Lindsey Berg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lindsey Berg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2013 Çarşamba

SARI MELEKLER FİNALDE !!!


                 Çok sıkıntılı başladığımız bir sezonda ve bizim için prestij açısından çok önemli olan Cev Cup'ta zor da olsa ecel terleri döke döke finale kaldık. Sanal ortamda yazmıştım ama tekrar hatırlatmak istiyorum , Cev Cupı alarak direkt Şampiyonlar Ligi'ne giriş bileti kazanamayacağız. Önümüzdeki sene o ligde oynayabilmek için ya Türkiye Liginde final oynamamız yada Cev'in vermiş olduğu Wild Card'ı alabilmemiz gerekiyor. 

                 Bazı dostlar bu kupayı alırsak her türlü Wild Card alırız diye düşünüyorlar ama onlara hatırlatmak istiyorum geçen sene Şampiyonlar Ligini kazanmamıza ve son üç sezonda üst üste Final 4'a kalmayı başaran tek takım olmamıza rağmen o wild cardı almadık/alamadık ( burada bizim de çok kabahatimiz var ) o yüzden bu Cev'i aldık seneye şampiyonlar ligine kesin gireriz gibi bir düşünce olmasın. Bu kupa bizim için çok  önemli bir kupa , kendi idari hatalarımıza tekrar tekrar değinmek istemiyorum ama ne olursa olsun bayan voleybolunda sadece Avrupa'ya değil Dünyaya damga vurmuş bu takımı , geçen senenin şampiyonu , 2010 avrupa ikincisi , 2011 avrupa üçüncüsü bu takımı Şampiyonlar Ligine sokamamak bizim idarecilerin olduğu kadar bu ÜLKENİN , Voleybol FEDERASYONUNUN koskoca bir ayıbıdır, ne olursa o ligde oynaması gereken takım FENERBAHÇE bayan voleybol takımıdır.

                   Bizim yerimize oraya alınan takım voleybol sporundan bir haberken biz 2009 yılında CEv cup da 3 ncülük maçına çıkıyorduk. Son yılların en çok yatırım yapan bu takımına yapılan çok büyük bir ayıba karşı bu kupa alınarak en güzel cevap verilecektir.  Cev Cup bizim bu seneki namusumuz , prestijimizdir .. Sezon başı Fenerbahçe'yi ve voleybol sporunu seven  herkes abi, kardeş , dost arkadaş dili döndüğünce bizim tarafımızı, bizim sorumlularımızı hak ettiği kadar eleştirdi(k) , gereken tepkiyi gösterdi(k) ama yinede bizim tarafımıza oynanılan, arkamızdan dönen oyunları da görmezden gelemeyiz o yüzden bu kupayı alıp herkese gerekli olan cevabı vermemiz gerekiyor eğer saha dışında o cevabı veremiyorsak ( ki veremiyoruz ) o zaman parkede gerekeni yapmamız gerekiyor. 

                     Rusya deplasmanına ilk maç oynadığımız güzel oyunun verdiği güven  ve aldığımız 3-0 lık galibiyetin avantajı ile gittik. Ben nispeten zor bir maç olacağını düşünüyordum ama ilk 3 set oynadığımız ve 3-0 kaybettiğimiz bir maç beklemiyordum. Hayalimin çok uzağında inanılmaz derecede kötü bir maç oynadık. Keyifler yerinde iken o 3 setlik oyunun üzerinde çok durmak istemiyorum. Aşağıdaki istatistik kağıdında kazanmış olduğumuz ALtın setin istatistikleri de maçın genel rakamları içerisinde verilmiş. Sanki 4 setlik bir maç oynamışız gibi görünüyor ama Altın set skor ve oyunu ilk 3 setten tamamiyle ayırmak gerekiyor.   Çoğu zaman isyan ettiğimiz ve haksızlık olduğunu söylediğimiz Altın set sistemi sayesinde Finale giden biz olduk. Bu sefer makus talihimiz tersine döndü ve yüzümüz güldü..  


               
                  Her istatistiğe detaylı olarak bakmaya gerek yok  % 16 ile mükemmel manşet aldığımız bir deplasmandan galibiyet ve final bileti ile dönmek cidden mucize gibi bir durum. Çok uzun zamandır bu kadar kötü istatistiklere sahip olduğumuz böyle bir durumdan yüzümüz gülerek ayrıldığımızı hatırlamıyorum. 



                      Altın set sistemi bu durumlara bazen imkan tanıyor. Rakib ilk iki seti alınca bizim oyuncularımız mental olarak son sette düştüler ve kendileri biz nevi altın sete sakladılar. Bütün istatistiklerde biz daha kötüyüz ama Finale biz kaldık ve bir aksilik çıkmaz ise bu kupayı da müzemize koyacağız. Maçı ve Altın seti çok farklı değerlendirmek lazım , maç içinde manşet de inanılmaz derecede kötü oynadık , en çok güvendiğim Kim bile % 23 lik mükemmel manşet oranı ile oynadı. Sanırım bu yüzde Kim in bizde forma giydiği süre içerisindeki en düşük yüzde. Karpol ilk maçta servisleri Paula ve Kim'e yıkmıştı, bu maçta akıllık yaptı ve ağırlıklı olarak Paula'ya manşeti yıktı, ve hem manşet hemde hücum performansının kötü olmasını sağladı, Paula'dan sonra Nihan'a yüklendiler ve istedikleri sonuçları aldılar. Bizim maçlarda hep dua ediyorum rakip takım servisleri Nihan'a yıkmasın , smaçörlerimize servis atsınlar diye. Maç içinde hem Kim hem Paula hemde Nihan servislerde göçünce Altın sette Kamil hoca Merve'ye şans verdi ve Merve kısa da olsa süre aldığı seride görevini fazlası ile yerine getirdi. 




                       Sezon başından beri Pasör dedik durduk , bir voleybol takımı önce Pasörü kadar konuşur, Berg'i kim aldı ise hangi menajer teklif etti ise ondan Allah razı olsun. Berg geldikten sonra hem kendimize olan güvenimiz arttı hemde oyuncularımızın başta Kim'in ve Seda'nın hücum performansları arttı. Bizim takımın saha içi liderine ihtiyacı olduğu sezon başından beri görülüyordu ve Berg bu boşluğu çok iyi doldurdu , hep maçın içinde idi , tecrübesi ve kalitesi ile takımını özellikle altın sette çok iyi yönetti , Altın sette doğru pasları verdi sonuçları hatada olsa doğru olanı yaptı , smaçörleri tekli blokta bırakmaya çalıştı , rakip takımın pasörü file önünde iken hep onun blok dezavantajını kullanmak için onun üzerinden hücum ettirdi. Burak kardeşimin sonradan söylediği benim ilk etapta fark etmediğim çok güzel bir hareketi vardı , Altın sette skor 14*10 olunca , bütün teknik kadro ve oyuncular 14 ncü sayıya sevinirken Berg hızlıca kenara geldi ve Kamil hocaya kendisini değiştirmesini ve takımın Blok yapması için Gökçen'i oyuna almasını söyledi , ( Berg o sırada file önünde idi ve kendisinin blok dezavantajı olduğunu biliyor ) tam bir Antrenör gibi davrandı , inanılmaz derecede hoşuma gitti , fiziki dezavantajına rağmen çok kaliteli çok zeki ve çok iyi bir pasör. Bu iyi performansına devam etmesini diliyorum şu anda bizim takımın en kilit oyuncusu durumunda. 





               Kim kötü bile oynasa bu takımın vazgeçilmezi. Varlığı hem izleyenlere hemde takıma çok güç veriyor , bu maçta düşük bir hücum yüzdesi ile oynasada (% 36 ve 10 hücum hatası ) 20 sayı ile en skorer oyuncumuz oldu , Özellikle Altın sette çok iyi oynadı , % 23 lük manşet ve mükemmel manşet oranı da bu maçta onun nazar boncuğu olsun..





                    Gelelim kaptan Seda'ya ; beni az çok tanıyan takip edenler bilirler Seda'ya çok yüklenirim çok laf ederim ama özellikle Berg geldikten sonra Seda performansı ile bana o lafları teker teker yedirdi. :) Ben halimden son derece memnunum .Seda böyle oynasın ben lafları yemeye razıyım . Özellikle Altın sette ki servis ve hücum performansı ile bu turu getiren oyuncumuz oldu , benim adıma Rusya deplasmanının MVP sidir. % 52 gibi çok çok iyi bir hücum yüzdesi ile oynadı sadece 4 kez blokta kaldı , 2 kez ace ( bir tanesi altın sette ) ile 16 sayı ile oynadı. Kendisini tebrik ediyorum bu oyunu bana 4 5 sene öncesindeki o korkusuz ve sağlıklı halini hatırlattı.. Kendisine türkiye liginde çok ihtiyacımız var , eğer finale gideceksek kim den sonra onun göstereceği performans belirleyici olacak. Kendisinin göstermiş olduğu bu güzel performansı devam ettirmesini ve bana yazdıklarımı yedirtmesini istiyorum... 




                    Maç içinde hem manşet hemde hücum da hepimize saç baş yoldurtsada Paula altın sette 3 kez çok kritik yerde inanılmaz savunma yaptı , onunda hakkını verelim ama genel itibari ile bu 4 sette bizi çok yordu ama altın setteki savunması ile onunda katkısı oldu.  Orta oyuncularımız Berenika ( tüm gayreti ve iyi niyetine rağmen ) elinden geleni yaptı , hücumda iyi bir yüzde ile oynadı , Berg e o kadar kötü manşet geldi ki kendisi orta oyuncuları kullanma fırsatı bulamadı , Berenika'nın 3 tane de bloğu var , Eda nın sakatlığında görevini yerine getirdi , zaten maçı tek orta oyuncu ile bitirdik...

   
                  Birçok duygunun iç içe geçtiği bir deplasman oldu , sinirlendik , küfür ettik üzüldük ama en sonunda güzel duygular ile zor bir maçı bitirdik ve finale kaldık, dün akşamda eski dost Castellani'nin çalıştırdığı ve Avrupa'nın en iyi pasörünün ( Pawel Zagumny)  oynadığı  ( kendisini çok sever ve beğenirim ) Zaksa takımıda Arkas'ı eleyip Final 42a kalınca dün gecem çok keyifli bitti. Zaksa'yı desteklediğim için bana kızanlar oldu ve olacaktır ama yazının ilk kısmında belirtmiştim tekrar yazayım ( bu arada beni tanıyanlar bilir son derece mülayim bir insanımdır ) bu ülke voleybolu bizi hiç düşünmedi hal böyle iken benimde bu ülke voleybolunu düşünmem için hiçbir mantıklı sebep yok. O yüzden beni sadece Fenerbahçe'nin galibiyeti ve başarıları ilgilendiriyor. 

               Ayrıca konuyu çok değiştirmek istemeden dünkü maçta Arkas takımının rezil ve iğrenç anonsçusuna bir paragraf açmak lazım. Aslında hissettiklerimi buraya yazarsam okuyan dostlara çok çok ayıp olur . Ukelalık olarak algılanmasın ama Brezilya liginden tut Avrupa nın bütün ligleri, Kore, Japonya ligleri bir çok ligin voleybol maçı izledim ama böyle rezil böyle rahatsız edici bir durum ile karşılaşmadım. Voleybol nispeten diğer sporlara göre daha naif daha kibar daha asil bir spordur ama bu herif yüzünden izleyen insanın voleybola karşı olan bakış açısı değişir yahu.. Bırak rakip takımı Arkas'ın oyuncuları bu durumdan nasıl etkilenmiyorlar anlamış değilim , geçen sene o rezillik yapmışlar ve Lokomotif takımını elemişlerdi ama bu sene Zaksa gereken cevabı o arkadaşa verdi :)... ota boka laf eden ceza veren statikocu bir kurum olan Cev bu duruma nasıl izin veriyor anlamak mümkün değil...

                  Konu biraz alakasız oldu ama bir voleybol sever olarak çok rahatsız oldum ve etrafımdaki insanlarında rahatsız olduğunu hissettiğim için bu konuya da değinmek istedim. Güzel bir galibiyet ile finale kaldık sıra geldi bu kupayı almaya , takıma sonuna kadar güveniyorum , şimdilik bu galibiyetin tadını çıkartalım müsait bir zamanda rakibimiz ( kesin belli olsun ) hakkında birşeyler karalarız. 



Herkese sevgiler ve saygılar.

Cem AĞRAK 

              


16 Ocak 2013 Çarşamba

PASÖR FARKI VE GALİBİYET!!

            

              Bu sene başından beri yüzümüz voleybolda hiç gülmemişti , aslında genel itibari ile herhangi bir branşta gülecek durumumuz da yok ama yine de umutlu olmaya devam edeceğim ve devam etmek lazım. Eleştiri yapalım ama bu kadar karamsar bir bakış açısı ile de bu hayat devam etmez diyerek maç yazısına girelim :)..



                  Sonuçta son 4 sezonun bayan voleybolunda avrupa nın hatta dünyanın sayılı takımlarından birisi iken bir anda anlayamadığım ve hiç kabul etmediğim sebeplerden dolayı vasat bir takım moduna sokulmaya çalışıldık. Tabi kupa alsın veya almasın ama sahaya çıktığı zaman heybetinden rakiplerin korktuğu bir takımdan sıradan bir takım moduna girince bizler taraftar olarak voleybol sever olarak şoka girdik. Fenerbahçe taraftarı olarak filede ezilmek ,rakipten saygı görmemek ve üç kuruşluk takımlar tarafından yenilgiye uğratılmak çok zorumuza gitti. cümleyi toparlamam lazım yoksa maç sonu güzel bir yazıdan çıkıp genel bir serzenişe gidecek ki şu anda bunu yapmak anlamsız. Anın tadını biraz çıkartalım ...

                 Dün akşam iş yemeğim olması sebebi ile maçı canlı izleyemedim ama eve geldikten sonra tekrarını izleme fırsatım oldu. Bu sezon başından bu yana en keyif aldığım , sahada tam olarak yapamasak da ne yapmasını bilen ve iy bir lider tarafından yönetilen bir takım olunca gece geç saat bile olsa bu maçı izlememek olmazdı. 
  • Berg'in takıma katkısı hemen kendisini göstermiş. Pasörün oyuna direkt katkı konusunda Voleybol sporu 1nci sırada gelir. Sezon başından beri tüm iyi niyetine rağmen Nilay bu ağır yükü kaldıramadı. ben zaten kaldırmasını beklemiyordum , yeni bir takım yeni bir yapılanma , mental olarak gücünü kaybetmiş bir takımı anca Berg ayarında tecrübeli bir pasör toparlayabilirdi. Henüz ilk maçı olmasına rağmen çok doğru oynattı takımı ve hemen '' takım '' görüntüsü verdik. 
  • Beldiği günden buyana yemediği laf kalmayan ( itin bir yerine sokulmak değimi daha güzel olur ) Paula ( tam olarak eski günlerindeki gibi olmasada ) 4 sene öncesinden esintiler sunmuş. Hızlı oynatabildiğin müddetçe Paula dan hücumda verim alınır. Paula nın kolu yavaş eleştiri anlamında söylemiyorum ama her smaçörün bir özelliği vardı. Paula tarzı oyuncular havada çok kalıp , bekleyip kolunu arkadan getirene kadar blok yerleşir ve istediği hücumu yapaz .MeseleSokolova bu tarz bir oyuncuydu genelinde sıçar ve bir miktar bekler rakip blok düşme moduna girdiği zaman topa vururdu ,Sokolova tarzı oyunculara yavaş ve yüksek top atmak iyidir ama Paula ,Tom tarzı oyuncuları fiziki ve kol yapılaraı gereği bu şekilde kullanmak lazım , çok hızlı pas verip hemen hücum ettirirsek o zaman istediğimiz verimi rahat alırız ama kimse öyle  % 50 ler ile filan hücum etmesini beklemesin , zaten Kim bile % 40 -50 arası hücum performansı gösteriyor. Paula % 35 civarlarında hücum ettiği müddetçe çok rahatlarız bu Kim'in üzerindeki yüküde almış olur. 



  • Rakip takım koçuna teşekkür etmek lazım , öncelikle DIRICKX i oynatmamış ve benim çok beğenmediğim ama saygı duyduğum ve bu sezon takımını iyi oynatan bir pasördü . Aryıca bizim için en önemli konu  servisler için Paula'yı hedef almışlar. Paula da bu maç özelinde hem manşet  % 70 hemde mükemmel manşet de fena olmayan bir oran tuttutmuş ve sadece 1 adet manşet hatası yapmış. Tabi mükemmel manşeti düşük de olsa Berg bunları tecrübesi ve zekası sayesinde  tolere edebilmiş. eğer rakip takım servisleri Nihan'a yıkarsa o zaman çok zorlanırız. Savunması fena değildir ama Manşet konusunda ne yazıkki istenilen seviyenin altında kalıyor. 

  • Kim muazzam oynamış onu anlatmaya gerek yok , erkek takımında İvan , bayanlarda ise Kim gibi iki tane muazzam voleybolcumuz var. Kim  7.1 puan almış . hem hücumda iyi hemde savunma ve manşlet kısmında çok iyi maç çıkartmış . ondan sonra en çok puan alan 6.7 ile Berg ve Seda . Pasörümüz 6.5 puan üzeri aldığı her maçı biz kazanırız. Seda kardeş güçlü ama işte o malum bölgesini :) bir miktar daha kaldırıp biraz daha zıplayabilirse eğer takımı şu noktada çok daha faydalı olacak.
            Dünkü galibiyet güzeldi keyiflendik yüzümüz güldü ama gaza gelmeye gerek yok , biraz zor maçlar oynayıp oradaki reaksiyonumuzu da görmemiz lazım

           Dünkü maç dahilinde de halan ''bloklarımız'' en zayıf noktamız , bu blok yapısı bizim başımızı ağrıtacaktır.

             Nilay ve Elif in oynattığı pardon oynatamadığı takımdan sonra dünkü Berg'li takımı izlemek arasında ciddi fark var. Berg takıma alıştıkça çok daha iyi olacağız hem Nilay için Berg iyi bir fırsat . oyun tarzı itibari ile aynı tarzdalar , Nilay da hızlı oynamayı takımını hızlı oynatmayı seven bir pasör .Berg 'den alabileceğini alsın . Takıma 'nazar' değmesin diyelim.
              Lig de 3 yabancı ile oynayacağımız maçlarda mutlaka ve mutlaka Berg ,Kim ve Paula ( Mari ) ile oynamamız lazım. Önümüzdeki sene şampiyonlar ligine kalmak istiyorsak Türkiye liginde Finale kalmak zorunluluğumuz var. Cev cupı alsak dahi bizi Şampiyonlar ligine sokmazlar . Güzel bir plaket verirler o kadar.

             Son olarak ; çok eleştirdim Kamil hocayı ama takımı toparlamış , eline ve emeğine sağlık diyorum , inşallah böyle devam eder ve  takım başarılı olur..

Herkese saygı ve sevgiler. 

Cem AĞRAK