kalmak istediğini ama Fenerbahçe'den teklif olmayınca 1 senelik kontratı bittiğinden vakıfbanktan gelen fırsatı kabul ettiğini kendisi açısından kontrat feshinde bir sıkıntı olmadığını anlattı. Salona yürüme mesafesinde bir ev verildiğini söyleyince ben de bu çevrede oturduğumdan bölgeyle ilgili bilgilere yoğunlaştık. Neyse genel olarak mutlu olduğunu,takımda da problemi olmadığını anlattı.

Kız takımının birkaç oyuncusu daha sonra tribüne çıkıp diğer maçları takip ediverdi. Eda Fürst ile birlikteydi, bir süre ortalıktan kayboldular. Eda ilk seferde elinden ameliyat oluyor musun sorumu yanıtlamadıysa da ,yanımızdan geçerken ikinci defa sorduğumda olmuyorum dedi, maç içinde sargılı olan eli maç dışında serbest gezebiliyor.







23 Ekim 2011 Pazar

Fenerbahçe Universal - Ankaragücü : 3-1 !!!


Fenerbahçe Universal: 3 - Ankaragücü: 1 
Salon: Burhan Felek 
Hakemler: Cihat Fırıncıoğlu xxx, Gökhan Dağ xxx 
Fenerbahçe Universal: Yağmur x, Eda xxx, Naz xxx, Shashkova xx, İpek x, Seda 
Tokatlıoğlu xxx  (Merve x, Ecem x, Seda Eryüz x, Duygu x, Didem x) 
Ankaragücü: Gizem xx, Alena xx, Sinem x, Mariana xxx, Asuman x, Zennibe x 
(Seval xx, Kübra xx, Ceren xx)
Setler: 25-13, 29-27, 22-25, 25-10
Süre: 93 Dakika (19, 28, 27, 19) 

* Tebrikler hem bu maç için hem de 4/4 ile 1 Aylık araya lider girdiğimiz için.
* Dünya Kupası için ülkesine giden Yeon Kim'in yerine Yağmur oynadı.Ancak ne yazık ki verilen şansı iyi değerlendiremedi.Çok kötü oynadı.Manşette resmen göçtü.
39/8.% 46(23).Bu seviyede bir takımda oynayan bir oyuncu bu seviyede bir rakibe karşı 8 direkt manşet hatası yapmamalı.Lise Kız takımı oyuncusu değilsin.
* 1.seti açık farkla aldıktan sonra Kamil Söz sakat sakat oynayan Eda'yı Duygu ile değiştirdi.
Bu değişiklik neden oldu diyemeyiz ama sanki maç bitmiş gibi konsantrasyonu kaybettik.
Gerçi gene seti kazanıyorduk.20-16 öndeydik fakat moladan sonra Ankaragücü sanırım Kübra Tanrıkulu'nun servisleri ile farkı kapattı ve 24-24'ten sonra da 3 kez set sayısı attı.Tecrübe farkı ile seti 29-27 kazandık.
* Fakat bu set ders olmamış gibi 3.sette çok kötüydük.Ankaragücü baştan sona önde götürdüğü seti 22-25 haklı olarak kazandı.Setin sonunda Liuba'nın 2 kritik hatası,Naz'ın kaçırdığı servis setin kaybedilmesinde önemli etken oldu.
*4.set Ankaragücü üst üste böyle 2 set oynadıktan sonra haliyle yoruldu ve erken pes etti.
* Ankaragücü'nü kutluyorum.Hüseyin Doğanyüz hoca mütevazi kadrosunu çok iyi oynattı.
Özellikle eski oyuncumuz Pasör Gizem Giraygil çok iyi oynadı.Hani alacak pasör mü var yurt içinden diyorlardı ya.Görmezseniz bulamazsınız zaten.Gizem 2007-2008 sezonunda Pelin Çelik'in arkasında 2.pasörümüzdü.Fazla şans bulamadı ve bir sonraki sezon ayrıldı.Aradan 4 yıl geçti tabii ve voleybolunu geliştirdi.Seda Eryüz'e ben Gizem'i tercih ederdim.
* Maç sonrası oyuncularımız maçın saati,böyle maçlarda konsantre olmak zordu,Kamil Söz Kim gitti,Nihan sakattı diyor ama bunlar mazeret değil.Nihan zaten formasını Merve'ye kaptırdı.
Yeon Kim eksiklik evet ama Yağmur da Ankaragücü maçında Onu aratmasın artık.Ama arattı.
Eda'yı 1.setten sonra dinlendirmek istedim,Duygu'yu aldım ama maç zora girince tekrar almak zorunda kaldım diyor Kamil Söz.Doğru ama birincisi keşke tekrar almasaydın,set kaybetmek önemli değil,oyuncu kaybetmek önemli.Ki kendisi de bunu söyledi ama gene aldı Eda'yı.
İkincisi Duygu Bal bu maçta bile güven veremiyorsa,oynayamıyorsa düşünülmeli.
* Manşet almakta çok zorlandık.70/14.% 49(29).Şu maçta - kendinden çok zayıf bir rakibe karşı - bu rakamlar skandal ve ürkütücü.Ankaragücü maçında 14 direkt manşet hatası ne demek ?
Merve maalesef bu maçta iyi değildi.15/3.% 40(27).Liuba 15/2.% 67(47)
Yağmur'u zaten yukarıda yazdık.
Ankaragücü'nün 12 servis sayısı olması zaten durumu net bir şekilde ortaya koyuyor.
* Manşet ile beraber savunma ve bloklarda da iyi değildik.10-8 bloklarda üstünüz ama 1.ve 4.setlerde 4'er blok yükseltiyor.3.ve 4.setlerde sadece 1'er bloğumuz var.
* 2.ve 3.setler çok ciddi şekilde ilerisi için irdelenmeli.
* Yedek konumundaki oyuncular Yağmur,Duygu Bal da kendilerini sorgulamalı.Sadece Didem Ege girdiği dakikalarda iyi servisi ve çaprazda iyi yer tutuş savunması ile dikkat çekti.
* Rakamlardan bir kaç not ; 
Seda'nın % 55 ile 20 sayısı,Liuba'nın % 55 ile 18 sayısı,İpek'in 4 bloğu ve  9/5 hücum 10 sayısı,Naz'ın 9 sayısı (biraz fazla sayıya endeksli oynadı gibi geldi,sonuçta aldı tabii) ,Yağmur'un 8 manşet hatası dikkat çekti.
* Aylin Hanım böyle bir maçta bile fanatizm içindeydi (bizde fanatiğiz ama bu kadar değil).
Gizem'in ayağı geçti,kaybettiğimiz sette faulle oynadılar topu gibi itirazları anlamsızdı.
Ne önemi var set kaybetmemizin ?
* FB TV'nin gs'li sunucusu Aslı Duru'nun maç sonrası röportajda Merve'ye soru sorarken,Nihan'ın da sakatlığı vardı ile başlaması ne kadar abesti.Yani Sen Nihan sakat olmasaydı oynamayacaktın demek istiyor.Halbuki Merve Eczacı maçında Onu kesmişti.
Biraz dikkat artık kaç senedir bu işi yapıyorsun ?
* Son olarak ; yalaka bir çetin dingil gene bir yerde kusmuş.Muhatap alınacak biri değil zavallı.
Bize sallamak için açtığı blog öyle duruyor.Biz herkese sahip çıkıyoruz merak etmesin.
Hangi oyuncu olursa olsun iyiyse iyi,kötü oynadıysa kötüydü diyoruz.Oyuncu fanatikliğimiz yok.
Kendileri Jan de Brandt ve Frauke Diricx'e sahip çıkmışlar mıydı ? Onlar kimin değerleriydi ?
İnsanlar omurgalı olacak.Önce bir şeyi yapacak,sonra başkalarına çamur atmaya kalkacak.

18 Ekim 2011 Salı

Fenerbahçe Universal - Vakıfbank TT : 3-0 !!!




Vakıfbank Türk Telekom: 0 - Fenerbahçe Universal: 3
Salon: Burhan Felek
Hakemler: Erdal Akıncı xx, Ebru Meriçkan xx
Vakıfbank Türk Telekom: Nikoliç x, Melis xx, Gözde x, Glinka xx, Bahar x, Özge x,(Gizem x, Nilay xx, Songül x, Ergül x, Güldeniz x)
Fenerbahçe Universal: Eda xxx, Naz xx, Shashkova xxx, İpek xx, Seda xxx, Kim Koung xxxx, (Merve xx, Nihan x, Yağmur x)
Setler: 19-25, 21-25, 20-25
Süre: 77 dakika (23, 27, 27)

* Tebrikler.
* Haklı bir galibiyet aldık.İyi oyun oynadık.Bunda pasör ve libero değişikliğinin yanısıra rakibin Katar hüsranının artçı mental ve fiziksel dezavantajları (bizi asla bağlamaz,galibiyetimize de gölge düşürmez) rol oynadı.
* Gerçekten de Pasör Naz Aydemir Seda'ya göre çok daha iyi oynattı takımı.Gerçi kazandırdığı-kaybettirdiği puanlar  -2 çıkmış ama önemli değil.Eda da -2.Tabii Naz'ın bu iyi oyununda manşetimizin nispeten diğer maçlara göre biraz daha iyi olmasının da rolü var.Mesela Sokolova şimdiye kadar gördüğüm en süper manşet yüzdesi ile oynadı.14/0.% 86(71).İnanılmaz.
Gene diğer maçlarda adeta maden görevi gören libero Nihan'ın yerine oynayan Merve'nin rakamları kötü olsa da 26/3.%35(27) Nihan'a göre daha iyi olmasınında rolü vardı.
* Libero Merve demişken,Kamil Söz'ün bu tasarrufunu doğru buluyorum ve kutluyorum.Merve hatalar yapsa da şans verilmeli.Zira Nihan 3 yıldır aynı Nihan.Manşeti çok kötü,savunması iyi.
Ama bize birinci planda iyi manşet lazım pasörün iyi oyun kurabilmesi için.
Merve savunmada da iyiydi.Daha iyi olacaktır.
* Seda'nın performansına seviniyorum.Gayet iyi form tuttu.% 62 hücum +11 ile 17 sayı.
Aferin Seda.Devam.
* Yeon Kim.Muhteşem bir oyuncu.Gamova'dan sonra ilaç gibi geldi.Kim'in farkı manşete de girmesi.Ki rakipler servisi Onun üzerine yıkmaya çalışıyorlar oyundan düşürmek için.
% 52 hücum,2 blok + 11 ile 18 sayılı en skorer ismimiz oldu.
* Sokolova manşette süperdi ama hücumda o kadar değildi.22/8.%36 .8 sayı.
Neyse Milli takıma tekrar dönme kararı aldığına göre artık toparlanır.Manşetteki konsantrasyonu bunun işareti.
* İpek.Bir diğer sevindirici ve şaşırtıcı performanstı.Atletik olmadığı,bloklarda ağır kaldığı,hücumda bitiricilik sorunu büyük olduğu eleştirileri vardı.Bizde yaptık.Bugün çok iyi buldum.Sokolova'nın 22 top alarak yaptığı 8 sayıyı 8/6.%75 hücum ve 2 blok ile yapmış.Süper.
Gerçekten de gözlerimize inanamadık.Toplam 5 bloğumuzun 2'sini yapması ve hücumda böylesi bitiricilik olağanüstü.Eğer böyle oynamaya devam ederse 2+1'in yarattığı sıkıntılardan biri olan Eda'nın yanında hangi Orta oyuncu sorusu çözüm bulmuş olur.
* Eda elinden ve bileğinden sakatlığı ile oynadı.Geçmiş Olsun.Özellikle 2.setteki 10-5 geriden gelip öne geçtiğimiz serideki servisleri ile ciddi katkı yaptı.9/4.% 44 ve 1 servis sayısı ile 5 sayı.
* Oyuna girdikleri anlarda Nihan ve Yağmur'da servis ve savunmada görevlerini yaptılar.
* Kamil Söz de hatalarından ders almış gözüktü.İşte istediğimiz buydu.Eczacı maçında yapmadı.
Kenardaki oyuncuları kullanması.Tutar tutmaz ayrı bir şey ama bir şey yapmış olursun.
* Etkili servis atmamız ve iyi savunma yapmamız kilit noktalardı.6 servis sayımız var.Bununla beraber 11 servis hatamız da kötü.Rakibin 3 hatası,4 sayısı var serviste.
* Vgstt'yi tam zamanında iyi kıstırdık.Ne durumda oldukları bizi bağlamaz.
İleride daha iyi olacaklardır ama asla geçen sezonki gibi olamazlar.Bir kere Maja Poljak çok ciddi eksiklik.Fürst'ü de yurt içinde kullanamadıkları için Bahar'ın yanında oynayan Melis aratır.
Tek silahları Glinka.Nikoliç'te bugünkü gibi manşette fazla yordurulup (23/2.%57(52) gene iyi) hücumdan düşürüldüğü gibi.24/7.% 29 ile hücum etmiş.
Esas bomba Gözde'nin 13/2.%15 gibi facia bir yüzdesi.1 blok 3 sayı ile bitirmiş.
Guidetti her şeyi yaptı gene bol rotasyon ama cenazeyi diriltmek gibi bir konumdalardı,fayda etmedi.Daha iyi olurlar sezon sonunda ama bu sezonki rakip Eczacıbaşı olacak gibi.
* 2.sette 10-5 geriden gelip 19-15 öne geçtik.Yani 9 sayılık bir fark yapmışız.
Biz de Süper Kupa Eczacı maçında 23-20 önden set verip,2.sete de 4-0 geride başlamıştık.
Yani biz de yedik 9-0'lık seri.İşte bayan voleybolunda bu seviyede takımların bu durumlara düşmelerini bir türlü anlayamıyorum.