30 Ekim 2012 Salı

ANLAŞILAMAYAN FORMSUZLUK !!!

           Geç kalmış olsam da hem Kurban Bayramımızı hemde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum.
            Uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazma fırsatı bulamamıştım ama özellikle çok büyük umutlara sahip olduğum Fenerbahçe Grundig'in bu acınası halini görünce dayanamadım. Geçen seneye göre kadromuzu yaptığımız takviyeler ile güçlendirdik . Sadece orta oyuncumuz Emre'yi Halkbankasına kaptırdık onun yerine tecrübeli Ahmet'i aldık , Sırp Milli orta oyuncu Bjelica ve yine İtalyan Milli oyuncu Cernic'i transfer ettik . Gitmesine anlam veremediğim ve çok sevdiğim hocamız Daniel Castellani'nin yerine ise ondan daha tecrübeli , İtalya ligi ve CEV Şampiyonlar Liginde sayısız kupa kazanmış Daniele Bagnoli ile anlaştık.

             Şu zamana kadar yazdığım herşey çok güzel ,aldığımız 2 yabancı kariyerli ve bize Avrupa serüveninde çok katkı sağlayacak oyuncular .Tabi maçlar ve kupalar kağıt üzerinde kazanılmıyor. Voleybol sporu temastan uzak bir spor olduğu için tamamiyle oynayan oyuncuların motivasyonu çok fazla önem kazanıyor. Rakibin ne yaptığından ziyade sizin ne yaptığınız çok çok önemli . Söylemekten yorulmadım yine söyleyeceğim yapacağınız iyi savunma ve atacağınız iyi servisler bu sporda skora etki eden en önemli unsurlar. aldığımız veya alacağımız oyunculara sadece '' aa nekadar iyi top öldürüyor '' gözü ile bakmamak lazım amma velakin bizim takım bu sezon itibari ile (süper kupa maçını saymazsak ) ne hücum edebiliyor nede savunma yapabiliyor.

           İki 4 numara pozisyonumuzda oynayan oyuncumuz Leonel ve Cernic kariyerleri boyuncu hep çok iyi manşet almış ve bu özellikleri ile ön plana çıkmış oyunculardır. Cernic İtalya kariyeri boyuncu Mükemmel manşet oranı bütün lig genelinde ilk 3 olmuş bir oyuncu, Leonel'i anlatmaya gerek yok ama bu iki oyuncuda izlediğimiz 3-4 maç boyunca öyle inanılmaz hatalar yaptılar ki televizyon başında kafayı yememek elde değil. Zaten libero sorunumuz var ne yazık ki erkek voleybolunda Türk oyuncular olarak birçok mevkide olduğu gibi Libero mevkisinde de çok çok gerilerdeyiz( Galatasaray Erkek voleybol takımı bu yüzden yabancı haklarından birisini Bulgaristan milli takım liberosu Salparov'u alarak kullandı ) . Serkan maç içinde savunması fena olmayan ama Servis karşılamalarda ne yazık ki yetersiz bir libero. İvan'ı anlatmaya gerek yok her zamanki gibi yine onca kariyere rağmen halen kaybetmediği ve onu çok değerli kılan özelliği AMATÖR ruh ile oynamaya devam ediyor. bu sene hücumda biraz yüzdesi geçen seneye göre daha düşük ama ( işte esas sorunumuz bu ,az sonra değineceğim ) o kadar kötü paslar geliyor ki buna bile çok şükür.

         Gelelim en büyük problemimize , kadronuzda İvan Miljkoviç'ten 3 tane olsa yinede PASÖRÜNÜZ kadar konuşursunuz . Yerli oyuncu anlamında çok dar olan pasör mevkisinde Türkiye'de elle tutulur iki tane oyuncu var.
1- Ulaş : tartışmasız bu ligin en iyi yerli pasörü , yıllardır kendisini çok beğenirim , kısa boyuna rağmen oldukça atletik ve takımını çok iyi oynatan bir pasör
2- Arslan : Ulaş sonrasında ki en iyi isim , fiziki olarak inanılmaz avantajlı , çok hırslı solak olması çok iyi özellikleri ama MENTAL olarak ne yazık ki bir türlü gelişim gösteremiyor , önemli özelliği olan hırsı yüzünden birçok maç kendisini kaybediyor ve yanlış tercihler yapıyor.
Skra Belchatow maçı için çok fazla takımı suçlamak istemiyorum , rakip 3 tane önemli oyuncusunu kaybetmiş olsa da 10.000 seyirci önünde ve ekol olmuş bir takıma karşı oynamak kolay değil , yine 2 nci set haricinde beklentimin çok üzerinde iyi oynadık ve çok saçma pas tercihlerimiz olmasa Polonya'dan 2 set ve 1 puan alarak dönmüş olacaktık. Gelelim bende dahil birçok taraftarımızın yenilmeye tahammül edemediği Galatasaray maçına. Kadro kalitesi olarak hiçbir şekilde bizimle kıyaslamam zaten yenilgiye çok çok üzülmemin de başlıca sebebi budur.
Her iki takımında esas oğlanları vardı.
Bizim takımda İvan , galatasarayda ise Vladimir
Ulaş Vladimir'i ne kadar oyunun içinde tutmaya çalışıp güzel ve bloksuz vurabileceği paslar attıysa bizim Arslan sağolsun İvan'ı soğutmak için ve blok yemesi veya hata yapması için elinden geleni yaptı , isteyerek yaptı demiyorum zaten öyle bir durumda bizim takımda yeri olmaz, olamaz ,olmamalı...KAPTAN ve PASÖRÜMÜZ Arslan'ın bu kadar kötü oynamaya , kötü pas tercihleri yapmaya hiçbir şekilde hakkı yok , uzun yıllardır kendisini izlerim bu kadar kötü pas attığını görmedim , Smaçörlerimiz toplara vurabilmek için şekilden şekle girdiler , İvan ve Leonel birçok pozisyonda saçma sapan şekilde toplara vurmak zorunda kaldılar. zaten onların yerine başka smaçörler olsaydı maçı 3-0 ve farklı bir şekilde kaybederdik. İvan o gelen toplara rağmen yine % 54 ile hücum etti ama 4 blokta kalma 5 kezde hatası var. Maçı izleyenler hak verecektir bu yüzde ve bu hata oranı gelen pas tercihlerine göre inanılmaz yüksek bir yüzde , Arslan'ın bütün oyuncularımızı sıcak tutabilmek için özellikle smaçörlerimize ( Arslan orta oyuncuları ile oynamayı sevmez , kötü gelen manşette en  kolay yolu tercih eder ve topu smaçörlerimize atar , kendisini en çok eleştirdiğim ve kendisini çok fazla geliştirmediği yönü ) eşit sayıda pas dağıtımı yapmaya çalıştığını anlıyor ve ona saygı duyuyorum ama bu takımın esas oğlanı İvan Miljkoviçtir , onu devamlı sıcak tutmamız gerekiyor 6 hücumda bir kere ve zora düşünce saçma sapan toplar atarak İvan kazanılmaz , İvan'a 5 top fazla gitse sanırım Turgay küsmez , küsecekse de keyfi bilir :)

             Toparlarsak ; Oyuncularımızın hoca ile arasının çok iyi olmadığını duyuyorum , profosyonel oyuncular için bu bahanenin saçma sapan olduğunu düşünüyorum , şu anda başımızda 2000 li yıllarda hem İtalya hemde Avrupa voleyboluna damga vurmuş bir hoca var, hocadan maksimum verim almamız oyuncularında bireysel olarak alabileceği kadar almaları gerekiyor ama antreman sisteminden dolayı hocayı sevmiyorlarmış , senelik hiçbirimizin kazanamayacağı paraları kazanan oyuncuların böyle bahaneleri olmaz buna hakları yok , Oldu olacak onlara sorsunlar kim ile çalışmak istiyorlarsa ona göre hoca transferi yapalım...

             Takımımız iyi ve kaliteli oyunculardan oluşuyor, sorun ne ise otursunlar biran önce bu sorunu çözsünler, daha iyi oynamak zorundalar özellikle kaptanımız ve pasörümüz Arslan'ın taşın altına elini sokmasını rica ediyorum istiyorum , alacağımız sonuçlar onun takımı oynatmasına çok bağlı , kendini seviyor ve ona güveniyorum , biraz hırsını ikinci plana atsın kendisi için avantaja çevirsin ve bu kaliteli oyuncuları iyi oynatsın , eminim ki galibiyetler gelecektir. İvan 33 yaşında 2 bilemedin 3 sene daha oynar , elimizde bu kalitede bir adam varken Avrupa'da bir şeyler yapmalıyız.


            Çarşamba günü  bu işin ekollerinden birisi olan Rusya'nın güçlü takımı Dinamo Moskova ile Burhan Felek spor salonunda karşılaşacağız. Galatasaray maçındaki gibi saçma sapan oynarsak bizi ezerler , kendi evimizde 3*0 yeniliriz. Skra maçının 1 nci  ve 3 ncü periyotlarındaki gibi oynayıp kırılma anlarında topu İvan ile buluşturursak bu maçı 3-0 rahat alırız. Bu maç tam  iki ucu keskin bir maç ..
sorunlar varse oturup çözsünler veya halının altına atıp bizim için çok önemli olan bu maça öyle çıksınlar. ben kötü oyuna rağmen bu takıma inanıyorum..


Saygı ve sevgilerimle..

Cem AĞRAK

1 yorum:

Okan dedi ki...

Cem Kardeşim,

Tarih oldu 22 Kasım. Dibe doğru gidiş hızla devam ediyor. Bizim kulübün özellikle amatör şubelerde bu kadar birikime rağmen halen daha hoca/takım dengesini anlamsız bozma gayretleri ve istikrarsızlık huyundan ötürü en az imkanla en çok başarıyı getiren şube yerlere düşmek üzere

inşallah hızla bir müdahele olur.