




Önünden onlarca otobüsün geçtiği ulaşımı kolay olan bu salona girişte ücretsizdi, büfeleri de ucuzdu. Maç öncesi büfeye yönelirken orada oturan salon müdavimi ağabeyleri görerek yanlarına gidip sohbet ederek zaman geçirdim. Group İzmir Tolga ağabey "bir tek sana tutuldu bu kalpler" pankartını getirmiş, biz salona girmeden önce arka kapıdan girip asmışlardı.

Maça on dakika kadar varken içeriye yöneliverdik, Fenerbahçe tarafında büyük bir kalabalık yoktu ama bu salonda tribün ile saha bütünleşmesi kolay olduğundan yeterli bir kitle varsayılırdı. Belediyenin ise herhangi bir taraftar topluluğu yoktu, anlaşılan bozbaykuşlar da sadece popülarite yakaladıkları futbol maçlarına ilgi gösteriyordu.

File arkasında bazı voleybol medya mensupları,gazeteciler yer alıyordu. Müessese yalakası burcu hakyemez'de vgstt hocası giovanni'nin maça gelip o tribünde oturduğunu görünce yanına gidip maç boyu sohbet ederek izlediler,
Ayrıca protokol tribünü tarafında ufak bir grup ibb altyapı oyuncuları ve belediye çalışanı maç boyu takımlar yer değiştikçe kendi takımlarının olduğu bench arkasına oturuyorlardı. Oradaki adamlardan biri ise maç boyu bizim tarafa kol geçirme yapıp durunca ilk başta ne oluyor dediysekte, sonra anladık ki biraz akli dengesi bozuktu, boşverdik.

Tezahürat edenlerin olduğu kısımda güvenlikçiler ayakta önümüzde duruyordu, en ön sırayı kullanabiliyorduk, bu salonda gördüğümüz muameleyi kendi salonumuzda göremiyoruz. Fenerbahçe sen çok yaşa, canım feda olsun sana.... tezahüratlarıyla girilen maçta servisten verdiğimiz sayılar olmasa ibb sayı alamayacakmış gibi bir başlangıç oluverdi.


İvan ikinci setin sonunda önümüzde ace yapınca ona yönelik tezahüratlar artmıştı ama hemen üstüne topu fileye takıp sonraki sayılarda da hücum hataları yapıverdi, boş yere kaybettiğimiz bir set oldu. Maç içinde onun da playoff döneminde daha etkili olacağını bize hissettirdi. Maç bitimi salondan çıkarken koridorun orada Giovanni ile italyanca sohbet ediverdi.

Coş coş coşkovic diye geçen sene de playofflarda bizi coşturan Tommy servis hatalarında kazanç kayıp dengesini olumluya çevirdiği günlerde bizim için önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Oyuncularımız servise geldiklerinde sezon boyu alıştığımız bir gerginlik üzerimize yerleşiyordu, zaten salondaki takipçilerini azaltan en büyük etkende bu sinir bozucu istikrarsız servislerdi.
Kupa finalini kaybettiğimiz gün ağır eleştirilen Tommy ihtiyacımız olduğunda görevini
yapabilecek bir oyuncu. Maç sonrası çıkışta kendisiyle sohbet ettiğimizde maçları burada oynasak daha iyi olmaz mı diye sorunca, takım kötü olunca Burhan Felek boş,taraftar yok, şimdi takım iyi olunca finalde oraya da taraftar gelir diyordu.
Geçenlerde Dereağzı tesislerine gittiğimizde Abdullah Paşaoğlu'na Coskoviç'in durumu ne olacak,yerli statüsünde oynatılabilecek mi diye sormuştum. Sezon başı işlemleri tamamlandığında milli maçlar bitmişti olmadı ama o dönem federasyondan bu konuda yazılı olarak oynatılacağına dair taahhüt alındığını bakalım sezon bitimi milli takım maçları yapılacağı zaman hallolacaktır demişti.


Maçın ortalarında bir ara yan tarafa seslenilerek karşılıklı Fenerbahçem benim biricik sevgilim yapıldı. Çoğunluğu ufak yaştaki çocuklar olunca bir ara söylemek istediğimiz aşkımızın adı Kanarya gibi bazı besteleri bilmiyorlardı, hatta maç sonunda avaz avaz söylenirken de sözleri bilip katılan fazla yoktu.

Takım servis hatası yapsa da, seti kaybetse de sürekli olumlu motivasyon sağlamaya çalışan alkışlayan bir kitle vardı.



Bizim kontenjan dışı yabancımız Geriç ise maçı file arkası önündeki istatistikçilerle beraber izledi, maç sonrasında çıkışta karşılaştığımızda iyi destek diye bizi selamladı.



Oradaki taraftarlar diğer oyuncuları da çağırırken ben yanlarından ayrılıp en sol köşeye çıkışın oraya gittim, Abdullah Paşaoğlu ya da Hakan Dinçay geçerse onlara gelecek maçları da bu salonda oynamamız mümkün olur mu diye rica edecektim, Burhan Felek evime daha yakın olduğu halde Haldun Alagaş'ta takımla beraber maçı oynadığını hissetmenin keyfi bambaşkaydı.
Ama onlarla konuşamadım, maç sonu dört beş kişi bu fikirle bir süre soyunma odaları çıkışında beklediğimiz halde onları göremedik.
Artık kalan kısımda içerde maksimum üç maç oynama durumumuz olabilir ve büyük ihtimal bu tip saha değişikliği kira masrafı vs. işlerine gelmezdi ama benim fikrime göre bu salondaki sıcak ortamla rakipleri yenmek daha kolay olurdu.
Arslan'ın babası Mustafa Ekşi saha içinden çıkışa yönelirken tribünden yükselen Ekşi sen bizim herşeyimizsin tezahüratlarıyla oğluna gösterilen ilgiyi bir süre daha izleyiverdi sonra içeri yöneldi. Bu arada oradan çıkan Ersin köşeye birikmiş olan küçük çocukların forma isteğine, sezon bitsin şampiyon olalım söz veriyorum donuma kadar ne isterseniz size feda olsun diyordu.
Giovanni İvan ile sohbet ettikten sonra ona seslendim, haftasonu eczacıbaşını 3-2 yenmelerini isteyince güldü bakalım ne olacak dedi.
Baktım bizim taraftarlar salondan ayrılıyor ben de ters tarafa doğru yürüyüverdim, önlerinden geçerken özel güvenlikçilerin bunlar manyak yahu oyuncuları da bunlar gibi diye bizim taraftarların takımla olan diyaloguna şaşırdıklarını duydum.

Coach Castellani ile sözleşmenin sezon sonuna kadar olduğunu, gelecek sene için hiçbirşeyin belli olmadığını, varılacak noktaya sonuca göre planlamalar yapılacağını belirtti. Yani herşey şampiyon olmak ya da olmamak durumuna göre sezon sonu yöneticilerin düşüncelerine göre şekillenecek.
Hoca ile devam edilirse yerli ve yabancı oyunculardan kimlerin kalacağı falan herşey muallaktaymış, kötü sonuçta yönetimin idari ve kadro yönünden bir yapılanmaya gitme durumu da olabilirmiş. İvan gibi oyuncuların sözleşmesi olsa dahi kalıp kalmayacağı, mevcut oyuncuların sözleşme uzatılması falan tamamıyla takım ve hocanın performanslarıyla doğrultulu olarak sezon sonu şampiyonluk şampiyonlar ligi katılımına göre belli olacakmış.


Belediye takımı ve nedim hoca bir sezonu daha hüsranla kapatmak zorunda kaldılar. İki sezon öncesi final serisinde Arslan sakatlanmasaydı kazanamayacakları bir şampiyonluk haricinde belediyenin paraları boşa harcadılar, tek sevdiğim yanları bu güzel salonda onları yenme zevkini bedavaya tattırmaları oluyor.
Fotoğraf kaynak ; Fenerbahçe.org , İbbspor , ig2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder