Metal Galati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metal Galati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2010 Cuma

FENERBAHÇE ACIBADEM- METAL GALATİ CANLI İZLENİMLERİM !!!!

Küçükçekmece Aile Mahkemesindeki duruşmam nedeniyle maç günü İstanbulda olunca futbol maçını televizyondan izlemek yerine salonda (E:Toroğlu'nun söylemiyle çıplak gözle) Fenerbahçe Acıbadem'i izlemeyi tercih ettim.
Bugün maçı tekrar izledim tvden. Maç sonundaki röportajları dinledim. Naz hafta arası yükleme yapıldığını, ilk seti aldıktan sonra rehavete girdiklerini söylüyor ama bu kötü oyunu anlatmaya yetmez. Başka bir açıklaması var mı bilemiyorum. Ama bir şeyler yolunda değil gibi...
Dün bana göre takımın en iyisi NİHAN'dı. Her topta yapması gerekeni yaptı.Savunma anlamında gösterdiği gayret takımın en iyisi olmasına yetti.
Maça ısınırken takım arasındaki şakalaşmalar maça çok rahat rehavet içinde çıktıklarının bir kanıtı idi adeta. Ancak bazı kişilerin samimilikle laubaliliği karıştırması gibi rahat olmak ile rakibi ciddiye almamayı karıştırdılar bence.
Takımın bu olmadığını gayet iyi biliyoruz. Dün yaptıkları hücumlar bugüne kadar izlediklerimizden çok farklı idi. Gamovanın bu kadar plase yaptığını, blokta kaldığını anımsamıyorum. Aynı şekilde Osmokroviçte hücumda çok pasif kaldı. Hele 2. sette 23-23 berabere iken yaptığımız hücumda Osmokroviç'in plasesi filede kaldığından rakip set sayısı atma şansı yakaladı.
Pasör konusuna gelince; ilk set Frauke iyi idi. Ben dahil herkes hayran olduğu Naz'ın oynamasını istediği için 2. sete oyuncu değişikliği ile başlanması hepimizi sevindirdi. Ancak Naz ne yazık ki iyi değildi. Savunmada gayretli idi. Kendini yerden yere attı. Blok da yaptı. Hatta hücum sayısı bile aldı. Ancak genel olarak iyi değildi.
Yaptığımız hücumlarda top ölmüyor ise bunda pasörün tercihi yanlış demektir.
Ve bana göre Naz dün doğru tercihlerde bulunmadı. Dünkü maçı çok dikkatli izlemeli.
Dün takım olarak kötü idik. Maç sırasında bir ara toparlıyor bir kaç sayı arka arkaya alıyorduk ancak sonra nedense oyundan düşüyorduk. Bu arada rakibimizin gayet iyi defans yaptığı da bir gerçek. Ama hücumda zayıflar. Yoksa daha iyi olurlardı.
2 Turda eşleşmeler yapıldığında birçok kişi Dinamo Moskova ile Dörtlü finale kalmak için tekrar karşılaşacağımızı ancak bu kez işimizin daha zor olacağını düşünüyordu. İlk maçta Odintsovo Moskovayı 3-0 yenince rakibimiz belli olmuştu. Dün mucize gerçekleşmedi ve şimdi dörtlü final için Odintsovo maçları kaldı önümüzde.
2 yıl önce bizi 2 maçta da yenmişlerdi. Gerçi o kadro ile bugünkü kadro karşılaştırıl(a)maz. Ama onlarla görülecek bir hesabımız var. Onları yenip dörtlü finale kalabilecek bir takımız yeterki dünkü gibi değil her zamanki gibi oynayalım. Ve umarım ikinci maç 11 Martta olurda ben de tekrar İstanbula maçı (çıplak gözle) izlemeye gelebilirim.

11 Şubat 2010 Perşembe

Metal Galati maçının düşündürdükleri ve Naz mı Frauke mi tartışması üzerine...

Metal Galati maçını izlerken gözüme çarpan bir kısım noktaları paylaşmak istedim. Ama öncelikle Gürol Abinin yazmasını bekledim. İyi ki de beklemişim, belli konularda aynı şeyleri düşünmüşüz. Bir kısmı tekrar olsa bile önemli bulduğum için yazacağım.

Önce maçta gözüme çarpan önemli noktalar:

1. Nati... Nati... Nati...
Çok söyledik ama Nati olmadan bu takım böyle olamazdı. Gerçekten de komple bir oyuncu. Bugün dikkatimi çeken bir pozisyon vardı, onu paylaşayım: Bir topta, sanırım Gamova'nın smacıydı, top karşı takımın manşetinden bizim sahaya doğru sekti, en az 5-6 metre yükseldi ve çizgiye yakın bir yere doğru düşmeye başladı. O an topun düyeceği yerde iki oyuncumuz vardı. Topun dışarı çıkacağını düşünerek pozisyondan biraz uzaklaştılar. O an sahının öbür ucunda bulunan Nati koşarak oraya geldi, dikkatle topun düşüşünü izlemeye başladı ve gerçekten de dışarı gideceğine kanaat getirene kadar da manşet almaya hazır bir vaziyette durdu. Diğer oyuncular da saygıyla onun vereceği kararı beklediler.

Açıkçası bu pozisyonda çok etkilendim. Bir insan her pozisyonun içinde bu kadar olabilir... Bu kadar sorumluluk alabilir. Bu kadar liderliğini benimsetmiş olabilir. Daha ne diyeyim...

2. Gamova... Gamova... Gamova...
Nati'yi çok beğeniyoruz. Ama Gamova'nın ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu da unutmayalım. Bugün o kadar yüzdeli vurdu ki, bir ara herhalde %100 ile oynuyor sandım. Nitekim istatistiklere göre %74'le hücum etmiş. Üstelik karşı takım da Beylikdüzü falan değil. Şampiyonlar Liginde 2. tura çıkmış önemli bir takım. Özellikle de savunmasıyla öne çıkan bir takım... Bence muhteşem bir yüzde. Çeşitli forumlarda Gamova düşüşte, beklenen form düzeyinde değil, Fenerbahçe'de mutlu değil vs. diyenler şu rakamları bir yorumlasın... Daha ne yapsın?

Ayrıca bugün 3 metre gerisinden ne kadar güzel vurdu öyle. Bu konuda hayatımda gördüğüm en etkili oyuncu.

Ama ben bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Gamova 2.02 boyunda bir oyuncu. malum, uzun oyuncular çok çevik olamaz ve savunmaları biraz zayıf olur. Hele hele pasör çaprazıysalar bu konuda kendilerini çok geliştirmek zorunda da değillerdir, asıl görevleri hücumdur çünkü. Ama Gamova neden dünya yıldızı olduğunu bu maçta gösterdi: Gamova uzun boyunun avantajını kullanan bir oyuncu ama kesinlikle nasıl olsa uzun boşluyum deyip işin kolayına kaçmayan defans vs. yönlerini de geliştirmiş bir oyuncu. Çok iyi toplar çıkarıyor. Bugün mesela bir pozisyonda herkes top yere sandığında, Çiğdem elini topun altına koyarak ölmekten kurtardı. Rakip oyuncular kutlama yaparken, bizim oyuncular da bir an kontrpiyede kaldı. O pozisyonda Gamova'nın filedeki topu bir refleksle çıkarması vardı, o boydaki bir oyuncu için kesinlikle çok zor bir hareketti!

Gamova'nın bir özelliği de zekası. Uzun veya güçlü oyuncular genelde az teknik olur. Daha doğrusu teknik olmak zorunda hissetmezler kendilerini. Bloğun üstüne çıkmak onlar için yeterlidir. Halbuki Gamova neredeyse bütün smaçları blok üstünden vurmasına karşın rakip sahayı çok iyi gözlemleyen ve boşlukları çok iyi hisseden bir oyuncu. Smaçları tamam da, ben plaselerini de çok beğeniyorum. O kadar güzel yerlere bırakıyor ki topları... Bugün çok iyi servis atmadı ama bizim takımın en etkili servis atanı aynı zamanda. Bunda da zekasının payı var, çok ters noktalara atıyor topları.

3. Brandt... Brandt... Brandt...
Bugüne kadar çok söylediğim övgüleri tekrar olmasın diye yazmayacağım. Sadece küçük bir ayrıntıya dikkat çekeceğim. Bugün sanırım ilk setti, takımımız 24-17 önde. Üst üste iki sayı veriyoruz. 24-19 oluyor. Sonra bir sayı daha veriyoruz, 24-20 oluyor. Ve Brandt mola alıyor! Düşünebiliyor musunuz, acaba maçı izleyen kaç kişi Galati'nin 24-17'den gelip o sete ortak olacağını düşünmüştür? Rakip antrenör dahil hiç kimse! Ama Brandt hoca o kritik anda ne olur ne olmaz diye alıyor molasını.

20-30 sayılık seriler yememize rağmen hiç mola almayan basketbol koçlarına, ya da sakatlık olmadığı sürece 75. dakikaya kadar ahayatta oyuncu değiştirmeyen teknik direktörlere o kadar alışmışız ki!!!!

4. Naz mı Frauke mi?
Bu konuda Gürol Abiyle aynı düşünüyorum. Bu tartışma, Fenerbahçe'nin başarılarını kıskananlar tarafından taraftarlarımız arasına atılmış bir dinamittir. Takımımız 3-0 gibi net bir skorla kazanmış. Deplasmanda ve kendini hiç sıkmadan güle oynaya. Biz neyi konuşuyoruz Naz niye oynamadı? Başka forumlara bakıyorum, herkesin maçla ilgili tek yorumu Naz niye oynamadı...

Bence de Naz tercih edilmeli. Ama şu maçı izleyip bir tek bu konuda yorum yapanların iyi niyetini de sorgularım kimse kusura bakmasın. Naz daha iyidir değildir tartışılabilir, ama şu maçı izleyip de kimse bana Frauke iyi oynatmadı demesin.

Mesela deniyor ki, Gamova ile anlaşamıyormuş. Gamova bu maçta %74 ile hücum etmiş! Bu oranda hücum eden bir çapraz gördünüz mü? Bu sadece çaprazın yeteneği midir? Frauke dediğiniz kadar kötü olsa, bu yüzdeye ulaşılabilir mi?

Ayrıca herkes elini vicdanına koyup şunu yanıtlasın, takımı Naz oynatırken Gamova'nın da Nati'nin de 3 metre arkasından bu kadar etkili vurduğunu gördünüz mü?

Eda'yla anlaşamıyormuş. Bakın Eda'nın bu maçtaki hücum yüzdesine: %67! Eda şu an 6 maçta %50 ortalamayla Şampiyonlar Liginde verimli smaçör sıralamasında birinci. Frauke'yle birlikte bu yüzdesinden daha yükseğe çıkmış! Bu nasıl anlaşmazlık?

Üstelik bugün manşetlerimiz de iyi değildi. Hatta rezaletti. Mükemmel yüzdemiz %42. Rakibin mesela %63!

Yani eğri oturup doğru konuşalım. Naz'ı sevebiliriz. Milli Takımımızın geleceği diye bağrımıza basabiliriz. Kimimiz çok güzel ve cana yakın da bulabilir. Ama lütfen Frauke'ye "iyi değil" demeyelim. Yani Naz'ı sevmek Frauke'ye haksızlık etmemize neden olmasın. Hele hele Brandt'ın Belçikalı olduğu için torpil yaptığını söylemek insafsızlıktır.

Ayrıca kimse merak etmesin, kulübümüz izin vermediği sürece Naz 22 yaşına kadar bizden ayrılamaz. O yüzden çok mutsuz, seneye ayrılır gibi korkuları da bir kenara bırakalım. Naz Eczacı koçuyla hiç anlaşamıyordu ve Fenerbahçe'ye isteyerek geldi. Ve her fırsatta ifade ediyor Brandt'ı da çok seviyor ve sayıyor. Ayrıca şahsen tanıyanlardan öğrendiğime göre, kişilik yapısı olarak güveni sarsılacak birisi de değil. Yani yedek oturmak Naz'a sanıldığı kadar zarar vermez. Sadece gelişimini biraz yavaşlatır.

Ben Brandt'ın iki kararını doğru bulmuyorum. Birincisi Frauke'yi tercih etmesi. İkincisi Seda arka alana geçtiğinde manşet aldırmaması ya Songül'le ya da Nihan'la değiştirilmesi. İkisinin de temel nedeni Naz ve Seda'nın kendilerini daha çok geliştirmesini istemem.

Ama Brandt geçen seneki takımımızı kendinden kat kat güçlü 3 takımın üstüne çıkararak şampiyon yaptığını hatırlatırım. Bir sene orta oyunculara manşet aldırarak yapmiyon olduk, unuttunuz mu? Üstelik Naz'ı 1 milyon dolar bonservis verip aldıran da Brandt değil mi? Uzun vadeli planları olmasa Naz'a niye bu yatırımı yaptırsın. Oksana'yı tutmayı biz düşünüyoruz da Brandt akıl edemiyor mu.

Şunu bilelim. Bizler seyirciyiz. Taraftarız. Teknik direktör ya da koç değiliz. Yani içimizden gelenlerle takımın uzun vadeli hedefleri, antremanlarda konuşulanlar, koçun oyuncularla ilgili planları birbirini tutmayabilir. Ben bu konuda Brandt'a sonsuz güveniyorum. Bir bildiği vardır diyorum. (Fırsat bulursam da soracağım. Yanıtlarsa ve izin verirse de burada paylaşacağım.)

Sarı Melekler'den Tur Müjdesi.0-3 !!!!!!!!!!



Fenerbahçe Acıbadem çok rahat.

10/02/2010
Şampiyonlar Ligi2nde 12’li play off oynayan Fenerbahçe Acıbadem, Romanya temsilcisi Metal Galati’yi 3-0 mağlup etti.
Fenerbahçe Acıbadem karşılaşmanın setlerini 25-21, 25-23 ve 25-15 kazandı.
Fenerbahçe maça Eda, Çiğdem, Natasha, Frauke, Seda, Gamova ve Libero Nihan ile başladı. Setin ilk sayıları başa baş tamamlandı. Ancak sarı lacivertliler ilk teknik molaya 8-5 ve ikinci teknik molaya da 16-13 önde girdi. Ev sahibi ekip durumu 16-16 yaptıysa da durumu 24-18’e getiren Fenerbahçe Acıbadem ilk seti 25-21 önde bitirdi.
İlk seti 26 dakika süren maçın ikinci setin ilk dakikaları yine başa baş geçti. Ancak Fenerbahçe ilk teknik molaya 8-4 ikinci teknik molaya da 16 - 10 önde girdi. 22-16 öne geçen sarı lacivertli bayanlar karşısında sete asılan Galati durumu 22-21 yaptı. Fenerbahhçe Acıbadem 25 dakika süren ikinci seti 25-23 galip tamamlamayı bildi.
Fenerbahçe üçüncü sete 4-2 geride başlamasına rağmen birinci teknik molaya 8-7 önde girdi. Farkı açarak 14-10 öne geçen sarı lacivertliler ikinci teknik molaya 16-10 önde girdi. Kanarya güzel ve istikrarlı oyununu sürdürerek 23-14 öne geçti ve 20 dakikalık bir mücadelenin ardından seti 25-15 kazandı. Fenerbahçe, bu set sayısıyla maçı da 3-0 gibi net bir sonuçla tamamlanmış oldu.


Metal Galati: 0 - Fenerbahçe Acıbadem: 3
Salon: Buzau
Metal Galati: Onyejekwe Nneka, Alajbeg Jelena, Tocko Olga, Golubovic Mira, Miclea Grigoruta, Daiana Muresan , Cebic Suzana ( Libero)
Fenerbahçe Acıbadem: Frauke Dirickx, Seda Tokatlıoğlu, Ekaterina Gamova, Çiğdem Can Rasna, Natasha Osmokrovic, Eda Erdem, Nihan Yeldan  (Libero)
Setler: 25-21, 25-23, 25-15
Süre, 26 dk, 25 dk, 20 dk.

Karşılaşmadan 3-0 galip ayrılan temsilcimiz, 18 Şubat Perşembe günü sahasında 19.30’da yapacağı rövanş maçı için büyük avantaj sağladı.
http://img51.imageshack.us/img51/3672/32291347.jpg
 http://img51.imageshack.us/img51/5282/64949295.jpg
http://img16.imageshack.us/img16/8388/82203235.jpg
http://img193.imageshack.us/img193/9452/87513849.jpg







***************
  Tebrikler Sarı Melekler.
Düşük tempoda bir maç oldu.Nasıl olsa kazanırız modunda biraz rahat oynadık ve 1.ve 2.setlerde
bazı servis turlarında dalıp gittik ve bu anlarda manşette sallanınca 5-6 sayılık seriler yedik.
 Bu konuya dikkat etmek gerekir.Belki Metal Galati gibi takımlar karşısında sorun yaratmaz
ama bizim asıl hedefimiz olan F4'te başımızı ağrıtır.Ki bizim takımın en önemli sorunu ne servis,ne blok,
ne hücum ne de saçma sapan Naz mı Frauke mi tartışmalarıdır asıl sorunumuz manşettir.
 Naz -Frauke tartışmaları bu takımın içine salınan fitili ateşlenmiş dinamit ve bir casus virüs yazılımıdır.
Evet aynen böyle görüyorum ve fena halde kızıyorum bu konuya.
 Yahu hoca tercihini Frauke'den yana kullanmış ve gayet iyi gidiyor takım işte.
Daha ne yahu.Duygusallıkla mı yönetilecek bu takım.
Aylin Hanım'ın dolmaları bunlar işte.
Bakın bir voleybol sitelerinde millet neler yazıyor ;

bnce fenerbahçenin silkinip kendine gelmesi gerekir.bnce jan de bryant çok bencil bir şekilde kendi ülkesini düşünüp dirixs i oynatıyor naz gibi iyi bir pasör varken dirixs gibi çürümüş pasör kullanılıyo ayrıca artık fenerbahçenin eski izlenimi vermediğini bunuda fenerbahçenin iyiliğine değil öbür takımların senenin başındaki kötülüğüne bağlıyorum .... fenerbahçe böyle giderse scavolini,assystel novarro,volley bergamo , zareche odintsovo ve hatta vakıfbank bile eleyebilir bir an önce takımın ve teknik direktörün kendine gelmesini diliyorum:))
 ************
naz oynatılmadığı için galibiyete sevinemedim. milli takımın pasörü kenarda çürütülüyor... 

Taraftar forumları bundan farksız.
  Frauke o kadar sıradan bir oyuncu değil.Alt kupalarda da olsa,devamlı oynamasa da kariyerinde
2 Avrupa Kupası kazanmışlığı var.
2001 yılında Minetti Vicenza ile Avrupa Konfederasyon Kupası‚
2007 yılında Grupo 2002 Murcia ile Avrupa Top Teams Kupası şampiyonlukları.

İlle de Şampiyonlar ligi deniliyorsa O da bu sezon olacak inşaallah. 
  Naz ise son oynadığı ICL F4'ündeki başarısızlığın faturasının direk isim verilerek kesildiği bir
pasör.Menajerleri Elena Chabovta F4 sonrası bizzat pasörümüzün hataları yüzünden başarılı olamadık
dedi ve kulüp olarak çocuk yaştan büyük emek vererek büyüttükleri pasörlerinden anında vazgeçtiler.
Tamam iyi bonservis parası da aldılar ama paraya ihtiyaçları yok ,en büyük rakiplerine verirlermiydi hem.
 Bunları yazarak ben de bu anlamsız tartışmaya girmiş oluyorum ama son kez yazıyorum bunları.
Evet Naz hem bizim için hem Milli takım için son derece önemli bir oyuncu,ileride ondan çok fazla
yararlanacağız ama bilemiyoruz ki belki bu sezon bu yatırım ile ille de kupayı alma stratejisi belirlendi
ve o amaçla Hoca planlarını,oyun sistemini belirledi.O oyun sistemine göre - ki 20 tane hücum seti varmış -
Frauke'yi öncelikli tercih ediyor.Hepimizin buna saygı duyması lazım.
 Nati'ye daha çok top atıyor,Gamova'ya atmıyor deniliyor.
Bakın istatistiklere ;
Gamova 27/20.%74 gibi yüksek bir yüzde ile 23 sayı ile oynamış.
Nati 23/10. %43 ile 10 sayı.
Yani gerektiği zaman Gamova'dan gayet iyi bir şekilde oynamış işte.
Gene Naz - Eda ile daha iyi anlaşıyor,Frauke - Eda ile anlaşamıyor deniliyordu.
Buyrun.9/6. % 67 ile 11 sayı.Ki gayet güzel tek ayak hücumları yaptırdı hatta bir keresinde zorladı
üst üste ve blokta bıraktı Eda'yı.
 Bırakalım bu kısır tartışmaları artık.
Manşette zaman zaman sallandık diyorum ama istatistiklere bakıyorum sadece 2 hata ve %67 ile
oynamışız.Mükemmel manşetimiz % 42.Bu mükemmel manşet yüzdemizi yükseltmeliyiz.
  Bugün maçta en çok Nati,Gamova  ve Kaptan Çiğdem'i beğendim.
Nati sanırım nezle gibiydi mendille burnunu siliyordu molada,bu halde bile klasını,tecrübesini
konuşturdu.Çiğdem aynı şekilde çok kritik müdahaleleri vardı.
Gamova sanki oyunda fazla görünmüyor gibiydi bir ara Spiker 18.sayısı dedi,yahu ne zaman
yapmış bu kadar sayıyı dedim.:))
  Takımın oyununda düşüş var.Aradan olabilir veya maçı kolay görmüş olabilirler ama F4'e fit girmeliyiz.
Bunun içinde vitesi yükseltecek bizi zorlayacak  rakipler lazım.
 Açıkcası şu anda herkesin kupaya uzandık dediği bir zamanda bile net konuşamıyorum.
Evet Şampiyonluk adaylarından biriyiz ve ciddi bir adayız da.
Rakip Antrenör Zoran Terziç'in açıklamaları ve oyuncularının aldıkları sayılardaki sevinçleri
bizi ne kadar büyük gördüklerini gösteriyor.
 Metal Galati de pasör Sadurek parasını alamadığı için ayrılmış.
Olga Tocko o fizikle nasıl oynuyor inanamadım valla.Tombik hatun yahu.
Aynen bir aralar Telekom'da oynayan Mirko Miliçeviç gibi.O da bu adam basketbolcu mu güreşçi mi
dedirtiyordu..Tocko onun kadar kilolu olmasa da epey kilosu var yani.
Ama iyi oynadı.Telekom bu sezon başı almıştı onu ama kapanınca Galati'ye gitti.
 Genç orta Nijeryalı kızı Nneka ve pasör çaprazı Hırvat Alajbeg'i de beğendim.
Neticede  bu turu geçtik.Diğer turda biz Dinamo Moskova'yı beklerken Odintsova silmiş
şimdilik DM'yi.Bakalım 2.maçta DM ne yapacak ?
Kim olursa olsun  rakip gene geçeriz.
Son olarak resmi sitemizin takıma ne kadar önem verdiğini de görün.
Ana Sayfadaki ilk 5 manşet habere bile giremiyorlar.
http://www.fenerbahce.org/fb2008/index.asp
Çubuklu forma aşkına Fenerium'dan Sevgililer günü sürprizi bilmem ne daha önemli.